• İbnu Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Veda Haccı’nda şunu söylediler: ” (Ey ahâli) hangi ayın hürmetce daha ileri olduğunu biliyor musunuz?” Halk: “Şu içinde bulunduğumuz ay değil mi?” dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Peki, hangi bölgenin hürmetçe daha önde olduğunu biliyor musunuz?” diye sordu. Halk: “Şu yerler değil mi?” cevabını verdi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) tekrar: “Pekâla hangi günün hürmetçe daha üstün olduğunu biliyor musunuz?” dedi. Halk: “Şu içinde bulunduğumuz gün değil mi?” diye cevap verdi. Bunun üzerine Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) sözlerine şöyle devam etti: “Öyleyse bilin ki Allah Teâla, sizlere, meşrû sebep dışında kanlarınızı, mallarınızı, ırzlarınızı haram kılmıştır, tıpkı şu beldede, şu ayda, şu günümüzü haram kıldığı gibi.” Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) bundan sonra üç sefer tekrar ederek sordu: “Duydunuz mu, tebliğ ettim mi?” Halk her defasında “Evet” cevabını verdi.Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) sözlerini şöyle tamamladı: “Sakın ha! Benden sonra tekrar küfre dönüp birbirinizin boyunlarını vurmaya kalkmayın!”Buhârî, Hudud 9, Riyât 2, Hacc 132, Meğâzi 77, Fiten 8, Edeb 43; Müslim, İman 120 (66); Ebu Dâvud, Sünne 16, (4686). Metin Buhârî’ye aittir.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 45
  • İbnu Amr İbni’I-As radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resulûllah aleyhissalâtu vesselâm:Kişinin anne ve babasına sövmesi büyük günahlardandır! buyurmuşlardı. Orada bulunanlar:Hiç kişi anne ve babasına söver mi? dediler.Evet! Kişi, bir başkasının babasına söver, o da babasına söver; annesine söver, o da bunun annesine söver! buyurdular.”Buhâri, Edeb 4; Müslim, İmân 146, (90); Tirmizi, Birr 4, (1903); Ebu Dâvud, Edeb 129, (5141).SARIKLAR

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5195
  • Ebu Ümame radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a biri âbid diğeri alim iki kişiden bahsedilmişti.Alimin âbide üstünlüğü, benim, sizden en basitinize olan üstünlüğüm gibidir buyurdu.”Tirmizi, İlim 19, (2686).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4072
  • Abdullah İbnu Ma’kıl (radıyallahu anh) anlatıyor: “Ka’b İbnu Ucre (radıyallahu anh)’ye “Oruçtan yahut sadakadan yahut kurbandan bir fidye lâzımdır” (Bkara, 196) mealindeki ayetten sordum. Dedi ki: “Başımda bitler kaynaştığı halde Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a götürüldüm. Beni görünce: “Meşakkatin, bu gördüğüm dereceye ulaşacağını zannetmezdim. Bir koyun bulabilecek misin?” dedi. “Hayır” cevabını verdi. (Bunun üzerine şu ayet nazil oldu: “…İçinizde hasta olan veya başından rahatsız varsa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi ya da kurban kesmesi gerekir…” (Bakara, 196) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Üç gün oruç tut veya her fakire yarım sa’ yiyecek vermek suretiyle altı fakiri doyur, başını traş et” dedi. Bu âyet hassaten benim hakkımda nazil oldu, ancak umumen hapimize şâmildir.”Buhârî, Tefsir, Bakara 2,32, Meğâzi 35, Tıbb 16; Müslim, Hacc 80, 85 (1201); Tirmizi, Tefsir, Bakara 2, (2977); Ebu Dâvud, Menâsık, 43, (1856); İbnu Mâce, Menasik 8, 6, (3079); Muvatta, Hacc, 239 (1-117); Nesâî, Menâsik 96, (5, 194-195).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 473
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Kim kendisini dağdan atarak intihar ederse o cehennemlik olur. Orada ebedî olarak kendini dağdan atar. Kim zehir içerek intihar ederse, cehennem ateşinin içinde elinde zehir olduğu halde ebedî olarak ondan içer. Kim de kendisine demir saplayarak intihar ederse, cehennemde ebedî olarak o demiri karnına saplar.Buhari, Tıbb 56; Müslim, İman 175, (109); Tirmizi, Tıbb 7, (2044, 2045); Nesâi, Cenâiz 68, (4, 66, 67); Ebu Dâvud, Tıbb 11, (3872).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4901
  • Amr İbnu’ş-Şerid’den anlattığına göre, Ebu Râfi (radıyallahu anh)’nin şöyle söylediğini işitmiştir: “Komşu, yakın komşusuna karşı daha çok hak sahibidir.”Buhârî, Şüf’a 2, Hiyel 14, 15; Ebu Dâvud, Büyü 75, (3516); Nesâî, Büyü 109, (7, 320).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 358
  • Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:İnsanlar öyle günler görecek ki, katil niçin öldürdüğünü, maktul de niçin öldürüldüğünü bilemeyecek.Bu nasıl olur? diye soruldu. Şu cevabı verdi:Herçtir! Öldüren de ölen de ateştedir.Müslim, Fiten 56, (2908).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4746
  • Hz. Bera radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “İki müslüman karşılaşıp musafahada bulununca, ayrılmalarından önce (küçük günahları) mutlaka affedilir.”Ebu Davud, edeb 153, (5211, 5212); Tirmizi, İsti’zan 31, (2729).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3365
  • Sâbit İbnu’d-Dahhâk radıyallahu anh anlatıyor: “Bir adam, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a: “Ben şu şu yerde bir kurban kesmeye nezrettim!” dedi. Zikrettiği yer cahiliye insanlarının kurban kestikleri bir yerdi. Aleyhissalâtu vesselâm:Orada, kendisine ibadet edilen cahiliye putlarından biri var mı? diye sordu. Adam:Hayır! deyince:Pekiyi orada, onların bayramlarından bir bayram kutlanıyor mu? diye sordu. Onlar yine “hayır!” deyince:Öyleyse nezrini yerine getir! emrettiler.”Ebu Dâvud, Eyman 27, (3313).MA’SİYETLE İLGİLİ NEZİR

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5707
  • Hz. Enes radıyallahu anh’ın anlattığına göre: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, mü’minlerin annesi Safiyye radıyallahu anhâ’yı yedi baş (cariye-köle) ile satın aldı.”FAİZ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6654