
İbnu Abbâs (radıyallabu anhümâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissâlatu vesselâm), ramazan dışında hiçbir ayı tam olarak oruçlu geçirmedi.”Buhari, Savm 53; Müslim, Savm 178, (1157); Nesâi, Savm 70, (4, 199)AŞÛRE ORUCU

İbnu Abbâs (radıyallabu anhümâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissâlatu vesselâm), ramazan dışında hiçbir ayı tam olarak oruçlu geçirmedi.”Buhari, Savm 53; Müslim, Savm 178, (1157); Nesâi, Savm 70, (4, 199)AŞÛRE ORUCU

Amr İbnu Şu’ayb an ebihi an ceddihi radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (kızı) Zeyneb radıyallahu anhâ’yı kocası (Ebu’l-Âs’a) yeni bir nikah, yeni bir mehirle iade etti.”Tirmizi, Nikâh 43, (1142); İbnu Mace, Nikâh 60, (2010).

İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Uğursuzluk çıkarmak şirktir, uğursuzluk çıkarmak şirktir, uğursuzluk çıkarmak şirktir. (İhtiyarsız kalbine uğursuzluk vehmi gelip içinde bazı şeylere karşı nefret duyan) hâriç bizden kimsede bu yoktur. Lakin Allah onu tevekkülle giderir.Ebu Davud, tıbb 24, (3910); Tirmizi, Siyer 47, (1614).

Abdullah İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: ‘İnsanlar, içerisinde bir tane iyisini bulamayacağın yüz deve(lik bir sürü) gibidirler.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *ÜMMETLERİN AYRILMASI

Hz. Câbir (radiyallahu anh) anlatiyor: “Biz bir gazvede Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile beraberdik, bir ara söyle buyurdular: “Medine’de kalan öyleleri var ki, kateddiginiz her mesafe ve geçtiginiz her vâdide ayrica sizinle berabermis gibi sevabiniza eksiksiz ortak oluyorlar. Bunlar, (cihada katilmayi cânu gönülden arzulayip da) özürleri sebebiyle orada kalanlardir.” Bu rivayeti Buhârî ve Ebu Dâvud, Hz. Enes (radiyallahu anh)’ten tahric etmislerdir.Müslim, Imâret 159, (1911).

Üsâme İbnu Zeyd (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “(Mirâc sırasında) cennetin kapısında durup içeri baktım. Oraya girenlerin büyük çoğunIuğunun miskinler olduğunu gördüm. Dünyadaki imkân sâhiplerinin cehennemlikleri ateşe gitmeye emrolunmuşlardı, geri kalanlar da mahpus idiler. Cehennemin kapısında da durdum. Oraya girenlerin büyük çoğunluğu da kadınlardı.”Buhâri, Rikâk 51, Müslim, Zühd 93, (2736).

Enes İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Irku’n-nesânın (oturak hizasından topuğa kadar uzanan bir sinirin) ilacı, arabî bir koyunun kuyruğudur. Bu kuyruk eritilip üç kısma ayrılır, sonra her sabah aç karnına bir parça içilir.”HUMMA

Enes İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Irku’n-nesânın (oturak hizasından topuğa kadar uzanan bir sinirin) ilacı, arabî bir koyunun kuyruğudur. Bu kuyruk eritilip üç kısma ayrılır, sonra her sabah aç karnına bir parça içilir.”HUMMA

Hz. Ömer ve Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anhümâ) anlatıyorlar: “Resülullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: “Kim bir belaya uğrayanı görünce şu duayı okursa: “Seni imtihan ettiği şeyde bana âfiyet veren ve birçok yarattığından beni üstün kılan Allah’a hamdolsun!” Artık yaşadığı müddetçe, bu bela ne olursa olsun ona mâruz kalmaktan muaf kılınır.”Tirmizi, Da’avât 38, (3427, 3428); İbnu Mâce, Dua 22, (3892).Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh)’nin bir rivayetinde sâdece: “..Bu bela ona isâbet etmez” denmiştir.SEBEBE VE VAKTE BAĞLI OLMAYAN DUALAR

Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor. “Sa’d İbnu Mu’az, Hendek savaşı sırasında kol damarından yaralanınca, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm onun için mescide bir çadır kurdurdu. Maksadı, onu daha yakından ziyaret etmek (ve ilgilenmek)ti.”Ebu Davud, Cenaiz 8, (3101); Nesai, Mesacid 18, (2, 45).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *