• Benî Esedden bir kadın anlatıyor: “Bir gün, Resülullah aleyhissatâtu vesselâm’ın zevcelerinden Zeyneb’in yanında idim ve kızıl toprakla onun elbiselerini boyuyorduk. Biz bu işle meşgulken Resülullah aleyhissalâtu vesselâm çıkageldi. Ancak kızıl toprağı görünce geri döndü. Zeynep bu hali görünce, Aleyhissalâtu vesselâm’ın bunu mekruh addettiğini anladı ve derhal elbiselerini yıkadı ve bütün kırmızılığı örttü. Aleyhissalâtu vesselâm geri döndü ve âniden geldi. (Boyadan) hiçbir şey görmeyince içeri girdi.”Ebu Dâvud, Libâs 20, (4071).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5243
  • İbni Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam, bir adamın kendi babası üzerine yemin ettiğini işitmişti, derhal müdahale ederek: “Babalarınız üzerine yemin etmeyin. Kim Allah üzerine yemin ederse doğru söylesin. Allah üzerine kendisi için yemin edilen de razı olsun (söylenene inansın, tasdik etsin). Allah üzerine edilen yemine razı olmayan (söyleneni tasdik etmeyen) kimse, Allah’a yakın (bir kul) değildir” buyurdular.”YEMİN GÜNAHA GİRMEK VEYA PİŞMAN OLMAKTIR

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6608
  • Kays İbnu Müslim, Ebu Cafer’den naklen diyor ki: “Medine’de muhacir aileden hiçbiri yoktu ki, üçte veya dörtte bir pay ile ziraatçilik yapmasın. Hz. Ali, Sa’d İbnu Mâlik, İbnu Mes’ud radıyallahu anhüm de bu çeşitten muzara’a akdi yapmışlardı. el-Kâsım (İbnu Muhammed) ve Urve’den de benzer rivayet mevcuttur. Rivayette şu ziyade de var: “Ebu Bekr ailesi, Hz. Ömer ailesi, Hz. Osman’ın ailesi, Ali ailesi ve İbnu Sîrîn âilesi de.”Buharî, Müzâra’a 8 (bab başlığı olarak kaydedilmiştir.)MUZARA’ANIN YASAKLIĞI HAKKINDA

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5348
  • Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Kim cenaze namazını mescidin içinde kılarsa kendisine (bir sevap) yoktur” -bir nüshada- “aleyhinde bir şey yoktur.”Ebu Dâvud, Cenâiz 54, (3191).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3052
  • İbnu Mes’ud (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Miraç sırasında İbrahim (aleyhisselâm)’le karşılaştım. Bana:Ey Muhammed, ümmetine benden selam söyle. Ve haber ver ki: Cennetin toprağı temiz, suyu tatlıdır. Burası (suyu tutacak şekilde) düz ve boştur. Oraya atılacak tohum da sübhânallah, velhamdülillah, ve lâilâhe illallah, vallahu ekber cümlesidir.Tirmizi, Daavât 60, (3458).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1858
  • Müslim’de gelen bir başka rivayette şöyle denmiştir: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) korku ve sefer hali olmaksızın öğle ve ikindiyi birleştirerek, akşam ve yatsıyı da birleştirerek kıldı.” İmam Mâlik: “Ben bunun, yağmurlu günde yapılmış olacağını zannediyorum ” demiştir.”Muvatta, Kasru’s-Salât 4, (1,144) ; Müslim, Müsâfirîn 49, (705).YOLCULUKTA NAFİLE NAMAZLAR

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2893
  • Ebu’IEvet, bahsedin!” dedim. Bunun üzerine:

    Fâtıma radıyallahu anhâ değirmen çevirirdi; elinde yaralar meydana gelirdi. Kırba ile su taşırdı. Bu da boynunda yaralar açtı. Evi süpürüyordu. Üstü başı toz-toprak oldu. (Bu sıralarda) Rasûlüllah’a bir kısım köleler getirilmişti.. Fâtıma ‘ya:Babana kadar gidip bir köle istesen! dedim. Gitti. Aleyhisselâtu vesselâm’ın yanında bazılarının konuşmakta olduklarını gördü ve geri döndü. Ertesi gün Resulullah Fâtıma’ya gelerek:Kızım ihtiyacın ne idi? diye sordu. Fâtıma süküt edip cevap vermedi. Ben araya girip:Ben anlatayım Ey Allah’ın Resülü!” dedim ve açıkladım: Fatıma’nın değirmen kullanmaktan elleri yara oldu, kırba ile su taşımaktan da omuzları incindi. Köleler gelince ben kendisine, size uğramasını, sizden bir hizmetçi istemesini ve böylece biraz rahata kavuşmasını söyledim. Bu açıklamam üzerine Resulullah:Ey Fatıma, Allah’tan kork, Allah’a olan farzlarını eda et, aileyin işlerini yap. Yatağına girince otuzüç kere sübhanallah, otuzüç kere elhamdülillah, otuzüç kere Allahuekber de. Böylece hepsi yüz yapar. Bu senin için hizmetçiden daha hayırlıdır.. buyurdular. Fatıma (radıyallahu anha):Allah’dan ve Allah’ın Resulünden razıyım dedi. Resulullah ona hizmetçi vermedi.”Buhari, Fedailul Ashab 9, Humus 6, Nafakat 6, 7, Da’avat 11; Müslim, 80, (2727); Tirmizi, Da’avat 24, (3405); Ebu Davud, Harac 20, (2988, 2989), Edeb 109, (5062, 5063).KADININ KOCA ÜZERİNDEKİ HAKKI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3275
  • Hz. Enes (radıyallahu anh)’in anlattığına göre, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Dûmetli Ükeydir’den de cizye aldı.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1070
  • Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: “Fetih günü bir adam kalkıp: “Ey Allah’ın Resûlü dedi. Ben aziz ve celil olan Allah’a nezirde bulundum ve dedim ki: “Eğer Mekke’nin fethini sana müyesser ederse, Beytu’I Makdis’te iki rek’at namaz kılacağım.” Resülullah aleyhissalatu vesselâm adama:Sen şurada kıl! cevabında bulundu. Adam talebini tekrar etti:Sen şurada kıl! buyurdu. Adam bir kere daha tekrar edince:Öyleyse sen bilirsin buyurdular.”Ebu Dâvud, Eymân 24, (3305).ORUÇLA İLGİLİ NEZİR.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5695
  • Avf İbnu Mâlik el-Eşca’î (radıyallahu anh) anlatıyor: “Biz Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’in huzurunda yedi veya sekiz veyahut dokuz kişiydik. “Allah Resûlü’ne biat etmiyor musunuz?” dedi. Ellerimizi uzatarak: “Hangi şarlara uymak üzere biat edeceğiz ey Allah’ın Resûlü?” dedik. Şu cevabı verdi:Allah’a ibadet etmek ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmamak, beş vakit namazı kılmak (verilen emirlere) kulak verip itaat etmek -ve bu sırada gizli bir kelime fısıldayarak devamla- Halktan hiçbir şey istemeyin” buyurdu. Avf İbnu Malik İlâveten der ki, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’i benimle dinleyen o cemaatten öylelerini biliyorum ki, bineğinin üzerinde iken kazara kamçısı düşse kimseye “Şunu bana verir misin?” diye talebde bulunmaz (iner kendisi alır)dı.”Müslim, Zekât 108, (1043); Ebu Dâvud, Zekât 27, (1642); Nesâî, Salât, 5, (1, 229); İbnu Mâce, Cihâd 41, (2867).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 41