• Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Kur’ân’daki: “Allah sizi (dil alışkanlığı olarak maksadsız yapılan) lağv yeminleriniz için müâheze etmez” ayeti kişinin sözünde sıkça kullandığı, “vallahi evet”, “billahi hayır” gibi yeminleri için nâzil oldu.”Buhâri, Eyman 14, Tefsir, Maide 8; Ebu Dâvud, Eyman 7, (3254); Muvatta, Eyman 9, (2, 477).Yukarıdaki metin Buhari’den alınmadır. Hadisi, Ebu Davud hem Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in sözü olarak hem de Hz. Aişe (radıyallahu anha)’nin sözü olarak iki şekilde rivayet etmiştir.İmam Malik Muvatta’da bu hadisle ilgili olarak şunu söyler: “Bu mevzuda işittiğimin en güzeli şudur: “Ayette geçen “Lağv”, bir kimsenin öyle bildiği için bir şey hakkında yaptığı yemindir, ancak sonradan, o şeyin, bildiği gibi olmadığını anlar. Bu durumda yaptığı yemin için kefâret gerekmez. Ancak bir kimse de çıkıp, günahkar ve yalancı olduğunu bile bile, birilerini memnun etmek veya bir malı elde etmek için yemin ederse bu öylesine büyük bir günahtır ki, bunun kefareti yoktur.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 485
  • Ibnu Ömer (radiyallâhu anhümâ) anlatiyor: “Hz. Ömer (radiyallâhu anh)’in bir müezzini geceleyin ezan okumustu. Ezani iade etmisini emretti.”Ebü Dâvud, Salât 41, (532, 533); Tirmizî, Salât 149, (203).* * *Herhangi bir yanlislik gördügünüz zaman lütfen uyariniz. Simdiden tesekkürler.HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2439
  • Hz. Enes (radıyallahıu anh): “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir kabrin üzerinde namaz kıldı” buyurmuştur.”Müslim, Cenâiz 70, (955).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3054
  • Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) Şâban ayının günlerini hesapladığı kadar başka bir ayın günlerini hesaplamazdı. Sonra Ramazan hilâlini görünce oruca başlardı. Eğer bulut araya girer (hilâIi göremez) ise (şâbanı) otuz gün olarak hesaplar, sonra ramazan orucuna başlardı.”Ebu Dâvud, Savm 6, (2325).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3093
  • Ümmü Atiyye (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: “Bir kadın Medine’de kızları sünnet ederdi. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) (kadını çağırtarak) kendisine: “Derin kesme. Zîra derin kesmemen kadın için daha çok haz vesilesidir, koca için de daha makbüldür” diye talimat verdi.”Ebü Dâvud, Edeb 179, (5271). Rezin’in rivayetinde Resülullah şöyle buyurur:Kızları sünnet ederken üstten kes, derin kesme, bu şekilde kesilmesi yüze daha çok parlaklık, kocaya daha çok haz verir.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2128
  • Ubey İbnu Ka’b radıyallahu anh anlatıyor: “Bir adama Kur’an öğretmiştim. Bana bir yay hediye etti. Bunu Resulullah aleyhissalatu vesselam’a haber verdim: “Eğer onu alırsan, ateşten bir yay almış olursun” buyurdular. Ben de geri iade ettim.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *HACCAMIN KAZANCI HELAL Mİ?

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6629
  • Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “(Bir gün), ey Allah’ın Resulü! dedim, iki komşum var, hangisine (öncelikle) hediyede bulunayım?”Sana kapı itibarıyla hangisi yakınsa ona! cevabını verdi.”Buhari, Edeb 32, Şüf’a 3, Hibe 16; Ebu Davud, Edeb 132, (5155).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3393
  • Tirmizi’nin İbnu Mes’ud’dan kaydettiği bir diğer rivayette şöyle buyurulmuştur: “(Musafaha etmek üzere mü’min kardeşin) elinden tutulması selamlaşma cümlesindendir.”Tirmizi, İsti’zan 31, (2731).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3366
  • Ümmü ‘d-Derda (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Ebu ‘d-Derda (radıyallahu anhümâ) ökeli halde yanıma geldi. Kendisine:Niye öfkelendin?” diye sordum. Şu cevabı verdi :

    Vallahi, Muhammed (aleyhissalatu vesselam) ‘in işinden bir şey anlamıyoum. Bildiğim tek şey cemaat halinde namaz kılmalarıdır. ”Buhârî, Ezan 31.ÖZÜR SEBEBİYLE CEMAATİN TERKİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2764
  • Tarık İbnu Şihab (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Büzâha heyeti Hz. Ebü Bekir es-Sıddik (radıyallâhu anh)’agelip sulh istediler. Hz. Ebü Bekir onları yerlerinden yurtlarından edecek harp ile, rezil rüsvay edecek sulh arasında mühayyer bıraktı. Heyet mensupları:Yerden yurttan edeceği (mücliyyeyi) anladık, rezil-rüsvay edecek (muhziye) ne demektir? diye sordular.Sizden silahları ve binekleri alacağız. Sizin mal ve mülkünüzden elimize geçenleri ganimet yapacağız, bizden ele geçirdiklerinizi bize iade edeceksiniz, bizden öldürdüklerinizin (diyetini) borçlanacaksınız, sizin ölüleriniz cehennemlik olacak (onlar için herhangi. bir ödeme yapmayacağız). Allah Resülü’nün halifesine ve muhâcirlerine sizi mazur kılmalarına sebep olacak bir durum (iyi hal) gösterinceye kadar kabileleri, develerin peşini takib etmeye bırakacak (onlara karışmayacak)sınız.Hz. Ebü Bekir (radıyallâhu anh) bu söylediklerini heyet mensuplarına teklif olarak arzetti. Hz. Ömer (radıyallahu anh) söz alıp şunu söyledi: “Bahsettiğin “yerden -yurttan edecek savaş ve rezil- rüsvay edecek sulh” sözün var ya! Ne güzel de söyledin. Ya şu, “Sizden ele geçirdiklerimizi ganimet yapacağız, bizden ele geçirdiklerinizi iade edeceksiniz!” sözün var ya! Ne güzel söyledin. “Bizden öldürdükleriniz için borçlanacaksınız, sizin ölüleriniz cehennemlik” sözüne gelince, bizim ölülerimiz Allah’ın emri üzerine savaştılar ve öldürüldüler, onların ecirleri Allah’ın üzerinedir, onlar için diyet yoktur.”Heyet, Hz. Ömer (radıyallâhu anh)’in söylediği şartlar üzere beyat yaptı.Derim ki: Bu rivâyeti tam olarak Şerefüddin el-Bârizi zikretti. Rivayeti tahric edene nisbet etmedi. Bu rivâyeti Câmiul Kebir müellifi zikretmedi.Ancak Buhâri, rivayetten sadece Hz. Ebü Bekir (radıyallâhu anh)’in şu sözünü kaydetti: “A!lah Resülü’nün halifesine ve Muhâcirlere sizi mâzur kılmalarına sebep olacak bir durum gösterinceye kadar kabileleri develerin peşini tâkib etmeye bırakacak, (onlara karışmayacak)sınız.” Bu kısım Kitâbu’l Ahkâm’ın sonunda senetsiz olarak mevcuttur, gerisi yoktur.BORÇ VE ÖDEME ÂDÂBI BÖLÜMÜ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1904