• Rifa’a el-Cühenî radıyallahu anh anlatıyor: “Biz Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’la birlikte bir seferden dönmüştük. Buyurdular ki:Muhammed’in nefsi elinde olan Zât-ı Zülcelâl’e yemin olsun! İman edib, sonra doğru yoldan ayrılmayan hiçbir kul yoktur ki cennete sokulmasın. Siz ve iyi (dindar) nesliniz cennetteki meskenlere yerleşmedikçe (diğer ümmetlerin mü’minleri olan) cennetliklerin cennete girmemelerini de ümit ederim ve Rabbim ümmetimden yetmişbin kişiyi hesapsız olarak cennete dahil etmeyi bana kesin vaadetti

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7283
  • Rifa’a el-Cühenî radıyallahu anh anlatıyor: “Biz Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’la birlikte bir seferden dönmüştük. Buyurdular ki:Muhammed’in nefsi elinde olan Zât-ı Zülcelâl’e yemin olsun! İman edib, sonra doğru yoldan ayrılmayan hiçbir kul yoktur ki cennete sokulmasın. Siz ve iyi (dindar) nesliniz cennetteki meskenlere yerleşmedikçe (diğer ümmetlerin mü’minleri olan) cennetliklerin cennete girmemelerini de ümit ederim ve Rabbim ümmetimden yetmişbin kişiyi hesapsız olarak cennete dahil etmeyi bana kesin vaadetti

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7283
  • Nafi’ rahimehullah anlatıyor: “Sa’id İbnu Zeyd’in kızı Abdullah İbnu Amr İbni Osman’ın nikahı altında idi. Kadını, kocası talak-ı bette ile boşadı. Kadın, kocasının evini (iddeti dolmadan) terketti. Onun bu davranışını Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anh hoş karşılamadı.”Muvatta, Talak 64, (2, 579).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4174
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Allah kimin hakkında hayır murad ederse, onu dinde âlim kılar.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6012
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:İbrahim aleyhisselam sadece üç yalan söylemiştir: Bunlardan ikisi Allah’ın zatıyla ilgili; biri İnne sagimü” sözüdür; diğeri de “Bel fegalehu kebiruhum haza” sözüdür. Bir tanesi de zevce-i pâkleri Sâre Hatun hakkındadır. Hz. İbrahim zalim birinin diyarına (Mısır’a) beraberinde Sâre de olduğu halde gelmişti. Sâre güzel bir kadındı. Sâre’ye: “Bu cebbâr herif, bilirse ki sen karımsın, senin için bana galebe çalar. Eğer sana soracak olursa, kızkardeşim olduğunu söyle! Çünkü sen, zaten İslâm yönünden kardeşimsin, din kardeşiyiz. Ben yeryüzünde senden ve benden başka bir müslüman bilmiyorum” dedi.Bunlar zâlim kralın memleketine girince, adamlarından biri bunları gördü. Hemen gidip:Senin memleketine öyle güzel bir kadın girdi ki, sizden başkasının olması münasib değildir dedi. Kral derhal adamlar gönderip, Sâre’yi yanına getirtti. Hz. İbrahim namaza durdu. Sâre adamın yanına girince, kraI (onu ayakta karşıladı, fakat) elini ona uzatamadı. Eli şiddetli şekilde tutuldu. Sâre’ye:Elimi salması için Allah’a dua et! Sana zarar vermeyeceğim! dedi. Sâre de dediğini yaptı. Ama kral tekrar Sâre’ye sataşmak istedi. Eli, öncekinden daha şiddetli tutulup kaldı. Sâre’ye aynı şekilde ricada bulundu. O da kabul etti. (Adam normal hale dönünce tekrar) sataşmak istedi. Eli önceki iki seferden daha şiddetli şekilde tutuldu. Sâre’ye yine:Allah’a dua et, elimi salsın, sana zarar vermeyeceğim! diye rica etti. Sâre dua etti, adamın elleri açıldı. Kral kadını getiren adamı çağırdı ve ona: “Sen bana insan değil bir şeytan getirmişsin. Bunu diyarımdan çıkar!” dedi. Sâre’ye, Hâcer’i bağış olarak verdi.Sâre yürüyerek geldi. İbrahim onu görünce:Nasılsın, ne haber? dedi. Sâre:Hayır var! Allah cebbârın elini tuttu ve (bana) bir hâdim verdi! dedi.”Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh der ki:Ey sema suyunun oğulları! Bu kadın (Hâcer) sizin annenizdir.Buhâri, Enbiyâ 9, Büyü’ 100, Hibe 36, Nikâh 12, İkrâh 6; Müslim, Fezâil 154, (2371); Ebu Dâvud, Talâk 16, (2212); Tirmizi, Tefsir, Enbiya, (3165).RESULULLAH HAKKINDA YALAN

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5175
  • Sehl İbnu Sa’d (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ı ne minberde ne de bir başka şey üzerinde dua yaparken ellerini uzattığını görmedim. Bilakis şöyle gördüm” dedi ve baş ve orta parmaklarını kapayıp şehâdet parmağını açmış vaziyette işaret etti.”Ebû Dâvud, Salât 230, (1105).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1741
  • Tavus rahimehullah anlatıyor: “Ebu’s-Sahbâ (adında birisi) İbnu Abbas radıyallahu anhüma’ya (sık sık sualler sorardı). Bir defasında: “Bir kimsenin, hanımını duhülden (temastan) önce üç kere boşaması halinde, alimlerin bunu, bir talak addettiklerini bilmiyor musunuz?” dedi. İbnu Abbas radıyallahu anh şu cevabı verdi: “Elbette biliyorum. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Hz. Ebu Bekir devirlerinde ve Hz. Ömer radıyallahu anhüma’nın hilafetinin de ilk yıllarında, bir erkek hanımını, daha onunla temastan önce boşayacak olsa, bu bir tek talak addediliyordu. Hz. Ömer, insanların talaka düşkünlüklerini görünce: “Erkeklerin aleyhine olarak bu talaklara müsaade ediyorum” dedi.”Müslim, Talak 17, (1472); Ebu Davud, Talak 10, (2199, 2200); Nesai, Talak 8, (6, 145).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4028
  • Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: “”Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “(Hudeybiye’de) ağaç altında Bey’at edenlerden hiç kimse ateşe girmeyecektir.”Müslim, Fezâilu’s-Sahabe 163, (2496); Ebu Davud, Sünnet 9, (4653); Tirmizi, Menakıb, (3859).İSLÂM ÜMMETİNİN FAZİLETİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4471
  • Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Yeni doğan çocuklar Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e getirilirdi. O da bunlara mübarek olmaları için dua eder, tahnîkde bulunurdu.”Müslim, Edeb, 27 (2147); Ebu Dâvud, Edeb 116, (5106).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 139
  • İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Mallarınızı rukba kılmayın. Kim rukba kılarsa mal artık rukba kılınan kimsenin olur.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4191