• İbnu Abbas radıyallahu anhümâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’dan müşriklerin çocukları hakkında sorulmuştu.Allah onları yarattığı zaman ne yapacaklarını iyi biliyordu! buyurdular.”Buhari, Kader 3, Cenâiz 93; Müslim, Kader 28, (2660); Ebu Davud, Sünnet 18, (4711); Nesai, Cenaiz 60, (4, 59).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4809
  • Süleymân İbnu Yesâr anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), Abdullah İbnu Revâha’yı Hayber’e yahudilerle kendi arasında mahsülün takdiri için gönderiyordu. Yahudiler, hanımlarının zinetlerinden ona bazı takılar verip: “Bu sanadır (al, karşılığında) bize yükümüzü hafiflet, taksimde lehimize olarak biraz göz yumuver!” dediler. Abdullah (radıyallâhu anh) onlara şu cevabı verdi:Ey yahudiler toplumu! Sizler, bana Allah Teâlâ’nın en menfür mahlüklarısınız. Bu, beni size karşı zülme sevketmeyecektir. Bana teklif ettiğiniz rüşvete gelince, o haramdır ve biz bu haramı yemeyiz. Yahudiler:Arz ve semâvâtı ayakta tutan işte bu (dürüstlük)tür! dediler.”Muvatta, Müsâkât 2, (2, 703, 704); Ebü Dâvud, Büyü 36, (3413, 3414).MADEN VE DEFİNELERİN ZEKÂTI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2004
  • Sehl İbnu Sa’d (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:İki şey vardır, asla reddedilmezler: Ezan esnasında yapılan dua ile, insanlar birbirine girdikleri savaş sırasında yapılan dua.Muvatta, Nidâ 7, (1, 70); Ebû Dâvud, Cihâd 41, (2540).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1733
  • Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) efendimiz buyurdular ki: “(Alıcı olmadığınız hâlde, fiyatları kızıştırmak için) müşteri ile satıcının aralarına girmeyin.”Buhârî, Büyû 58; Müslim, Büyû 11, (1515), Nikâh 52 (1413); Ebu Dâvud, Büyû 46, (3438); Tirmizî, Büyû 65, (1304); Nesâî, Büyû 21 (7, 1259); İbnu Mâce, Ticârât 14, (2174).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 268
  • Ebu Cuhayfe radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Ben dayanarak yemem.”Buhari, Et’ime 13; Tirmizi, Et’ime 28, (1831): Ebu Davud, Et’ime 17, (3769); İbnu Mace, Et’ime 6, (3262).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3854
  • Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Ne sirâyet, ne safer, ne de gûl vardır.”Müslim, Selam 109, (2222).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4066
  • Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm Zübeyr İbnu’l-Avvâm ve Abdurrahmân İbnu Avf radıyallahu anhümâ için kendilerindeki uyuz sebebiyle ipekli giymelerine izin verdi.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5257
  • Müslim’de Ebu Zerr (radıyallahu anh) hazretlerinden kaydedildiğine göre, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurmuştur ki: “Bana ümmetimin, hayır ve şer, bütün amelleri arzedildi. İyi amelleri arasında, rahatsızlık veren bir şeyin yoldan atılması da vardı. Kötü amelleri arasında yere gömülmeden mescide bırakılmış tükrük de vardı.”Müslim, Mesâcid 58, (553).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 181
  • Bu hadis Ebü Dâvud’un bir rivayetinde şöyle gelmiştir: “Güneşin harareti onları uyandırınca kalktılar, bir müddet yürüdüler, sonra tekrar konaklayıp abdest aldılar. Hz. Bilâl (radıyallâhu anh) ezan okudu. Sabahın iki rekatlik (sünnet) namazını kıldılar, sonra da sabah namazını (kazaen) kıldılar. Namazdan sonra hayvanlara binip yola koyuldular. Giderken birbirlerine: “Namazımızda ihmalkârlık ettik” diye yakınıyorlardı. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm):Uyurken (vâki olan namaz kaçması) ihmal sayılmaz, ihmal uyanıklıktadır. Sizden biri, herhangi bir namazda gaflete düşer kaçırırsa, hatırlayınca onu hemen kılsın. Ertesi sabahın namazı da mütad vaktinde kılınır buyurdu.”Buhârî, Mevâkît 35, Tevhîd 31; Müslim, Mesâcid 309-311; Muvatta, Vaktu’s-Salât 25; Ebu Dâvud, Salât 11, (435-441); Tirmizî, Salât 130, (177), Tefsir, Tâ-hâ (3162); Nesâî, Mevâkît 53, 54, 55, (1, 294- 298), İmâmet 47, (2,106).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2318
  • Ebü Saîd el-Hudrî (radıyallahu anh), “(Sağcılar)… ve kadri yükseltilmiş döşeklerdedirler” (Vâkıa, 34) meâlindeki âyet hakkında, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın şunu söylediğini nakleder:Bunların yüksekliği sema ile arz arasındaki mesâfe kadardır. İkisi arasındaki uzaklık ise beş yüz yıllık yürüme mesafesidir.Tirmizî, Sıfatu’l-Ceene 8, (2543).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 807