• Ebu’d-Derda (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Baba cennetin orta kapısıdır. Dilersen bu kapıyı terket dilersen muhafaza et” dediğini işittim.Tirmizî, Birr, 3, (1901). Tirmizî, hadise “sahih” dedi.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 162
  • İbnu Mes’ud (radıyallahu anh)’un şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Muhakkak ki, en güzel söz Allah’ın kitabıdır. En güzel yol da Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm)’in yoludur. İşlerin en kötüsü de dine aykırı olarak sonradan çıkarılanıdır. Size vâdedilen mutlaka yerine gelecektir. Siz Allah’ı aciz bırakamazsınız.”Buhârî, İ’tisam 2, Edeb 70.* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 59
  • Ubey İbnu Kâ’b (radıyallahu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e şu âyetten sordum: “Onu (Yunus’u) yüz bin veya daha çok kişiye peygamber gönderdik” (Saffât,147). Bana: “Onlar yirmi bin fazlaydılar” diye cevap verdi.”Tirmizî, Tefsir, Saffât, (3227).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 763
  • Yine Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Ölüyü, (mezara kadar) üç şey takip eder: Ailesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi geri döner, biri baki kalır: Ailesi ve malı geri döner, ameli kendisiyle bâki kalır.Buhâri, Rikâk 42; Müslim, Zühd 5, (2960); Tirmizi, Zühd 46, (2380).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5465
  • Abdullah (İbnu Mes’ud) radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Faiz yetmişüç kapı (çeşit)dir: ‘

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6657
  • Enes İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kim, evinin hayır ve bereketini Allah Teâla hazretlerinin artırmasını diliyorsa, yemeğe otururken ve yemekten kalkarken ellerini yıkasın.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6919
  • Enes İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kim, evinin hayır ve bereketini Allah Teâla hazretlerinin artırmasını diliyorsa, yemeğe otururken ve yemekten kalkarken ellerini yıkasın.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6919
  • Abdullah İbnu Amr es-Sa’di’nin anlattığına göre, “Hilafeti sırasında Hz. Ömer radıyallahu anh’ın yanına geldi. Hz. Ömer kendisine:Bana haber verildiğine göre, sen müslümanların işlerinden bir kısmını üzerine almışsın ve sana maaş verilince almaktan kaçınmışsın (doğru mu)? diye sordu. Ben de: “Evet!” dedim. Bunun üzerine Hz. Ömer: “Bundan maksadın ne?” dedi. Ben de:Benim atlarım var, kölelerim var (halim vaktim iyidir), hayır üzereyim. Ben maaşımın müslümanlara sadaka olmasını istiyorum dedim. Hz. Ömer:Hayır! Böyle yapma! Çünkü (bir ara bende senin gibi düşünmüş), senin arzu ettiğin şeyi arzu etmiştim. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bana ihsanda bulunuyordu. Ben de:

    Bu parayı ona benden daha çok muhtaç olan birine ver!” diyordum. Hatta bir seferinde Aleyhissalâtu vesselâm yine bana mal vermişti. Ben yine:Bunu, onu benden daha çok muhtaç olan kimseye ver! demiştim. Aleyhissalâtu vesselâm:Onu al, kendi malın yap, sonra tasadduk et! Bu maldan, sen talep etmeden, bekler vaziyeti almadan, gelen olursa onu al. Böyle olmayana gönlünü bağlama! buyurdular.”Buhari, Ahkâm 17; Müslim, Zekât 111, (1045); Nesai, Zekat 94, (5, 103).İKTA’

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5140
  • Hz. Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: “Benî Nadir’in emvali, Cenab-ı Hakk’ın Resulüne (aleyhissalâtu vesselâm) fey’ kıldığı, üzerine at ve deve koşulmayan (yani savaşsız elde edilen) mallardandı. Ureyne köyleri, Fedek, tıpkı (Kureyza ve Nadir’in emvali gibi) sırf Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a ait yerlerdi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buralardan elde edilen gelirlerden ailesinin bir yıllık nafakasını ayırırdı. Geri kalanı da Allah yolunda hazırlık olmak üzere silah ve binek için sarfederdi. (Nitekim ayette şöyle buyrulmuştur): “Allah’ın (fethedilen diğer küffâr) memleketleri ahalisinden Peygamberine verdiği fey’i, Allah’a, Peygamberine, hısımlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalanlara aittir. Tâ ki bu mallar içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir devlet olmasın…” (Haşr, 7). (Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e intikal eden) bu pay, bu sayılanlara ve ayrıca “evlerinden ve mallarından çıkarılmış olan fakirlere, onlardan önce (Medine’yi) yurt ve iman evi edinmiş olan kimselere, kendilerinden sonra gelenlere aittir.” Bu âyet, (kıyamete kadar gelecek) mü’minlerin tamamına şâmildir. Tek istisnayı köle olarak sahib olduklarınız teşkil ediyor. Köleleriniz dışındaki her Müslüman bu payda hisse ve hak sahibidir.”Ebu Dâvud, Harâc 19, (2965, 2966).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 823
  • Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize, zehire karşı, göz değmesine karşı, nemle kurduna karşı rukye yapmamıza ruhsat tanıdı.”Müslim, Selam 58, (2196); Ebu Davud, Tıbb 18, (3889); Tirmizi, Tıbb 15, (2057).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3993