Ümmü Hâni (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) beni istemişti. Kendisine özür beyan ettim, özrümü kabul etti. Sonra Cenab-ı Hakk şu âyeti indirdi.Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin zevcelerini ve Allah’ın sana ganimet (olarak nasib) ettiklerinden sağ elinin mâlik olduğu kadıınları, seninle beraber (Medine’ye) hicret eden amcanın kızlarını, halanın kızlarını, dayının kızlarını, teyzenin kızlarını, bir de eğer mü’min bir kadın kendisini Peygamber’e bağışlayıp da eğer Peygamber de nikâhla almak isterse onu (fakat bu sonuncusunu) diğer mü’minlere değil, yalınız sana has olmak üzere senin için helal kıldık… (Ahzab, 50). Ümmü Hâni (radıyallahu anhâ) devamla der ki:Bu âyet üzerine (kendi kendime): “Ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a helâl kılınmadım, çünkü hicret etmedim, ben Fetih günü hürriyeti bağışlananlardanım” dedim.”Tirmizî, Tefsir, Ahzâb (3211).