İbnu Abbas radıyallahu anhümâ anlatıyor: “İslâm’ın evvelinde mut’a vardı. Kişi, hakkında bilgisi olmayan (tanımadığı) bir beldeye gelince, oradan yerli bir kadınla, orada kalacağını tahmin ettiği müddet miktarınca nikâh yapardı. Kadın, böylece onun eşyasını muhafaza eder, gerekli işlerini görürdü. Bu hal: “Onlar namuslarını korurlar. Ancak “hanımlarına” ve “câriyelerine” karşı müstesna, bunlarla olan yakınlıklarından dolayı kınanmazlar” (Mü’minûn 6) meâlindeki ayet nazil oluncaya kadar devam etti. (Bu ayet gelince mut’a haram ilân edildi.)İbnu Abbâs radıyallahu anhümâ der ki: “Bu ikisi dışındaki bütün fercler (cinsi tatmin yolları) haramdır.”Tirmizi, Nikâh 28, (1122).