• Hz. Büreyde radıyallahu anh anlatıyor: “Bir adam Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a: “Cennette at var mı?” diye sordu. Aleyhissalatu vesselam da:Allah Teâla Hazretleri seni cennete koyduğu takdirde, kızıl yâkuttan bir at üzerinde orada dolaşmak isteyecek olsan, o seni istediğin her yere uçuracaktır buyurdular. Bunun üzerine diğer biri de:Cennette deve var mı? diye sordu. Ama buna Aleyhissalatu vesselam öncekine söylediği gibi söylemedi. Şöyle buyurdular:Eğer Allah seni cennete koyarsa, orada canının her çektiği, gözünün her hoşlandığı şey bulunacaktır.Tirmizi, Cennet 11, (2546).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5074
  • Ebü Cemre anlatıyor: “İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ)’a mut’à’dan sordum; bana onu yapmamı emretti, haccda kesilen kurbandan sordum. “Bu hususta, dedi, deve veya sığır veya davar veya kana ortak olmak imkânları var (bunların hepsi meşrudur).”Ebü Cemre der ki: “İnsanlar mut’ayı mekruh addediyorlardı. (Eve gelip) uyudum. Rüyamda birisini gördüm (bana gelip): “Makbul umre, mebrür hacc!” diye müjdeledi. Hemen İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ)’a gelip haber verdim. Bana: “Allahu ekber! Ebu’l-Kâsım (aleyhissalâtu vesselâm)’ın sünneti!”dedi.”Buharî, Hacc 102; Müslim, Hacc 204, (1242).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1271
  • İbnu Abbas radıyallahu anh anlatıyor: “Ben çocuklarla birlikte oynuyordum. Derken “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm geldi. Ben hemen bir kapının arkasına saklandım. (Beni orada bulup) enseme dokundu.Muaviye’ye git! Onu bana çağır! dedi. (Ben derhal gittim ve) geldim:O yemek yiyor! dedim. “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, tekrar:Git Muaviye’yi bana çağır! emrettiler. (Ben (yine gidip) döndüm ve:O yemek yiyor! dedim. Resûlullah tekrar:Git! Muâviye’yi bana çağır! emrettiler. Benn yine gidip geldim ve:O yemek yiyor! dedim. Bunun üzerine: “Allah onun karnını doyurmasın!” buyurdular.”Müslim, Birr 96, (2604).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4445
  • Sevbân (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:Ciddi bir sebep olmadan, kocasından hul’ yoluyla boşanan kadın, cennetin kokusunu alamaz.Tirmizî,Talâk 11, (1186,1187); Ebû Dâvud, Talâk 18 (2226); Nesâî, Talâk 34, (6,168).Ebû Dâvud’un bir rivayetinde şöyle denmiştir: “Hangi kadın zevcesinden boşanma taleb ederse…” Ebû Hüreyre’nin Nesâî’de gelen bir rivayetinde: “Kocasından hul’ suretiyle boşanan kadınlar (günahça) münâfıklar gibidir” buyurulmuştur.* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1719
  • Ebu Said el-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Veyl, cehennemde bir vadidir. Kâfir orada, kırk yıl batar da dibine ulaşamaz.Tirmizi, Tefsir, Enbiya, (3164).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5082
  • Ya’lâ İbnu Mürre anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Hüseyin bendendir, ben de Hüseyin’denim. Allah Hüseyin’i seveni sever. Hüseyin “esbat” tan biridir.”Tirmizi, Menakıb, (3777); İbnu Mace, Mukaddime, (144).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4396
  • Abduldah İbnu Amr radıyallahu anh anlatıyor: “Ben Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’ı Ka’be’yi tavaf ederken gördüm, şöyle diyordu: “Sen ne temizsin, kokun da ne güzel! Sen ne yücesin, senin hürmetin ne büyük! Muhammed’in nefsini elinde tutan Zat-ı Zülcelâl’e yemin olsun! Mü’minin Allah katındaki hürmeti, senin hürmetinden daha büyüktür. Mü’minin malının, kanının hürmeti de böyledir. Biz mü’min hakkında sadece hüsn-i zanda bulunuruz.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7139
  • Râvilerden biri, bu hadisin baş kısmına şu ilâvede bulundu: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Nikâhların en hayırlısı en kolayıdır.”Ebu Dâvud, Nikâh 32, (2117).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3437
  • Ebu’n-Nasr (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Uhud şehidlerine uğradı ve: “İşte bunlar var ya, bunlar için şehadet ederim” dedi. Ebu Bekir (radıyallahu anh): “Ey Allah’ın Resûlü biz onların kardeşleri değil miyiz? Onlar nasıl Müslüman oldularsa biz de Müslüman olduk, onların cihad etmeleri gibi biz de cihad ediyoruz!” dedi. Resûlullah şu cevabı verdi:Evet (söylediğiniz hususlar doğru), ancak benden sonra ne gibi bid’alar çıkaracağınızı bilemiyorum.Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh) ağladı, ağladı ve sonra:- Yani biz senden sonraya mı kalacağız? (diye eseflendi).Muvatta, Cihâd 32, (2, 461-62).CİHADIN VACİB OLUŞU VE CİHADA TEŞVİK EDEN HADİSLER

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1000
  • Yine İbnu Abbas radıyallahu anh anlatıyor: “Müseylime-i Kezzâb, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm zamanında (Medine’ye) gelip ve: “Eğer Muhammed bu işi (hilafeti) kendinden sonra bana bırakırsa ben ona tabi olurum” demeye başladı. Sonra kavminden kalabalık bir cemaatle Medine’ye geldi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm da Sâbit İbnu Kays İbni Şemmâs ile birlikte ona uğradı. Bu sırada Aleyhissalâtu vesselâm’ın elinde bir dal parçası vardı. Arkadaşlarının arasında oturmakta olan Müseylime’ye yaklaştı ve:Sen benden şu parçayı istemiş olsan dahi bunu sana vermem! Sen, Allah’ın senin hakkındaki emrini asla tecavüz edemeyeceksin. (Şayet bana itaatten) yüz çevirecek olursan Allah mutlaka senin hakkından gelecektir. Öyle zannediyorum ki, sen, hakkında banna ne gösterilmiş ise, o gösterilmiş olan kimsesin! (İşte Sâbit, bana bedel sana cevap verecek! buyurup, oradan ayrıldı.)İbnu Abbas der ki: “Ben, Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’ın: “Öyle zannediyorum ki, sen, hakkında bana ne gösterilmiş ise, o gösterilmiş olan kimsesin” sözü ile neyi kastettiğini sordum. Ebu Hureyre radıyallahu anh bana şu hususu haber verdi: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurmuştu ki:Ben bir gün rüyamda, elimde iki altın bilezik gördüm. Yine rüyamda onlara fazla bir ilgi göstermiştim. Allah Teâla hazretleri: Onlara üfle!” diye vahyetti, ben de üfledim, derken uçup gittiler. Ben bunları, benden sonra çıkacak iki yalancı ile yorumladım”Ravi, Ubeydullah der ki: “Bunlardan biri, San’a’nın sahibi el-Anesi, diğeride Yemâme’nin sahibi Müseylime’dir.Buhari, Menâkıb 25, Megâzi 70, 71, Tevhid 29; Müslim, Rü’ya 21, (2273).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5948