• Hz. Âişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) yatağına girdiği zaman, ellerine üfleyip Muavvizeteyn’i ve Kul hüvallahu ahad’i okur ellerini yüzüne ve vücuduna sürer ve bunu üç kere tekrar ederdi. Hastalandığı zaman aynı şeyi kendisine yapmamı emrederdi”.Buhari Fedâilu’l-Kur’ân 14, Tıbb, 39, Daavat 12; Müslim, Selâm 50, (2192); Muvattâ, Ayn 15, (2, 942); Tirmizi, Daavât 21, (3399); Ebu Dâvud, Tıbb 19, (3902).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1795
  • Mervân el-Asgar anlatıyor: “İbnu Ömer radıyallahu anhümâ’yı devesini kıble istikametine ıhtırmış, sonra onun duldasına çömelip deveye doğru yönelerek akıtıyorken gördüm. Kendisine:Ey Ebu Abdirrahmân, bu tarz akıtmaktan nehyedilmedik mi? dedim.Evet, ama bundan, açık arazide nehyedildik. Seninle kıble arasında sana perde olan bir şey varsa bu durumda akıtmanda bir beis yok! dedi.”Ebu Dâvud, Tahâret 4, (11).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3518
  • Huzeyfe (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:Kur’ân’ı Arap lahn’ı ve Arap sesleri üzere okuyun. Sakın ha ehl-i aşk ve ehl-i kitabeyn’in lahn’ı üzere okumayın. Bilesiniz, benden sonra bir kavm gelecek ki, onlar Kur’ân’ı okurken, şarkı ve mâtem tercîi gibi terci’ ile okuyacaklar. Onların (imanları laftadır) gırtlaklarından öte geçmez. KaIbleri fitne ve fesada uğramıştır. Böylelerinden hoşlanan kimselerin kalpleri de fitne ve fesad içindedir.Rezîn rivayet etmiştir. (Suyutî, Câmiu’s-Sağîrde kaydeder (Feyzu’l-Kadir 2, 65).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 905
  • Arface İbnu Şureyh (radıyallâhu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Siz bir kişinin etrafında birlik halinde iken, bir başkası gelip, kuvvetinizi kırmak veya cemaatinizi bölmek isterse, onu öldürüverin. “Müslim, İmaret 60, ( 1852).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1683
  • Simak İbnu Harb, -kavminden bir adamdan, bu da onlardan bir başkasından naklen- anlattığına göre, adam: “Resûlullah’ın bayrağını sarı gördüm!” demiştir.”Ebu Davud, Cihad 76, (2593).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4722
  • ÜmmÜ Seleme radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın en ziyade sevdiği elbise kamîs idi.”Ebu Dâvud; Libâs 3, (4025); Tirmizî, Libâs 28, (1762, 1763).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5231
  • Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: “Süraka İbnu Malik İbnu Cu’şem radıyallahu anh gelerek sordu:Ey Allah’ın Resûlü! Bize dinimizi açıkla. Sanki yeni yaratılmış gibiyiz. Şimdi amel ne husustadır: Kalemlerin kuruduğu, miktarların kesinleştiği şeylerde mi, yoksa istikbale ait şeylerde mi çalışacağız?Hayır (istikbale ait şeylerde değil). Bilakis kalemlerin kuruduğu, miktarların cereyan ettiği (kesinleştiği) hususta! buyurdular. Sürâka tekrar:Öyleyse niye amel edelim (boşa zahmet çekelim)? diye sordu. Aleyhissalâtu vesselâm:Çalışın! Herkes yaratıldığı şeye erecektir! Herkes, (yazıldığı) ameliyle amil olacaktır! buyurdular.”Müslim, Kader 8, (2648).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4799
  • Selman radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam: “Kim sabah namazına giderse, iman bayrağıyla gitmiş olur. Kim de çarşıya giderse o da iblis bayrağıyla gitmiş olur” buyurdular.ERKENDE BEREKET

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6646
  • Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Ameller Allah Teala hazretlerine pazartesi ve perşembe günleri arzedilir. Ben, amelimin oruçlu olduğum halde arzedilmesini severim.”Tirmizi, Savm 44, (747).EYYÂMU’L-Bİ’Z

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3137
  • İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Kim, kendisini müstağni kılacak miktarda malı olduğu halde isterse, Kıyamet günü, istediği şey suratında bir tırmalama veya soyulma veya ısırma yarası olarak gelir! Yanında bulunanlar:Kişiyi müstağni kılan (miktar) nedir? diye sordular.Kırk dirhem altın veya o kıymette bir başka şey! buyurdular.”Ebu Davud, Zekat 23, (1626); Tirmizi, Zekât 22, (650); Nesai, Zekat 87, (5, 97); İbnu Mace, Zekât 26, (1840).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4836