
Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Allah’ın istediği ve falanın istediği” demeyin, lâkin şöyle deyin: “Allah’ın istediği, sonra da falanın istediği.”Ebu Dâvud, Edeb 84, (4980).

Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Allah’ın istediği ve falanın istediği” demeyin, lâkin şöyle deyin: “Allah’ın istediği, sonra da falanın istediği.”Ebu Dâvud, Edeb 84, (4980).

İbnu Abbas (radıyallahu anhüma)’ın bir diğer rivayetinde şöyle buyrulur: “Üzerine Allah’ın ismi zikredilen (hayvan etinden) yiyin” (En’âm, 118). “Üzerine Allah’ın ismi zikredilmeyenden yemeyin” (En’âm 121) emri neshedilip, ehl-i kitabın kestiği, yasaktan istisna edilerek şöyle dendi: “… Kitap verilenlerin yemeği size helâl, sizin yemeğiniz de onlara helâldir…” (Maide, 5),Ebu Davud, edâhi, 13, (2817).

Şa’bi merhum anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), Câfer İbnu Ebî Tâlib’i karşıladı, kucakladı ve gözlerinin arasından öptü.”Ebü Dâvud, Edeb 157, (5220).KUDUM (SEFERDEN DONUŞ) NAMAZI

Cübeyr İbnu Mut’im (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Bir kadın, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a gelerek bir hususta kendi siyle konuştu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), (kendisine) tekrar gelmesini emretti. Bunun üzerine kadın:Ya seni bulamazsam! dedi. Kadın ( bu sözüyle) sanki ölümü kasdetmişti, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):Eğer beni bulamazsan, Ebü Bekir’e uğra! diye cevap verdi.”Buhârî Ahkâm 57, Fedailu Ashabı’n-Nebî 5, İ’tisâm 24; Müslîm, Fedailu’s-Sahâbe 10, (2386); Tirmizî, Menâkıb, (3677).

Amr İbnu’l-As radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Şüphesiz, her derede, âdemoğlunun kalbinden bir parça bulunur (yani kalp her şeye karşı bir ilgi duyar). Öyleyse kimin kalbi bütün parçalara ilgi duyarsa, Allah onun hangi vadide helak olacağına hiç aldırmaz. Kim de Allah’a tevekkül ederse, kalbinin her şeye (ilgi kurarak dağılmasını önlemek için) Allah ona yeter.”HİKMET

Amr İbnu’l-As radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Şüphesiz, her derede, âdemoğlunun kalbinden bir parça bulunur (yani kalp her şeye karşı bir ilgi duyar). Öyleyse kimin kalbi bütün parçalara ilgi duyarsa, Allah onun hangi vadide helak olacağına hiç aldırmaz. Kim de Allah’a tevekkül ederse, kalbinin her şeye (ilgi kurarak dağılmasını önlemek için) Allah ona yeter.”HİKMET

Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselam şu iki kıyafeti yasakladı: İştimâl-i samma (elleri de dahil, vücudunu tek bir elbise ile sıkıca sarmak) ve fercini semaya açmış vaziyette kabaların üzerinde oturup bacakları dikerek tek bir elbiseye sarınmak.”YÜNLÜ GİYMEK

Vail İbnu Hucr radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam’ı gördüm. Teşehhüdde (sağ elinin) baş ve orta parmaklarını halka etmiş, bunları takiben gelen şehadet parmağını kaldırıp onunla dua ederken gördüm.”NAMAZDA SELAM

Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) vitrni kılarken şu duayı okurdu:Allah’ım gadabından rızana sığınırım. Cezandan affına sığınırım. Senden sana sığınırım. Sana (yapılması gereken) senayı sayamam. Sen, kendi nefsine yaptığın övgüdeki gibisin.Tirmizî, Dâ’avât 123, (3561); Ebu Dâvud, Salât 340, (1427); Nesâî, Kıyâmu’l-Leyl 51, (3, 249).GECE NAMAZI

Hz. Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Sizler Mısır’ı fethedeceksiniz. Orası (paraya) kîrat” denilen yerdir. Oranın halkına hayır tavsiye edin. Onların bir zimmet, bir de rahim (hakkı) vardır.”Müslim, Fezailu’s-Sahâbe 226, (2543).