• Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Sizden biri bir meclis veya bir çarşıdan geçerken elinde ok bulunduğu takdirde, okun demir kısmını tutsun, onunla bir müslümanı yaralamasın.” Ebu Musa radıyallahu anh derdi ki:Biz vallahi, onları ölmezden önce birbirimize yönelttik.Buhari, Fiten 7, Salat 67; Müslim, Birr 124, (2615); Ebu Davud, Cihad 72, (2587).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3424
  • İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Hz. Ömer radıyallahu anh bana anlatmıştı: “Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’dan üç sefer izin istedim ve bana izin verdi.”Tirmizi, İsti’zan 3, (2692).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3339
  • İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: Bir Bedevi Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a gelerek:Ben hilâli -yani ramazan hilâlini- gördüm!” dedi. Aleyhissalâtu vesselâm:

    Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet getirir misin?” dedi. Adam buna da, “evet!” diye cevap verince, Efendimiz:Ey Bilal! dedi, halka yarın oruç tutmalarını ilan et!Ebu Davud, Sıyam 14, (2340, 2341); Tirmizi, Savm 7, (691); Nesai, Savm 8, (4, 132); İbnu Mace, Sıyam 6, (1652).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3094
  • İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Nuh (aleyhisselam) kavminde mevcut olan putlar sonradan Araplara intikal etmiştir.Şöyle ki: Vedd adındaki put Devmetu’l-Cendel’de idi ve Kelb kabilesine aitti. Süvâ’ adındaki put Hüzeyl’in idi. Yeğüs adındaki put Murâd kabile sine aitti. Sonra Benu Gutayf’ın oldu, Sebe’ye yakın Curf nâm mevkideydi. Yeuk, Hamedân’a aitti. Nesr, Himyer’in, Âl-i Zi’l-Kelâ’ın idi. Bu put isimleri aslında Nuh kavmindeki sâlih kimselere aitti. Şeytan bu sâlihler ölünce kavimlerine şu telkini yaptı: “Sâlih kişilerinizin oturmuş oldukları yerlere (onların hâtırasına dikitler dikin ve bunlara onların isimlerini verin”. Halk bu telkine uyup, söyleneni yaptı. Bidayette tapınma yoktu. Ancak ne zaman ki bunlar helâk olup gittiler ve haklarındaki bilgi de unutuldu, bu putlara tapınmaya başladılar.”Buharî, Tefsir, Nuh 1.CİN SURESİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 843
  • Übey İbnu Ka’b radıyallahu anh anlatıyor “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm su getirtip (uzuvlarını) birer birer yıkayarak abdest aldı.İşte bu abdest vazifesidir! buyurdu. Yahut da: “İşte bu, yapmadığı taktirde, Allah’ın namazını kabul etmeyeceği, kişinin (yapması gereken asgari) abdestidir!” buyurdu. Sonra ikşer ikişer yıkayarak abdest aldı. Sonra:Bu da, Allah’ın ücretini iki hisse verdiği kişinin abdestidir! buyurdu. Üçer sefer yıkayarak abdest aldı ve: “İşte bu benim ve benden önceki peygamberlerin abdestidir!” buyurdu.”ABDESTTE İKTİSAD

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6086
  • Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam Ramazan ve Kurban bayramı (musallaya) çıktı. Orada ayakta hutbe okudu, sonra bir miktar oturdu, tekrar kalktı (ikinci hutbeyi okudu).”BAYRAM NAMAZINDAN ÖNCE VE SONRA NAMAZ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6331
  • Şakik merhum anlatıyor: “Ben, Abdullah İbnu Mes’ud ile Ebu Müsa (radıyallahu anhüma) arasında idim. Ebu Musa, İbnu Mes’ud’a:Ey Ebu Abdirrahman! Bir adam cünüb olsa ve bir ay boyu su bulmasa ne yapar, namazı nasıl kılar, ne dersin? diye sordu.Suyu bir ay bulamasa da teyemmüm etmez!” dedi. Ebu Musa:

    Pekâla Mâide suresindeki şu ayete ne dersin: ” . . Su bulamazsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin, yüzlerinizi, ellerinizi onunla meshedin” (Maide, 6).Abdullah şu cevabı verdi:Bu ayette Ashaba ruhsat verilmiş olsaydı, çok geçmeden su soğuyunca da toprakla teyemmüm etmeye yeltenirlerdi.Ebu Musa da ona:Siz teyemmümü bu sebeple mi hoş bulmuyorsunuz?” dedi. İbnu Mes’ud

    Evet!” deyince, Ebu Musa, Abdullah’a:Sen Ammâr’ın Hz. Ömer (radıyallahu anhümâ) ‘e ne dediğini duymadın mı?”Dedi ki: “Resulullah (aleyhissalatu vesselam) beni bir vazifeyle yola çıkarmıştı: Sefer esnasında cünüb oldum. Su da bulamadım. Bunun üzerine hayvanların bulanması gibi ben de toprağa bulandım. Sonra Resulullah (aleyhissalatu vesselâm)’a gelip durumu kendisine arzettim. Bana:Sana şöyle yapman kâfi idi! dedi (ve gösterdi), iki avucuyla yere bir vurdu, sonra avuçlarını çırptı, sonra soluyla (sağ) avucunun sırtını veya sol avucunun sırtını (sağ) avucuyIa meshetti. Sonra da onunla yüzünü de meshetti.”Buhari, Teyemmüm 7, 4, 5, 8; Müslim, Hayz 110 (368); Ebu Davud, Tahâret 123 (321); Nesai, Tahâret 202, (1, 170).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3691
  • Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Allah ilk muhacir kadınlara rahmetini bol kılsın; “Kadınlar baş örtülerini yakalarının üzerini (örtecek şekilde) koysunlar” (Nur 31) âyeti indiği zaman örtülerini (kenardan) yırtarak onunla (yüzlerini de) örttüler.”Buhârî, Tefsir, Nur 12; Ebu Davud, Libas 33, (4102).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 718
  • İbnu Abbas radıyallahu anhüma diyor ki: “Elbisen yaş bir pisliğe değdi ise veya öylesi bir necasete ayakkabınla bastı isen, o pisliği su ile yıka. Pislik kuru ise, bir beis yok.”Rezin tahric etmiştir.MENİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3488
  • Ebu Saîdi’l-Hudrî (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:Size, insanların en hayırlısı ve en şerlisini haber vereyim mi! İnsanların en hayırlısı o kimsedir ki, kendi veya başkasının atı sırtında ya da yaya olarak, ölünceye kadar Allah yolunda çalışır. İnsanların en şerlisine gelince o da, Allah ‘ın Kitab ‘ını okuyup (emir ve yasaklarına) riayet etmeyen kimsedir.Nesâî, Cihad 8, (6,11-12).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 972