
Süleyman İbnu Yesâr anlatıyor: “Hz. Ömer radıyallahu anh, İslâm döneminde neseb iddiasında bulunanları cahiliye doğumlulara ilhak ediyordu. (Bir gün) iki kişi geldi. Her ikisi de, bir kadının çocuğunun kendisine ait olduğunu iddia ediyordu. Hz. Ömer, bir kâif çağırdı. Kâif adamlara baktı. Sonra:Her ikisinin de çocukta iştirakleri var! dedi. Hz. Ömer bu söz üzerine elindeki değneği kâife indirdi ve:Nereden biliyorsun? dedi. Sonra kadını çağırıp:Bana haberini söyle! emretti. Kadın, iki adamdan birini kastederek:Şu var ya, dedi ben ailemin devesini güderken bana gelirdi ve benden ayrılmazdı. O da ben de hamilelik başladı zannettik. Sonra o benden ayrıldı. Arkadan kan aktı (âdet gördüm). Sonra da onun yerini diğeri aldı (bana temasta bulundu). Çocuğun hangisinden olduğunu bilmiyorum! dedi. Kâif bu cevabı işitince tekbir getirdi. Hz: Ömer çocuğa dönerek:Hangisini dilersen onu veli kıl! dedi.”Muvatta, Akdiye 22, (2, 740).





