• Nâfi rahimehullah anlatıyor: “İbnu Ömer radıyallahu anh’ı ayakta bevlederken gördüm.”Muvatta, Tahâret 112, (1, 65).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3523
  • Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın zevcelerinden birine hizmet eden Selma adında bir kadın anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a bir yara veya bir bere gelecek olsa, bana emrederdi, onun üzerine kına koyardım.”Tirmizi, Tıbb 13, (2055).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3962
  • Ebu Azze anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Allah bir kulunun bir memlekette ölmesini takdir etti mi, onu oraya -veya orada bulunan bir şeye dedi- muhtaç kılar.”Tirmizi, Kader 11, (2148).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4818
  • Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Nutfeleriniz için (kadının) hayırlısını tercih edin. Kendinize denk olanlarla evlenin, denklerinizin kızını isteyin.”KADIN GÜNÜNÜ KUMASINA VEREBİLİR

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6568
  • Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, söylediği bellensin diye kelamını üç kere tekrar ederdi.”Tirmizi, Menâkıb 21, (3644).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5510
  • Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a içerisinde boncuk bulunan bir dağarcık getirildi. Boncukları Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), hür ve câriye kadınlar arasında dağıttı.” Hz. Aişe devamla der ki: “Babam da (boncuğu) hür köle ayırımı yapmadan kadınlara dağıtırdı.”Ebu Dâvud, Harâc 14, (1952).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1121
  • Hz. Ali (radıyallahu anh) anlatıyor:”Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) öğleden önce dört, öğleden sonra da iki rek’at kılardı.”Tirmizî, Salât 315, (424).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2928
  • Hz. Aişe radıyallahu anh şöyle demiştir: “(Ey Rümeyse!), sizden biri her yıl kurban derisinden bir su kabı yapmaktan aciz mi?”Aişe sözüne şöyle devam eder: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm küpte, şunda ve şunda şıra yapmayı yasakladı. Ancak bu nevi kaplarda sirke yapmayı yasaklamadı.”KAPLARIN AĞZININ ÖRTÜLMESİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6972
  • Bera İbnu Azib radıyallahu anhüma anlatıyor: “O gün müşriklerle karşılaştık. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ok atıcılardından müteşekkil (elli kişilik) bir grup askeri ayırıp, başlarına Abdullah İbnu Cübeyr radıyallahu anh’ı tayin etti. Ve şu tenbihte bulundu:Hiç bir surette yerinizden ayrılmayın! Hatta bizim onlara galip geldiğimizi görseniz bile yerinizden ayrılmayın. Onların bize galebe çaldıklarını (ve kuşların cesetlerimize üşüştüklerini) görseniz dahi (ben size adam göndermedikçe) bize yardıma gelmeyin!Müşriklerle karşılaştığımız zaman (Allah onları hezimete uğrattı ve) kaçtılar. Hatta dağa hızla kaçan kadınların eteklerini topladıklarını gördüm. (Ayak bileklerindeki) halkaları bile gözüküyordu. (Bizimkiler) şöyle demeye başlamışlardı: “Ganimet, ganimet!”Abdullah İbnu Cübeyr radıyallahu anh:Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm(ın size ne söylediğini unuttunuz mu?) yerlerinizi terketmeyin” diye tenbihledi!” dedi ise de (okçular) dinlemediler. (Vallahi, biz de arkadaşlarımızın yanına gidip, ganimet alacağız” dediler.) Onlar bu emre itiraz edince, yüzleri ters çevrildi, (ne yapacağını bilemeyen şaykınlara döndüler ve) (mağlup oldular). Yetmiş ölü verildi. Ebu Süfyan ortaya çıkıp: “Aranızda Muhammed var mı?” diye sordu. Aleyhissalatu vesselam “Ona cevap vermeyin!” dedi. Ebu Süfyan tekrar sordu: “Aranızda İbnu Ebi Kuhâfe var mı?”Resûlullah yine: “cevap vermeyin” buyurdu. Ebu Süfyan:Aranızda İbnu’l-Hattab var mı? diye sordu. Hiç kimse ona cevap vermedi. O zaman Ebu Süfyan: “Bunların hepsi öldürüldüler. Eğer sağ olsalardı cevap verirlerdi!” dedi. Bu söz karşısında Hz. Ömer radıyallahu anh kendini tutamadı ve: “Ey Allah düşmanı yalan söyledin. Sana üzüntü verecek şeyleri Allah ibkâ etsin!” dedi. Ebu Süfyan: “(Şanın) yüce olsun Ey Hübel!” dedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:Buna cevap verin! emretti. Ashab:Ne diyelim? diye sordu.Allah mevlamızdır, sizin mavlanız yoktur! deyin” dedi. Ebu Süfyan:Güne gün! (Uhud Bedir’e karşılıktır.) Harb (elden ele geçen) kova gibidir! Müsleye uğramış (uzuvları koparılmış) kimseler bulacaksınız. Bunu ben emretmedim. (Buna memnun olmadım, kızmadım da, yasaklamadığım gibi emir de etmedim) beni kötülemeyin! dedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:Buna cevap verin! emrettiler. Ashab: “Ne söyleyelim?” diye sordu.Hayır eşitlik yok! Bizim ölülerimiz cennette, sizinkiler cehennemde! deyin! buyurdular.Buhari, Megazi 17, 9, 20, Cihad 164, Tefsir, Al-i İmran 10, Ebu Davud, Cihad 116. (2662).Beni kötülemeyin den sonrasını Rezin ilave etmiştir.)

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4217
  • İbnu Abbas veya Fadl İbni Abbâs -veya bunlardan biri bir diğerinden- anlatmıştır: “Resülullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Kim hacc yapmak isterse acele etsin. Çünkü olur ki insan hastalanır (bineği) kaybolur, (gitmeye mani) bir iş zuhür eder.”HACCIN FARZ KILINMASI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6838