
Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Biriniz namaz kılarken hadesi vaki olsa, burnunu tutup namazdan çıksın.”HASTA NAMAZI

Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Biriniz namaz kılarken hadesi vaki olsa, burnunu tutup namazdan çıksın.”HASTA NAMAZI

Abdullah İbnu Cafer radıyallahu anh, İbnu’z-Zübeyr ve bir grup için boğazladığı bir deveyi ikram ettiği sırada İbnu’z-Zübeyr’e rivayet ettiğine göre: “Bir defasında ashab Aleyhissalâtu vesselâm’a etyemeği sunarlarken kendisi Efendimizden şöyle söylediğini işitmiştir: “Etin en güzeli (hayvanın) sırt etidir.”

Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:Cennete giren hiç kimse dünyaya geri dönmek istemez, yeryüzünde
olan her şey orada vardır. Ancak şehid böyle değil. O, mazhar olduğu ikramlar sebebiyle yeryüzüne dönüp on kere şehit olmayı temenni eder.Bir rivayette şu ziyade mevcut: “.. Şehid hariç, o, şehidlik sebebiyle mazhar olduğu üstünlükler ve kerametler sebebiyle. . . (dönmek ister). “Buharî, Cihâd 5, 21; Müslim,İmâret 108, 109, (1877); TirmizÎ, Fedâilu’l-Cihâd 13, (1643);Nesâi, Cihâd 30, 6, 32).

İbnu’l-müseyyeb rahimehullah anlatıyor: “Sa’d İbnu Ebi Vakkas radıyallahu anh’ı işittim, demişti ki: “Uhud gününde Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm sadakının içerisindeki okları bana bir bir verip:At! diyordu, at annem babam sana feda olsun!Müşriklerden biri müslümanları(n canlarını) yakmıştı, ona kanatsız bir ok attım. Yan tarafından isabet ettirdim. Herif yere yıkıldı ve avret yerleri de açıldı. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm güldüler, o kadar ki yan dişlerini gördüm.”Buhari, Megazi 18, 15; Müslim, Fedâilu’s-Sahabe 41, (2411, 2412).

Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Ey Allah’ın Resûlü!” dedim. Uhud’dan daha kötü bir gün yaşadın mı?”Senin kavminden neler çektim neler. Onlardan en kötü hal Akabe günü başıma geldi. O zaman kendimi İbnu Abdiyalil İbni Abdi Külâl’e arzetmiştim. Teklif ettiğim şeye müsbet cevap vermedi. Ben de üzgün vaziyette yüzümün doğrultusunda yürüdüm. Karnu’s-Se’âlib nam mevkide kendime gelebildim ve başımı kaldırdım. Baktım ki, bir bulut bana gölge yapıyor. Bir de ne göreyim, bulutun içerisinde Cibrîl aleyhisselâm! Bana bağırdı ve:
Allah Teâlâ Hazretleri, kavminin sana neler söylediğini, seni nasıl reddettiğini işitti. Sana dağlar meleğini gönderdi, tâ ki kavmin hakkında dilediğini emredesin!” dedi. Bunun üzerine dağlar(a müekkel) melek bana seslenip, selam verdikten sonra:Ey Muhammed! Allah Teâla Hazretleri, kavminin sana söylediği sözü işitti. Ben dağlar meleğiyim. Allah beni sana dilediğini emretmen için gönderdi. Öyleyse haydi ne dilersen dile! Eğer üzerlerine iki Ahşeb’i kapamamı dilersen kapayayım! dedi.”Aleyhissalâtu vesselâm:Hayır! Bilakis, Allah’ın onların sulbünden Allah’a ihlâsla ibadet edip hiçbir şeyi ortak koşmayacak kimseler çıkarmasını dilerim dedi.”Buhari, Bed’ü’l-Halk 6, Tevhid 9; Müslim, Cihâd 111, (1795).

Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: “Bir gün Resülullah aleyhissalatu vesselam bir hutbe irad etti. Hutbesinde, ashabından, ölmüş, yetersiz bir kefene sarılıp, geceleyin defnedilmiş bir zâtı zikretti. Sonra kişinin, mecbur kalmadıkça geceleyin gömülmesini yasakladı, ta ki üzerine namaz kılınsın. Ve dedi ki:Biriniz kardeşini kefenledi mi, kefenini güzel yapsın!Müslim, Cenâiz 49, (943); Ebu Dâvud, Cenâiz 34, (3148); Nesâi, Cenâiz 37, (4, 33).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

Ebu Seleme İbnu Abdirrahmân İbni Avf anlatıyor: “Abdurrahman İbnu Avf (radıyallahu anh), Asım İbnu Adiy’den bir cariye almıştı. Cariyenin evli olduğunu anladı ve derhal geri verdi.”Muvatta, Büyü 8 (2, 617).

İbnu Amr İbni’l-As radıyallahu anhüma anlatıyor: “Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’dan işittiğim her şeyi yazıyordum. Kureyş bu işten beni men etti. Dediler ki: “Sen her (işittiğin) şeyi yazıyorsun, halbuki Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir insandır, memnun ve öfkeli halde de konuşur.”Bunun üzerine yazmaktan vazgeçtim. Sonra durumu Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a anlattım. Parmağı ile ağzına işaret ederek:Yaz, nefsimi elinde tutan Zâta yemin olsun, ondan haktan başka bir şey çıkmaz! buyurdu.”Ebu Davud, İlim 3, (3646).

Zirr İbnu Hubeyş rahimehullah anlatıyor: “Hz. Ali radıyallahu anh’ın şöyle söylediğini işittim: “Daneyi açan, canlıları yaratan Zât-ı Zülcelal’e yeminle söylüyorum: Ümmi peygamberim aleyhissalatu vesselam, bana şu hususu garantiledi: Beni mü’min olan sevecek, münafık olan da bana buğzedecektir.”Müslim, İman 131, (78); Tirmizi, Menakıb, (3737); Nesai, İman 20, (8, 117).

İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:Salih amellerin Allah’a en ziyade sevgili olduğu günler bu on gündür! buyurmuştu. Cemaatten:Allah yolundaki cihaddan da mı? diye soran oldu.Cihaddan da! buyurdu. Ancak bir kimse, canını, malını muhataraya atarak çıkar, hiçbir şeyle dönmezse (yani cihad sırasında ölürse) o kimse hariç.Buhari, Iydeyn 11; Ebu Davud, Savm 61, (2438); Tirmizi, Savm 52, (757).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *