
Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), cünüb olmadıkça her halimizde bize Kur’an okutup ta’lim ederdi.”

Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), cünüb olmadıkça her halimizde bize Kur’an okutup ta’lim ederdi.”

Abbâs İbnu Abdi’l-Muttalib radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Ümmetim, akşam namazını yıldızlar cıvıldaşıncaya kadar tehir etmedikçe fıtrat üzerine devam eder.”Ebu Abdillah İbnu Mace der ki: “Muhammed İbnu Yahya’nın şöyle dediğini işittim: “Bu hadis hakkında alimler Bağdat’ta anlaşmazlığa düştüler. Ben ve Ebu Bekr el-A’yan, Avvâm İbnu Abbâd İbni’l-Avvâm’a kadar gidip sorduk. Bize, babasına ait asıl nüshayı çıkardı, araştırdı, hadisi orada buldu.”YATSIDAN ÖNCE YATILMAZ, SONRA KONUŞULMAZ

Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “İslam’da doğan ilk çocuk Abdullah İbnu’z-Zübeyr radıyallahu anhüma’dır. Doğunca onu Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a getirdiler. bir hurma alarak ağzında gevdi, sonra (sevdiği şeyi) çocuğun ağzına soktu. Karnına ilk giren şey Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın tükrüğü oldu.”Buhari, Menakıbu’l-Ensar 45; Müslim, Adab 26, (2146).

İbrzu Abbas (radıyallahu anhümâ) hazretleri anlatıyor: “Akra’ İbnu’1-Hâbis (radıyallahu anh), Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a:Hacc her sene midir, ömürde bir kere midir? diye sordu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):Bir keredir, fazla yapan nafile olarak yapmış olur! diye cevap verdi.”Ebu Dâvud, Hacc 1, (1721); Nesâî, Hacc 1, (5,111); İbnu Mâce, Menâsik 2, (2886).

İbrzu Abbas (radıyallahu anhümâ) hazretleri anlatıyor: “Akra’ İbnu’1-Hâbis (radıyallahu anh), Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a:Hacc her sene midir, ömürde bir kere midir? diye sordu. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):Bir keredir, fazla yapan nafile olarak yapmış olur! diye cevap verdi.”Ebu Dâvud, Hacc 1, (1721); Nesâî, Hacc 1, (5,111); İbnu Mâce, Menâsik 2, (2886).

Ebü Dâvud’da gelen bir rivâyette şöyle denmiştir: “…Bana Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm):Haydi git ve Medîne’de ilan et ki: Sadece Fatiha süresi de olsa, Kur’ân’dan bir parça okumadıka kıldığınız namaz namaz değildir” dedi ve başka bir şey ilave etmedi.”

Kays İbnu Abbâd anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın ashabı (radıyallahu anhüm) savaş sırasında ses çıkarmayı sevmezlerdi.”Ebu Dâvud, Cihad 112, (2656).

Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Bazen Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) cenabetten yıkanır, sonra (üşümüş olarak gelip) bana sokulup benim ısıtmamı isterdi, ben de O’nu bağrıma bastırıp ısıtıyordum. Bundan dolayı ben ayrıca yıkanmıyordum.”

Ya’la İbnu Mürre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) halük sürünmüş bir adam görmüştü. ki:Git bunu yıka, sonra gene yıka, sonra bir daha (za’ferân sürünmeye) dönme! dedi.”Tirmizi, Edeb 51, (2817); Nesâi, Zinet 34, (8,152,153).

Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalatu vesselâm) bir gün: “Hüzün kuyusundan Allah’a sığının!” buyurdular. Oradakiler:Ey Allah’ın Resülü! Hüzün kuyusu da nedir? diye sordular.O, dedi, cehennemde bir vâdidir; cehennem, o vâdiden her gün yüz kere AIIah (c.c)’a sığınma taleb eder.Ey Allah’ın Resülü! denildi, oraya kimler girecek?Oraya dedi, amellerinde riya yapan kurrâlar girecektir!…Tirmizi, Zühd 48, (2384).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *