
İbnu Abbas radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselam Akabe cemresine taş attığı zaman hemen geçiyor (orada dua ve zikir için) durmuyordu.”TELBİYEYİ KESME ZAMANI

İbnu Abbas radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselam Akabe cemresine taş attığı zaman hemen geçiyor (orada dua ve zikir için) durmuyordu.”TELBİYEYİ KESME ZAMANI

Âmir İbnu Rebî’a radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Sizden biri bir cenazenin geçtiğini görürse, cenaze ile birlikte yürümese bile, cenazeyi geride bırakıncaya veya cenaze kendisini geride bırakıncaya veya cenaze onu geride bırakmadan, yere konuncaya kadar oturmasın.Buhârî, Cenâiz 47, 48; Müslim, Cenâiz 74; (958); Ebu Dâvud, Cenâiz 47, (3172); Tirmizî, Cenâiz 51, (1042); Nesâî, Cenâiz 45, (4, 44).

Ebu Ümâme radıyallahu anh anlatıyor: “Bir adam: “Ey Allah’ın Resülü, anne ve babanın çocukları üzerinde hakları nedir?” diye sormuştu. Aleyhissalâtu vesselâm: “Onlar senin cennet ve cehennemindirler” buyurdu.”BABANIN ÇOCUKLARINA VE BİLHASSA KIZA İYİ DAVRANMASI

Ubâdetu’bnu’s-Sâmid radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm cenazeyi takip ettiği vakit, cenaze mezara konuncaya kadar oturmazdı. Bir yahudi âlimi (bir gün) karşısına çıkıp:Ey Muhammed biz de böyle yaparız! dedi. Bunun üzerine Aleyhissalâtu vesselâm: “Onlara muhalefet edin! Oturun!” emrettiler!”Ebu Dâvud, Cenâiz, 47, (3176); Tirmizî, Cenâiz, 35, (1020).

Yine Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Bir kadını, ensârdan bir erkekle evlendirmiştik. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: “Ey Aişe! Eğlenceniz yok mu? Zira ensâr eğlenceyi sever!” buyurdular.”Buhari, Nikah 63.

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissâlatu vesselâm buyurdular ki:Sizden kim yemin eder ve yemininde: Lât ve Uzza’ya kasem olsun!” derse hemen “Lailâhe illallah!” desin. Kim de arkadaşına: “Gel seninle kumar oynayalım” derse hemen (birşeyler) tasadduk etsin!”Buhâri, Eymân 5, Tefsir, Necm, Edeb 74, İsti’zân 52; Müslim, Eymân 5, (1647); Ebu Dâvud, Eymân 4, (3247); Tirmizi, Nüzür 17, (1545); Nesâî, Eymân 11, (7, 7).

Nesâi deki rivayette şu ziyade var: “Namazın sona erdiği rek’atte sol ayağını geride bırakmış ve uyluk kemiğine dayanarak oturmuş, sonra da selam vermişti.”Yine Nesâi’nin bir diğer rivayetinde şu ziyade var: “Şehadet parmağını kaldırmış ve onu hafif eğmiş (vaziyette teşehhüdü okuyordu).”Nesâî, Sehv 29, 38, (3, 34, 39).

Sinan İbnu Senne el-Eslemi radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Şükreden oruçsuz kimseye, sabreden oruçlunun sevabının misli verilir.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *MU’TEKİF MESCİDE YERLEŞİR

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Müslümanlardan iki grup aralarında savaşmadıkça Kıyamet kopmaz. Bunlar aralarında büyük bir savaş yaparlar, fakat dâvaları birdir.Buhari, Fiten 24, Menakıb 25, İstitabe 8; Müslim, İman 248, (157), Fiten 17, (157).

Abdullah İbnu Ebi Bekr anlatıyor: “Ebu Talha el-Ensâri radıyallahu anh bahçesinde namaz kılıyordu. Derken (dübsî denen kumruya benzeyen) bir kuş uçtu. Gidip gelmeye, çıktığı yeri aramaya başladı, fakat bulamadı. Bu hal Ebu Talha’nın garibine gitti ve bir müddet gözleriyle kuşu takip etti. Sonra namazına döndü. Ne kadar kıldığını bilemiyordu. Kendi kendine: “Bu malımdan bana fitne arız oldu!” dedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a gelerek namazda başına gelen fitneyi anlattı ve “Ey Allah’ın Resülü! Bu (bağım Allah için) sadakadır, onu dilediğine ver!” dedi.”Muvatta, Salât 67, (1, 98).MUZÂRA’ANIN CEVAZI