• Muhammed İbnu Ebi Harmele anlatıyor: “Zeyneb Bintu Ebi Seleme ölmüştü, o sırada Medine valisi Târık idi. Sabah namazından sonra cenazesi getirildi ve Bâki mezarlığına konuldu. Târık, sabah namazını alaca karanlıkta kılardı. İbnu Ömer radıyallahu anhüma cenazenin sahibine:Cenazenizi namazı ister hemen kılın, isterseniz güneşin yükselmesine kadar te’hir edin dedi.”Muvatta, Cenâiz 20, (1, 229).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3048
  • Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Uhud öyle bir dağdır ki biz onu severiz, o da bizi sever.Buhari, Cihad 71, 74, Enbiya 8, 27, Et’ime 28, Da’avat 36, İ’tisam 16; Müslim, Hacc 504, (1393); Muvatta, Câmi’ 10, (2, 889); Tirmizi, Menakıb, (3918).AKİK VE ZÜ’L-HULEYFE

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4584
  • Yezîd İbnu Süheyb el-Fakîr anlatıyor: “Hâricilerin görüşlerinden biri içime işlemişti, Haccetmek, sonra da (propaganda yapmak üzere) insanların karşısına çıkmak arzusuyla, kalabalık bir grup içerisinde yola çıktık. Medine’ye uğradık. Orada Câbir İbnu Abdillah radıyallahu anh, insanlara hadis rivayet ediyordu. Bir ara cehennemlikleri zikretti. Ben: “Ey Resûlullah’ın arkadaşı! Sen ne konuşuyorsun? Halbuki Allah Teâla Hazretleri: “(Ey Rabbim!) Ateşe kimi atarsan mutlaka onu rezil-rüsvay edersin” (Âl-i İmran 192); “Ateşten her çıkmak isteyişlerinde oraya geri çevrilirler” (Secde 20) buyurmaktadır” dedim. Hz. Câbir:Sen Kur’ân’ı okuyor musun? dedi. Ben de:Evet! dedim.Öyleyse onun evvelini oku! Çünkü o, küffar hakkındadır! dedi ve sonra ilave etti:Sen, Allah’ın Muhammed aleyhissalâtu vesselâm’ı dirilteceği Makam-ı Mahmud’u işittin mi?Evet! dedim. Dedi ki:O, Muhammed aleyhissalâtu vesselam’a mahsus mahmûd makamdır. Allah Teâla Hazretleri o makamın hatırına, cehennemden çıkaracaklarını çıkarır!(Hz. Câbir) sonra, Sırat köprüsünün konuluşunu ve üzerinden insanların geçişini tavsif etti. Biz:Bu ihtiyarın, Aleyhissalâtu vesselâm hakkında yalan söyleyeceğini mi zannedersiniz? dedik ve Hâricilikten rücû ettik. Hayır! Vallahi bizden bir kişiden başka, Hâricilikte kalan olmadı.”Müslim, İman 320, (191).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5057
  • Tâvüs (rahimehumullah) anlatıyor: “Hz. Muâz (radıyallâhu anh), Yemen ahâlisine dedi ki: “Bana arpa ve mısır yerine size daha kolay gelen Medine’de Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın Ashâbı için de daha muvafık olan arz getirin, giyecek getirin.”Buhâri, Zekât 33. Buhâri, bu rivayeti senetsiz olarak, bâb başlığında kaydeder.FITIR SADAKASI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2018
  • Osman İbnu Ebi’l-As (radıyallahu anh) anlatıyor: “Ey Allah’ın Resülü dedim, şeytan benimle namazımın ve kıraatimin arasına girip kıraatimi iltibas etmeme sebep oluyor, (ne yapayım?)”Aleyhissalâtu vesselâm bana şu cevabı verdi: “Bu Hınzeb denen bir şeytandır. Bunun geldiğini hissettin mi ondan Allah’a sığın. Sol tarafına üç kere tükür!”(Osman İbnu Ebi ‘I-As) der ki: “Ben bunu yaptım, Allah Teâla Hazretleri onu benden giderdi.”Müslim, Selâm 68, (2203).ORUCUN VE RAMAZAN AYININ FAZİLETİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3081
  • Abdullah İbnu Amr radıyallahu anh arılatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Allah Teala hazretleri, kulun tevbesini, can boğaza gelmedikçe kabul eder.”ÖLÜMÜ HATIRLAMAK

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7274
  • Abdullah İbnu Amr radıyallahu anh arılatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Allah Teala hazretleri, kulun tevbesini, can boğaza gelmedikçe kabul eder.”ÖLÜMÜ HATIRLAMAK

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7274
  • Abdullah İbnu Amr radıyallahu anh arılatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Allah Teala hazretleri, kulun tevbesini, can boğaza gelmedikçe kabul eder.”ÖLÜMÜ HATIRLAMAK

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7274
  • Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: “Biz kurbanlarımızın etinden üç günden fazla yemezdik. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bize ruhsat tanıdı ve:Yiyin ve azıklanın da! buyrdu.”Buhârî, Hacc 124, Cihâd 123, Et’ime 27 Edâhî 16; Müslim, Edâhî 29, (1972); Nesâî, Edâhî 36, (7, 233).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1479
  • Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Allahu Zü’l-Celâl hazretleri Adem (aleyhissalâtu vesselâm)’i yarattığı zaman sırtını meshetti. Bunun üzerine kıyâmete kadar onun neslinden yaratacağı insanlardan herbirinin iki gözü arasına nurdan bir parlaklık koydu. Sonra hepsini Adem (aleyhisselâm)’e arzetti. Adem (aleyhisselâm):-Ey Rabbim bunlar da kim? diye sordu.-Bunlar senin zürriyetindir dedi.Onlardan bir tanesi dikkatini çekti, gözlerinin arasındaki parlaklık çok hoşuna gitmişti.-Ey Rabbim şu da kim? diye sordu.-Davud! deyince.-Pekala ne kadar ömür verdin? diye sordu.-Altmış yıl! dedi.Adem:-Ey Rabbim, ona benim ömrümden kırk yıl ilave et! dedi.Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: Hz. Adem’in yaşı kırk yıl eksik olarak kesinleşince hemen ölüm meleği geldi. Adem (aleyhisselam) ona:-Yani benim ömrümden kırk yıl daha geride kalmadı mı? dedi. Melek:-İyi ama, dedi, sen onu oğlun Dâvud’a vermedin mi?Adem inkâr etti, zürriyeti de inkar etti, Adem unuttu ve meyveden yedi. Zirriyeti de unuttu. Adem hatâ işledi, zürriyeti de hata işledi.”Tirmizi, Tefsir, A’raf, (3078). Tirmizi hadisin sahih olduğunu söyledi.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 613