
Tirmizi’deki rivayet şöyle: “Nesebinizden sıla-i rahm yapacaklarınızı öğrenin. Zira sıla-i rahim akrabalarda sevgi, malda bolluk, ömürde uzamadır.”Buhari, Edeb 12; Tirmizi, Birr 49, (1980).

Tirmizi’deki rivayet şöyle: “Nesebinizden sıla-i rahm yapacaklarınızı öğrenin. Zira sıla-i rahim akrabalarda sevgi, malda bolluk, ömürde uzamadır.”Buhari, Edeb 12; Tirmizi, Birr 49, (1980).

Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün yolda giderken) abdest almakta olan ve bu sırada mestlerini de yıkayan bir adama rastladı. Onu mestlerini yıkamaktan men edercesine eliyle işaret ederek: “Sen sadece şöyle meshetmekle emrolundun” buyurdu ve mübarek elinin parmaklarıyla ayak parmaklarının ucundan bacağın dibine (mafsal kısma) kadar çizgiler çekerek gösterdi.”TEYEMMÜM

İbnu Ömer radıyallahu anhüm anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm, erkeğin iki kadın arasında yürümesini yasakladı.”Ebu Dâvud Edeb 180, (5273).

İbnu Muhayrîz anlatıyor: “Benî Kinâne ‘den el-Muhdicî denen bir adam, Şam’da Ebu Muhammed diye künyesi olan bir adamın:Vitir namazı vacibtir”dediğini işitti. Kinanî dedi ki:
Ben bunu Ubade İbnu ‘s-Sâmit (radıyallahu anh) ‘e sordum da:Ebu Muhammed hata etmiş. Ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ‘ı dinledim şöyle demişti:
Allah’ı kulları üzerine yazıp farz kıldığı beş namaz mevcuttur. Kim onları eda eder, istihfafla her hangi bir eksikliğe meydan vermeden tam yaparsa Allah indinde ona verilmiş bir söz vardır: Onu cennete koyacaktır. Onları kılmayana ise Allah’ın bir vaadi yoktur. Dilerse azâb eder dilerse cennete koyar” der.”Muvatta, Salâtu’l-Leyl 14, (1,123); Ebu Dâvud, Salât 9, (425); 337, (1420); Nesâî, Salât 6, (1, 230).

Yahya İbnu Sa’id (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Hayber’in fethi sırasında iki Sa’d’a (Sa’d İbnu Ebi Vakkâs ve Sa’d İbnu Ubâde), ganimet malından altın veya gümüş bir kabı satmalarını emretti. Onlar, her üç (birim)’i aynı dört (birim) mukabilinde, veya her dört (birim)’i üç (birim) ayın mukabilinde sattılar. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) onlara: “Siz ribâ yaptınız, geri verin” emretti.”Muvatta, Büyû 28, (2, 632).

Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm (bir defasında abdest uzuvlarını) birer kere yıkayarak abdest aldı ve: “Bu abdest, Allah’ın bunsuz hiçbir namazını kabul etmeyeceği kimsenin abdestidir!” buyurdu. Sonra abdest uzuvlarını ikişer sefer yıkayarak aldı ve: “Bu abdestlerin kıymetlisidir!” buyurdu. Sonra üçer sefer yıkayarak abdest aldı ve:Bu, abdestin en mükemmel olanıdır. Ayrıca bu, hem benim, hem de Halilullah olan Hz. İbrahim aleyhisselâm’ın abdestidir. Kim bu şekilde abdest alır, tamamlayınca da eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden Abduhu ve Resulühü Şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur ve şehadet ederim ki Muhammed Allah’ın kulu ve elçisidir” derse kendisine cennetin sekiz kapısı birden açılır, hangi kapısından dilerse ondan içeri girer!” buyurdular.”

Selmân el-Fârisî radıyallahu anh anlatıyor: “(Bir gün) Resülullah aleyhissalâtu vesselâm abdest almıştı. Üzerindeki yün cübbeyi çevirip onun (iç kısmı) ile yüzünü sildi.”

İbnu Şihâb anlatıyor: “İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ)’in tavaf sırasında telbiye getirmemesi, bunun meşrü olmamasındandır. Bu sebeple oğlu Sâlim de tavafta telbiyeyi mekruh addetmiştir. İbnu Uyeyne der ki: “Kendisine ihtida edilip uyulanlardan Atâ İbnu’s-Sâib hâriç hiç kimsenin Beytullah’ın etrafında telbiye getirdiğini görmedim.” Şâfıî hazretleri ve Ahmed İbnu Hanbel sessizce telbiye getirmeyi câiz bulmuşlardır. Ancak Rebîa tavaf edince telbiye getirirdi.”Hanefîlere göre, telbiye, Zilhicce’nin 10’uncu günü (yâni bayramın birinci günü) şeytana ilk taşın atılmasına kadar devam eder, o zaman bırakılır.* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *BEYTULLAH’A GİRİŞ

Behz İbnu Hakim an ebihi an ceddihi anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Yazıklar olsun o kimseye ki, insanları güldürmek için konuşur ve yalan söylerler! Yazık ona, yazık ona!Ebu Davud, Edeb 88, (4990); Tirmizi, Zühd 10, (2316).

Hz. İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) onları kadınların yanına geceleyin gelmeyi yasakladığı zaman, iki kişi (bu yasağı dinlemeyip), geceleyin evlerine geldi. Her ikisi de evinde hanımının yanında bir yabancı erkek buldu.”Tirmizî, İsti’zân 19, (2713).DENİZ YOLCULUĞU