• İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Kim oniki yıl müezzinlik yaparsa ona cennet vacip olur. Ona, her gün için, ezanı sebebiyle altmış hasene yazılır, her bir ikâmeti için de otuz hasene yazılır.”İKAMETTE BİRER BİRER OKUMA

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6171
  • Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Bir adam Resûlullah aleyhissalâtu vesselam’a gelerek: “Hayvanımı bağlayarak mı yoksa serbest bırakarak mı Allah’a tevekkül edeyim?” diye sormuştu. Ona: “Bağla ve tevekkül et!” buyurdu.”Tirmizi, Kıyamet 61, (2519).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5941
  • Yahya İbnu Sa’id rahimehullah anlatıyor: “Bana ulaştığına göre, (Kıyamet günü), kulun ilk bakılacak ameli namazdır. Eğer namazı kabul edilirse, geri kalan amellerine bakılır. Eğer namazı kabul edilmezse diğer amellerinin hiçbirine bakılmaz.”Muvatta, Kavru’s-Salat 89, (1, 173).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5031
  • Ebu’ş-Şa’şâ’ rahimehullah’ın anlattığına göre, “İbnu Ömer radıyallahu anhüma’ya: “Biz ümerânın yanlarına girer, bir çeşit konuşuruz, yanlarından çıkınca da bir başka çeşit konuşuruz” denilmişti. Onlara “Biz bunu, Resülullah aleyhissalâtu vesselam zamanında münafıklık addederdik” dedi.”İSLÂM GARİB BAŞLADI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7156
  • Abdullah Ibnu Amr Ibnu’l-Âs (radiyallahu anhümâ) anlatiyor: “Resûlullah (aeyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Allah yolunda cihada çikip gazve yapan selamete erip ganimetle dönen her ordu ve her seriyye ahirette elde edecegi mükâfaatin üçte ikisine dünyada kavusmus olur. Hiçbir ganimet elde edemeyen, korku geçiren ve musibetlere mâruz kalan her ordu ve her seriyye ise (ahirette) tam ücrete erer. “Müslim Imâret 153, (1906); Ebu Dâvud; Cihâd 13, (2785); Nesâî,15, (6,17,18); Ibnu Mâce, Cihâd 13,(2785).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1042
  • Hz. Berâ (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), Kureyza günü, (şâiri) Hassân İbnu Sâbit’e:Müşrikleri hicvet, zîra Cebrâil seninle beraberdir! dedi.”Buhârî, Edeb 91, Bed’u’l-Halk 6, Megâzi 30; Müslim, Fezâilu’s-Sahâbe 153, (2486).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2287
  • Sehl İbnu Sa’d es-Saidi radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam (namazın sonunda) bir kere önüne selam verdi.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6231
  • Râfi’ İbnu Amr el-Müzeni radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Acve (ismindeki Medine hurması) ve Sahra (adındaki Mescidi Aksa’da yer alan taş) cennettendir.”Râvi Abdurrahman derki: “Ben sahra kelimesini şeyhimin ağzından dinledim.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6990
  • İbnu Abbâs radıyallahu anhüma demiştir ki: “Bir adam, Cahiliye devrinde yaşamış bir atamıza sövmüştü. (Babam) Abbas radıyallahu anh ona bir tokat aşketti. Bunun üzerine adamın yakınları gelerek:O nasıl tokat aşkettiyse mutlaka biz de ona tokat vuracağız! dediler ve silahlarını kuşandılar. Bu durum Aleyhissalâtu vesselâm’a ulaştı. Hemen gelip minbere çıktı ve: “Ey insanlar! Yeryüzü ahalisinden kimin Allah katında en mükerrem olduğunu biliyorsunuz?” buyurdular. Hepsi birlikte:Siz ey Allah’ın Resûlü! cevabını verdiler Aleyhissalâtu vesselâm:Bilesiniz! Abbâs bendendir, ben de ondanım! Ölülerimize sövmeyin, aksi halde dirilerimizi üzersiniz! buyurdular. bunun üzerine halk gelip:Ey Allah’ın Resulü! senin gadabından Allah’a sığınırız, bizim için mağfiret dileyiverin! dediler.”Nesai, Kasame 21, (8, 33).KISASIN YERİNE GETİRİLMESİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4943
  • Bir diğer rivayette şöyle denmiştir: “Ensardan bir adam gelerek: “Ey Allah’ın Resülü! Ben sizin üzüntünüzü görüp ayrıldığım vakit (rüyamdan) bir adam gördüm. Üzerinde yeşil renkli iki giysi vardı. Kalkıp mescidin üzerinde ezan okudu. Sonra bir miktar oturdu. Tekrar kalkıp aynı söylediklerini bir kere daha tekrarladı. Ancak bu sefer bir de kad kâmeti’s-salât (namaz başlamıştır) cümlesini ilave etti. Eğer halkın (bana yalancı diyeceğinden korkum) olmasaydı ben “uykuda değildim, uyanıktım” diyecektim” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm):Allah sana hayır göstermiş. Bilâl’e söyle (bu kelimeleri söyleyerek) ezan okusun! dedi. Hz. Ömer (radıyallâhu anh) de atılarak:Onun gördüğünü aynen ben de gördüm, ancak o, anlatma işinde benden önce davranınca, ben utandım (anlatamadım) dedi.Adam anlattıkları arasında şunları da söyledi: (Mescidin üzerine çıkan adam) kıbleye yöneldi ve dedi ki: “Allahu ekber Allahu akber Allahu ekber Allahu ekber, eşhedu en lâ ilâhe illallah, eşhedu en lâ ilâhe illallah. Eşhedü enne Muhammeden Resülullah eşhedü enne Muhammeden Resülullah, hayye ala’s-salât -iki defa-, hayye ala’l-felâh -iki defa- Allahu ekber Allahu ekber, lâilâhe illallah.”Sonra bir miktar durduruldu. Sonra adam tekrar kalktı, aynı şeyleri yeniden söyledi. Ancak bu sefer Hayye ala’l-felâh’tan sonra kad kâmeti’s-salât kad kâmeti’s-salât dedi. Râvi ilave etti: “Resülullah (aleyhissalatu vesselâm):Bunu Bilâl’e öğret! buyurdu. (Adam emri yerine getirdi) Bilâl de onları söyleyerek ezan okudu.”Ebü Dâvud, Salât 28, (505-507).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2428