
Ebu Hüreyre (radıyallahu anh)’nin bir diğer rivayetinde şöyle denir: “Hâ-mim ed-Duhân suresini cum’a gecesinde kim okursa mağfirete mazhar olur.”Tirmizi, Sevâbu’l-Kur’ân 8, (2891).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh)’nin bir diğer rivayetinde şöyle denir: “Hâ-mim ed-Duhân suresini cum’a gecesinde kim okursa mağfirete mazhar olur.”Tirmizi, Sevâbu’l-Kur’ân 8, (2891).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) mesrür bir halde yanımdan çıkmıştı, sonra üzüntülü olarak geri döndü. Dedi ki:Tirmizî’de şöyle denir: …Yapmamış olmayı temenni ettim. Zîra, kendimden sonra ümmetimi yormuş olmaktan korkuyorum.”Ebu Dâvud, Menâsik 95, (2029); Tirnıizî, Hacc 45, (873); İbnu Mâce, Menâsik 79,(3063).

Ebu’l-Minhâl anlatıyor: “Zeyd İbnu Erkam ve el-Berâ İbnu Âzib (radıyallahu anh)’e sarf’tan (yani altınla gümüşü cinsi cinsine satmaktan) sordum. İkisi de şu cevabı verdi: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) altının gümüş mukabilinde veresiye satılmasını yasakladı.”Buhârî, Büyû 80, 8, Şirket 10, Menakıbu’l-Ensâr 50; Müslim, Müsakât 87, (1589); Nesâî, Büyû 49, (7, 280).

Ebu Keşbe el-Enmâri radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm başından ve iki omuzu arasından hacamat olur ve:Kim bu kandan akıtırsa, herhangi bir hastalık için, bir başka ilaçla tedavi olmasa da zarar görmez! buyururdu.”Ebu Davud, Tıbb 4, (3859); İbnu Mace, Tıbb 21, (3484).

İbnu Büreyde’nin babası (Büreyde) anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kıyamet günü Kur’ân-ı Kerîm rengi uçuk bir adam gibi gelir ve (okuyucusuna): “Seni gece uykusuz ve gündüz susuz bırakan benim” der.”

Zübeyr İbnu’l-Avvâm (radıyallâhu anh)’ın anlattığnna göre, hırsızı yakalayıp sultana götürmekte olan bir adama rastlar. Zübeyr adamı salıvermesi için lehinde şefaatte bulunur. Adam: “Hayır, sultana ulaştırıncaya kadar onu salmam” der. Zübeyr (radıyallâhu anh) şu açıklamayı yapar:Şefaat, sultana ulaşmadan önce caizdir. Sultana ulaştı mı, ondan sonra şefaat yapan da, şefaati kabul eden de mel’undur.Muvatta, Hudud 29, (2, 835).

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Kureyş müşrikleri, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’le kader mevzuunda tartışmak için geldiler. Bunun üzerine şu âyet nâzil oldu (meâlen): “O gün onlar yüzlri üstünde sürüklenirler. (Onlara) tadın cehennemin dokunuşunu” (denilir). Şüphesiz ki biz, herşeyi bir takdir ile yarattık” (Kamer, 48-49).Müslim, Kader 19, (2656); TirmizÎ, Kader 19, (2158) Tefsir, Kamer, (3286); İbnu Mâce, Mukaddime 10, (83).RAHMAN SURESİ

Hz. Câbir’ (radıyallahu anh)’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) “Suyun fazlasını satmayı yasaklamıştır.”Müslim, Musâkat, 34 (1565); Nesâî, Büyû 89, (307); İbnu Mâce, Rühûn 18, (2477).

Ebu Dâvud’dan gelen bir rivayette de şöyle denmektedir. “Kim kasıtlı olarak bir mü’mini öldürürse, onun günahını hiçbir şey ortadan kaldırmaz.”Fiten 6, 4275.

Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir tabak istiare etmişti, kap ziyana uğradı. Sahiplerine tazmin etti.”Tirmizi, Ahkam 23, (1360).