• Üsâme İbnu Zeyd radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm bir gün Ashab-ı Kiramına: “İçinizde cennet için gayret edecek kimse yok mu? Zira cennetin eşi yoktur. Kâ’be’nin Rabbine yemin ederim ki, cennet, parıl parıl parlayan nurları, güzel kokulu üğrünen yeşillikleri, sağlam yüksek köşkleri, devamlı akan nehirleri, çok çeşitli olgun meyveleri, güzel genç zevceleri, pek çok takım elbiseleri ile yüksek, sağlam ve güzel saraylarda saadet ve yüz parlaklığı içinde yaşanan ebedi mekandır” buyurdu. Sahabiler: “Biz zaten onun için gayretteyiz, ey Allah’ın Resulü!” dediler. Aleyhissalâtu vesselâm: “İnşaallah!” deyiniz” dedi ve sonra cihaddan söz açtı ve ona teşvik etti.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7298
  • İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resulullah aleyhisselatu vesselam buyurdular ki: “Köle kadının talakı ikidir, iddeti de iki hayız müddetidir.”KÖLENİN BOŞAMASI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6604
  • İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) şöyle demiştir: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm), cinlere Kur’ân okumadığı gibi, onları görmedi de. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir grup ashâbıyla Ukâz panayırına gitmek niyetiyle yola çıktı. Bu esnada, şeytanlarla, semâdan gelen haber arasına engel konmuş idi. (Bundan dolayı, mutad olarak semâdan haber getiren) şeytanlar üzerine şahâblar gönderildi. Böylece şeytanlar kavimlerine (eli boş ve habersiz) döndüler. Kavmi:- Ne var, niye (boş) döndünüz? diye sordular. Onlar:- Bizimle semâvî haber arasına mânia kondu, üzerimize şahablar gönderildi. (Biz de kaçıp geri geldik) dediler.- Bu, dediler, yeni zuhur eden bir şey sebebiyle olmalı, arzın doğusunu ve batısını dolaşın, (bu engel hakkında bir haber getirin).(Yeryüzünü taramak üzere gruplar halinde yola çıktılar. Bunlardan) Tihâme tarafına giden bir grup, (Ukâz panayırına giderken yolda ashabıyla sabah namazı kılmakta olan Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e (Nehle denen yerde) rastladı. Kur’ân-ı Kerim’in tilâvetini duyunca durup kulak kabarttılar.- Bizimle semavı haber arasına engel olan şey işte bu! deyip kavimlerine döndüler. Onlara şöyle dediler:- Biz hakiki hayranlık veren bir Kur’ân dinledik ki o, Hakk’a ve doğruya götürüyor. Bundan dolayı biz de ona imân ettik. Rabbimize (bundan sonra) hiçbir şeyi asla ortak tutmayacağız.. (Cin 1-2)Bunun üzerine Cenab-ı Hakk Peygamberine (aleyhissalâtu vesselâm) vahyederek durumu bildirdi: “(Habibim) de ki: Bana şu hakikatler vahyolunmuştur: “Cinden bir zümre (benim Kur’ân okuyuşumu) dinlemiş de (şöyle) söylemişler: “Bize, hakiki hayranlık veren bir Kur’ân dinledik ki o, Hakk’a ve doğruya götürüyor…” (Cin 1-Cin’in sözü 15. ayette biter).Buharî, Tefsir, Cinn 1, Ezan 105; Müslim, Salat 149, (449); Tirmizi, Tefsir, Cinn, (3320).MÜZZEMMİL SURESİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 844
  • Abdülvahid İbni Ziyâd merhum, merfû olarak şunu rivayet etmiştir: “Kişinin çölde kılacağı namazı, tamamladığı takdirde cemaatle kılacağı namazdan efdaldir.”Rezin tahric etmiştir. Hadis, Ebu Davud’da gelmiştir. Salat 49, (560).Ebu Davud bu hadisi, Ebu Saidi’l-Hudri’den kaydettiği şu hadisin arkasından rivayet eder: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Cemaatle kılınan namaz yirmibeş namaza bedeldir. Kişi (cemaatle yolculuk sırasında) çölde kılar da rükû ve secdelerini tam yaparsa, o zaman (sevabı) elli misline ulaşır.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4612
  • Sevban radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Hangi kadın, (çok ciddi) bir gerek yokken kocasına boşanma talebinde bulunursa, bilsin ki, cennetin kokusu kendisine haramdır.”Ebu Davud, Talak 18, (2226); Tirmizi, Talak 11, (1187); İbnu Mace, Talak 21, (2055).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4053
  • Bir diger rivayette söyle gelmistir: “(Ebü Mahzüra dedi ki): “Bana Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ikâmeti ikiser ikiser ögretti:Allahu ekber, Allahu ekber,

    Eshedu en lâ ilâhe illallah, Eshedu en lâ ilâhe illallah.

    Eshedu enne Muhammeden Resülullah, Eshedu enne Muhammeden Resülullah.

    Hayye ala’s-salât, Hayye ala’s-salât.

    Hayye ala’l-felâh, Hayye ala’l-felâh.

    Allahu ekber, Allahu ekber.

    Lâilâhe illallah.

    Ebü Dâvud der ki: Abdurrezzak rivayetinde de iki: “(Resûlullah devamla): “Ikâmet getirince iki sefer de sunu söyle: Kad kâmeti’s-salât, kad kâmeti’s-salât!” (Aleyhissalâtu vesselâm ayrica sordu):Duydun mu? (Ebü Mahzüra):Evet! dedi. (Hadisi rivayet eden râvi Sâib) der ki: “Ebü Mahzüra alnindaki saçi ne kestirir ne de ayirirdi. çünkü oraya Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’in elleri degmis idi.”Ebü Dâvud, Salât 28, (501).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2432
  • Sâlim el-Berrâd anlatıyor: “Ebü Mes’ud’a gelerek: “Bize Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın namazından anlat!” dedik. Hemen önümüzde kalktı, tekbir getirdi. Rüküya varınca ellerinin ayalarını dizlerinin üzerine koydu. Parmaklarını dizinin alt kısmına getirdi. Dirseklerini yan taraflarına uzattı. Bu halde her uzvu hareketsiz; sâbıit durdu. Sonra semi’allâhu li-men hamideh dedi ve her uzvu düz oluncaya kadar doğruldu.”Ebü Dâvud, Salât 148, (863); Nesâî, İftitah 93, (2,186).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2554
  • Abdullah İbnu Ebî Kays anlatıyor: “Hz. Aişe’ye, “Resülullah’ın geceleyin kıraati nasıldı? gizli mi okurdu, sesli mi okurdu?” diye sordum. Bana:Her iki şekilde de okurdu: Bazan gizli, bazan sesli! diye cevap verdi. Ben: “Bu işte genişlik yapan Allah’a hamdolsun” dedim..Tirmizî, Salât 330, (449), Sevâbu’l-Kur’ân 23, (2925); Ebu Davud, Salât, 343, (1437); Nesâi, Salâtu’l-Leyl 23, (3, 224); Tirmizî hadise: “Hasen-sahih” demiştir.* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 909
  • Abdullah İbnu’ ş-Şhhîr (radıyallalu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte namaz kıldım. Namazda onun öksürerek boğazını temizleyip (yere attığını ve) sol ayağıyla sürttüğünü gördüm. “Buharî Mesâcid 58, (554); Ebu Dâvud, Salât 22, (482); Nesâî, Mesâcid 34, (2, 52).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2697
  • Abdullah Ibnu Yezid el-Ensârî (radiyallahu anh) der ki: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) nühbâ (arsizlikla alma) ve müsle’yi yasakladi.”Buharî, Mezâlim 30, Zebâih 25.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1040