
Abdullah İbnu Şakik merhum anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın Ashâb’ı ameller içerisinde sadece namazın terkinde küfür görürledi.”Tirmizî, İman 9, (2624).

Abdullah İbnu Şakik merhum anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın Ashâb’ı ameller içerisinde sadece namazın terkinde küfür görürledi.”Tirmizî, İman 9, (2624).

Muâviye İbnu Câhime’nin anlattığına göre; Câhime (radıyallahu anh) Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e gelir ve: “Ey Allah’ın Resûlü, ben gazveye (cihad) katılmak istiyorum, bu konuda sizinle istişâre etmeye geldim” der. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Annen var mı?” diye sorar. “Evet” deyince, “Öyleyse ondan ayrılma zira cennet onun ayağının altındadır” buyurur.Nesâî, Cihad 6, (6, 11).

Ebu Rimse anlatıyor: “Babamla birlikte Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a gittik. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm babama:Bu, oğlun mu? diye sordu. Babam:Ka’be’nin Rabbine yemin olsun oğlum! dedi. Resûlullah tekrar:Hakikaten mi? buyurdular. Babam: “Şehadet ederim oğlumdur!” deyince. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, babamın yemini ve benim babama benzerliğimin fazlalığı sebebiyle tebessüm buyurdular ve sonra:Bilesin! O senin cinayetinle sorumlu tutulamaz. Sen de onun cinayetinden sorumlu olmazsın buyurdular ve şu ayeti tilavet ettiler. (Mealen): “Hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez” (En’am 164).Ebu Davud, Diyat 2, (4495); Nesai, Kasame 39, (8, 53).CEMAATE BİR KİŞİ SEBEBİYLE, HÜR’E DE KÖLE SEBEBİYLE KISAS

Semüre İbnu Cündeb radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Cuma günü kim abdest alırsa bununla (o, sünneti yerine getirmiş, fazilete ermiş) olur ve (sünneti yapmış olma) nimetine erer. Ama cuma günü kim de guslederse (bilsin ki) gusül daha faziletlidir.”Ebu Davud, Taharet 130, (354); Tirmizi, Salat 357, (497); Nesai, Cuma 9, (3, 94).

Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki: “Ümmetim beş tabakadır: İlk kırk yıl, hayır ve takva ehlidir. Bunu takip edenler yüzyirmi yılına kadardır. Bunlar merhamet sahibi, sıla-i rahme değer veren kimseler olacak. Sonra yüzaltmış yılına kadar olanlar birbirlerine sırt çevirirler, aralarındaki (kardeşlik bağlarını) koparırlar. Sonra da birbirlerini öldürme devri gelir. O devirde kurtuluş isteyin, kurtuluş!”Hz. Enes İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Ümmetim beş tabakadır. Her tabaka kırk yıldır. Benim tabakam ve ashabımın tabakası ilim ve iman ehli insanların tabakasıdır. İkinci tabaka kırk ile seksen yılı arasındaki (insanların) tabakasıdır, bunlar hayır ve takva ehli insanlardır…” (Hz. Enes, sonra hadisi yukarıdaki şekilde tamamladı.)”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki: “Ümmetim beş tabakadır: İlk kırk yıl, hayır ve takva ehlidir. Bunu takip edenler yüzyirmi yılına kadardır. Bunlar merhamet sahibi, sıla-i rahme değer veren kimseler olacak. Sonra yüzaltmış yılına kadar olanlar birbirlerine sırt çevirirler, aralarındaki (kardeşlik bağlarını) koparırlar. Sonra da birbirlerini öldürme devri gelir. O devirde kurtuluş isteyin, kurtuluş!”Hz. Enes İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Ümmetim beş tabakadır. Her tabaka kırk yıldır. Benim tabakam ve ashabımın tabakası ilim ve iman ehli insanların tabakasıdır. İkinci tabaka kırk ile seksen yılı arasındaki (insanların) tabakasıdır, bunlar hayır ve takva ehli insanlardır…” (Hz. Enes, sonra hadisi yukarıdaki şekilde tamamladı.)”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Bir adam: “Ey Allah’ın Resûlü babam nerededir?” diye sormuştu.Cehennemde! buyurdular. Adam (gitmek üzere) geri dönünce, Aleyhissalâtu vesselâm adamı çağırdı ve:Muhakkak ki, benim babam da senin baban da ateşteler! buyurdu.”Müslim, İman 347, (203); Ebu Dâvud, Sünnet 18, (4718).

Ebu Vâil (radıyallahu anh) anlatıyor: “es-Subeyy İbnu Ma’bed dedi ki: “Ben Hıristiyan bir bedevî idim. Sonradan Müslüman oldum. Kabilemden Hüzeym İbnu Sürmüle adında bir kimseye gelerek: “Hey adamım, ben cihâd hususunda hırslıyım. Hacc ve umre yapmayı da üzerime vecibe buldum. Ben bu ikisini nasıl birleştirebilirim?”diye sordum. Bana:İkisini birleştir ve kolayına gelen bir kurban kes dedi. Ben de ikisine birden (niyet edip) ihrama girdim. (Küfe’ye bir merhale mesafedeki) Uzeybe nam mevkiye geldiğim zaman Selmân İbnu Rebîa ve Zeyd İbnu Sühan ile karşılaştım. Ben hacc ve umre her ikisi için ihramdaydım. Biri diğerine benim hakkımda:Bu adam devesi kadar da bilgili değil dedi. Bunu işitince tepeme dağ yıkıldı zannettim. Doğru Ömer İbnu’1-Hattâb (radıyallahu anh)’agittim. Ben, hac ve umre her ikisi için de ihramımı devam ettirerek, hikâyemi anlattım. Hz. Ömer bana:Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) sünnetine irşâd edilmişsin dedi.”Ebu Dâvud, Menâsik 24, (1799); Nesâî- Hacc 49, (5, 146, 147); İbnu Mace,Menâsik 38, (2970).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Allah hayız görenin (kadının) namazını başörtüsüz kabul etmez.”Ebü Dâvud, Salat 85, (641); Tirmizî, Salât 277, (377).

Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ölmek üzere olan bir gencin yanına girmişti. Hemen sordu:Kendini nasıl buluyorsun?Ey Allah’ın Resûlü, Allah’tan ümidim var, ancak günahlarımdan korkuyorum diye cevap verdi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) da şu açıklamayı yaptı: “Bu durumda olan bir kulun kalbinde (ümit ve korku) birleşti mi Allah o kulun ümid ettiği şeyi mutlak verir ve korktuğu şeyden de onu emin kılar.”Tirmizî, Cenâiz 11, (983); İbnu Mâce, Zühd 31, (4261).