• Bir diğer rivayette de şöyle gelmiştir: “Resülullah (aleyhissalatu vesselam) bize ikindiyi kıldırdı. Namazdan çıkınca Efendimizin yanına Benî Seleme’den birisi geldi ve:Ey Allah’ın Resülü! dedi. Biz, bir deve kesmek istiyor ve sizin de kesimde hazır bulunmanızı arzu ediyoruz.Efendimiz “Pekala!” deyip gitti. Biz de onunla gittik. Varınca, devenin henüz kesilmediğini gördük. Kestiler, parçaladırlar. Bir miktarını pişirdiler. Güneş batmadan o eti yedik.”Buhârî, Mevâkît 13, İ’tisâm 16; Müslim, Mesâcîd 192-197, (621-624); Muvatta, Vuküt 11, (1, 8-9); Ebü Dâvud, Salât 5, (404-405); Nesâî, Mevâkît 8, (1, 252-254).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2360
  • Hilâl İbnu Sirâc İbni Müccâa an ebihi an ceddihi tarikinden anlattığına göre: “(Ceddi Müccâa) Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e gelerek Beni Zühl kabilesine mensup Benü Sedüs tarafından öldürülmüş olan kardeşinin diyetini taleb etti. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ona:Eğer ben bir müşrik için diyete hükmetseydim kardeşin için hükmederdim. Fakat ben sana (diyet değil, bunun yerini tutacak) bir bedel vereyim dedi ve ona, aleyhissalâtu vesselâm, Beni Zühl müşriklerinden elde edilecek ilk humustan yüz deve vereceğine dâir (senet) yazdı.(Müccâa bu yüz deveden) bir miktarını almıştı. (Tamanını almadan) Beni Zühl kabilesi Müslüman oldu. Bilâhare Müccâa geri kalan develeri Hz. Ebü Bekr (radıyallâhu anh)’den taleb etmek üzere, ona geldi. Resülullah (aleyhissalâtu vesselam)’ın borç senedini gösterdi.Hz. Ebü Bekir (radıyallâhu anh) kendisine Yemâme’den gelecek zekattan ödenmek üzere on iki bin sa’, yani dört bin sa’ buğday, dört bin sa’ arpa, dört bin sa’ hurma yazdı. Resülullah’ın verdiği yazıda (borç senedinde) şunlar yazılıydı: “Bismillahirrahmanirrahim. Bu Peygamber Muhammed (aleyhissalâtu vesselam)’den Beni Süleymli Müccaa İbnu Mürâre’ye (verilmiş bir borç) senedidir. Ben kendisine (öldürülen) kardeşine bedel olarak, Beni Zülh müşriklerinden gelecek ilk humustan yüz deve vereceğim.”Ebü Davud, Harac 20, (2990).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1901
  • Vabısa İbnu Ma’bed radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam’ı namaz kılarken gördüm, rüku yapınca sırtını (başını) dümdüz yapıyordu. Öyle ki üzerine su dökülecek olsa öyle sabit kalacaktı.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *ELLERİ DİZLER ÜZERİNE KOYMA

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6219
  • Vabısa İbnu Ma’bed radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam’ı namaz kılarken gördüm, rüku yapınca sırtını (başını) dümdüz yapıyordu. Öyle ki üzerine su dökülecek olsa öyle sabit kalacaktı.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *ELLERİ DİZLER ÜZERİNE KOYMA

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6219
  • Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Bir adam bir köle satın aldı. Köle, Allah’ın dilediği kadar (bir müddet) adamın yanında ikâmet etti. Sonra adam kölede bir kusur tesbit etti. Bunun üzerine Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e gelerek şikayette bulundu ve eski sahibine iade etti. Eski sahibi: “Ey Allah’ın Resûlü, (yanında kaldığı müddetçe) kölemi kullandı, ondan istifade etti” dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Harac (menfaat), zâmin (kefil) olana aittir” buyurdu.Ebu Dâvud, Büyû 71, (3508, 3509, 3510); Tirmizî, Büyü 53 (1285); Nesâî, Büyü 15, (8, 254, 255); İbnu Mâce, Ticârât 43, (2242-2243).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 382
  • Yahya İbnu Sa’îd anlatıyor: “Bir adam gelerek Ebu Musa radıyallahu anh hazretlerine şöyle bir soru sordu:Ben hanımımın memesinden bir miktar süt emdim ve bu mideme kadar ulaştı. (Hanım bana haram mı oldu?) Ebu Musa:Ben hanımının sana haram olmasından başka bir şey görmüyorum! dedi. İbnu Mes’ud da vardı. Araya girip: “Adama verdiğin fetvaya bak!” dedi. O da:Pekiyi, sen ne diyorsun? dedi. İbnu Mes’ud:İki yaş içerisinde olan emme için haram vardır! buyurdu. Bunun üzerine Ebu Musa radıyallahu anh:Şu âlim, aranızda olduğu müddetçe bana bir şey sormayın! dedi.”Muvatta, Radâ’ 14, (2, 607); Ebu Dâvud, Nikâh 213, (2059, 2060).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5642
  • Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah. (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Kim yalanı ve onunla ameli terketmezse (bilsin ki) onun yiyip içmesini bırakmasına Allah’ın ihtiyacı yoktur.”Buhari, Savm 8, Edeb 51; Ebu Dâvud, Savm 25, (2326); Tirmizi, Savm 16, (707).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3174
  • Hz. Aişe radıyallahu anhâ demiştir ki: “Kim “Malım Kâ’be yolunda feda olsun!” diye nezrederse, ona yemin kefâreti gerekir. Kim de bağışlayacağı malı tayin edip belirlerse, o malı çıkarması gerekir, hatta bu mal üçte birden fazla bile olsa.”Bu hadisin “…yemin kefareti gerekir” ibaresine kadar olan kısmını, Muvatta’da İmam Malik tahric etmiştir. Geri kalan kısmını ise Rezin tahric etmiştir.Muvatta, Nüzûr 17, (2, 481).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5703
  • Hz. Aişe radıyallahu anhâ demiştir ki: “Kim “Malım Kâ’be yolunda feda olsun!” diye nezrederse, ona yemin kefâreti gerekir. Kim de bağışlayacağı malı tayin edip belirlerse, o malı çıkarması gerekir, hatta bu mal üçte birden fazla bile olsa.”Bu hadisin “…yemin kefareti gerekir” ibaresine kadar olan kısmını, Muvatta’da İmam Malik tahric etmiştir. Geri kalan kısmını ise Rezin tahric etmiştir.Muvatta, Nüzûr 17, (2, 481).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5703
  • İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Bir adam: “Ey Allah’ın Resûlü, Allah’a hangi amel daha sevimlidir?” diye sordu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Yolculuğu bitirince tekrar yola başlıyan” cevabını verdi. “Yolculuğu bitirip tekrar başlamak nedir?” diye ikinci sefer sorunca: “Kur’ân’ı başından sonuna okur, bitirdikçe yeniden başlar” cevabını verdi.”Tirmizî, Kırâat 4, 2949. H.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 420