• İbnu Ömer (radıyallahu anh)’in anlattığına göre, “Kendisi, satıcının zimmetinde bulunan bir binek devesini, Rebeze’de bulunan dört küçük deve mukabilinde satın almıştır.”Buhârî, bu hadisi bab başlığında (senetsiz olarak) kaydetmiştir. (Büyû 108); Muvatta, Büyû 60, (2, 652).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 333
  • Hz. Ali İbnu Ebi Talib radıyallahu anh anlatıyor: “Bilek kemiklerimden biri kırılmıştı. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a (abdest sırasında ne yapmam gerektiğini) sordum. Aleyhissalâtu vesselâm bana, sargı üzerinden meshetmemi söyledi.”TÜKRÜK TEMİZDİR

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6151
  • Cündeb İbnu Abdillah radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Kim ummiyye (gayesi İslam olmayan) bir bayrak altında bir asabiyete yardım ederken öldürülürse onun ölümü, cahiliye ölümü üzeredir.Müslim, İmaret 57, (1850); Nesai, Tahrim 28, (7, 123).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4764
  • Abdullah İbnu Selam radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselam, oturup konuştuğu zaman, (vahiy bekleyerek veya mele-i A’la’ya iştiyak duyarak) çok sık nazarını semaya çevirirdi.”Ebu Dâvud, Edeb 21, (4837).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5511
  • İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) bir keresinde: “Kimin haccedecek kadar veya zekât farz olacak kadar malı olur da bu farzları ifâ etmezse, ölüm sırasında geri dönüş (rec’a) taleb eder” buyurmuştu.Bir adam kendisine: “Ey İbnu Abbâs, Allah’tan kork, geri dönüşü küffâr taleb edecektir” dedi. İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ): “Ben size bu hususta âyet okuyayım” dedi ve şu âyeti okudu:Ey iman edenler, sizi ne mallarınız, ne evlâtlarınız Allah’ın zikrinden alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar hüsrâna uğrayanların tâ kendileridir. Herhangi birinize ölüm gelip de: Ey Rabbim, beni yakın bir müddete kadar geciktirseydin de sadaka verip dursaydım, iyi adamlardan olsaydım” diyeceğinden evvel size rızık olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcayın. Halbuki Allah hiçbir kimseyi eceli gelince, asla geri bırakmaz. Allah ne yaparsanız, hakkıyla haberdardır” (Münâfıkün 9-11 )Adam tekrar: “Zekât vermeyi gerekli kılan miktar nedir?” diye sordu. İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ): “Mal iki yüz (dirheme) ulaşır ve geçerse.” Adam: “Pekâlâ, haccı gerekli kılan şey nedir`?” diye sordu. İbnu Abbas:- Azık ve binek! cevabını verdi.Tirmizî, Tefsir, Münâfıkün, (3313).TEGÂBÜN SURESİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 832
  • Abdullah İbnu Malik İbni Buhayne (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) namazda secdeye gidince ellerinin arasını, koltuk altı beyazlıkları görününceye kadar açardı.”Buhârî, Ezân 130, Müslîm, Salât 235, (495); Nesâî, İftitah 52, (2, 212).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2569
  • Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “İbrahim (aleyhisselâm) Kaddüm nâm -bazısı da şeddesiz olarak Kadüm demiştir- mevkide seksen yaşında olduğu halde sünnet oldu.”Buhârî, İsti’zân, 51, Enbiya 8; Müslim, Fedâil 151, (2370).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2125
  • Abdullah Büsr radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir kavmin kapısına gelince, yüzüyle kapıya dönmezdi. Sağ veya sol omuzunu çevirirdi. Sonra da:Esselamü aleyküm, esselamü aleyküm! derdi. Böyle yapışı o sıralarda kapılarda örtü olmayışındandı.”Ebu Davud, Edeb 138, (5186).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3338
  • Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) taksim edilmedikçe her (akar) malda şuf’a hakkı bulunduğuna hükmetti. Araya sınırlar konup, yollar tayin edilince şuf’a hakkı kalkar.” Bu hadisi Beş Kitap da tahric etmiştir.Buhârî, Şuf’a 1, Büyü 96, 97, Hiyel 14, Şirket 8-9; Müslim, Müsâkat 134 (1608); Nesâî, Büyü 108, 109 (7, 301); Ebu Dâvud, Büyü 73, (3513, 3514); Tirmizî, Ahkâm 33, (1370).Müslim’deki metin şöyledir: “Henüz taksim edilmemiş arazi, mesken, bahçe gibi (akar nevinden) her ortaklıkta şuf’a hakkı vardır. (Ortaklarından birinin) ortağına haber vermeden satması helal olmaz. Satmadan önce haber verir, ortağı satın alır veya terkeder. Ortağına haber vermeden satarsa, ortağı bu mala (aynı fiyat karşılığında) hak sâhibi olur.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 354
  • Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) namaz kılmazdan önce biçkaç taze hurma ile orucunu açardı. Eger taze hurma yoksa kuru hurma ile açardı. Eğer kuru hurma da bulamazsa birkaç yudum su yudumlardı.”Ebu Dâvud, Savm 22, (2556); Tirmizi, Savm 10, (694).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3167