Esmâ Bintu Ebî Bekr (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Hacc yapmak üzere Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’le birlikte çıktık. Arc nâm mevkiye kadar geldik. Orada Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) konakladı, biz de konakladık. Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) Resûllullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın yanına oturdu. Ben de babam Ebu Bekir’in yanına oturdum. Resûlullah’ın binek devesi ile, Hz.Ebu Bekir’in binek develeri tekdi ve o da Ebu Bekir’e ait bir köle ile birlikte (yolda) idi. Ebu Bekir (radıyallahu anh) oturup, kölenin gelmesini beklemeye başladı. Köle geldi ama beraberinde deve yoktu. Hz.Ebu Bekir (radıyallahu anh): “- Deven nerde?” diye sordu. Köle:- Sabahleyin onu kaybettim! dedi. Ebu Bekir (radıyallahu anh):- Tek bir deveyi kayıp mı ettin! deyip köleye vurmaya başladı.Resûlullah bu sırada gülüyor ve şöyle diyordu:Şu ihramlıya bakın neler de yapıyor!(İbnu Ebi Rizme der ki: Resûlullah: “Şu ihramlıya bakın neler de yapıyor?” deyip gülüyor, (başka bir Şey söylemiyordu).”Ebu Dâvud, Menâsik 30, (1818); İbnu Mâce, Menâsik 21, (2933).