• Berâ (radıyallahu anh): “İğrenmeden alamayacağınız pis şeyleri vermeye kalkmayın…” (Bakara, 267) meâlindeki ayet biz ensarlar hakkında indi” dedi ve anlattı: “Biz hurma yetiştiren kimselerdik. Herkes, hurmasından az veya çok oluşuna göre tasadduk ederdi. Bu cümleden olarak, kişi bir iki hurma salkımı getirir onu mescide asardı. Mescidde kalan Ehl-i Suffa’nın yiyeceği yoktu. Bunlardan biri acıktığı zaman, salkıma gelir, sopasıyla vurur, ondan bir miktar hurma düşürür ve yerdi. Hayrı düşünmeyenlerden bazıları, içerisinde kalitesiz hurmaların çokça bulunduğu salkımlardan, bazıları kırık adi salkımlardan getirip asıyordu. Bunun üzerine Cenâb-ı Hakk şu âyeti indirdi: “Ey iman edenler: Kazandıklarınızın temizlerinden ve size yerden çıkardıklarımızdan sarfedin; iğrenmeden alamıyacağınız pis şeyleri vermeye kalkmayın. Allah’ın müstağni ve övülmeye layık olduğunu bilin.” Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ayeti şöyle açıklar: “Sizden biri, sadaka olarak verdiği şeyin benzeri, kendisine verildiği takdirde onu istemeye istemeye, utanarak alacağı şeyden almamasına dikkat etsin.” İbnu Abbas der ki: “Bundan sonra hepimiz, sahib olduğumuz şeylerin iyilerinden verir olduk.”Hadisi, Tirmizi rivayet eder ve sahih olduğunu belirtir. (Tefsir, (2990). Hadisi İbnu Mâce, Zekat’ın 19, (1822) babında kaydeder.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 506
  • Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “”Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Şayet Ensar bir vadiye veya geçide sülûk etse ben de mutlaka Ensar’ın gittiği vadiye ve geçide sülûk ederim. (Eğer hicret olmasaydı ben Ensâr’dan biri olurdum.)Ebu Hüreyre der ki: “Ona annem ve babam feda olsun. (Bu sözüyle haddi aşmış, Ensarın hakkından fazlasını onlara vererek) zulmetmiş değildir. (Zira) onlar O’nu barındırdılar ve O’na yardım ettiler veya bir başka kelime (ile ifade edilecek) yardımlar yaptılar. Mallarıyla kendisine ve Ashabına muâvenette bulundular.”Buhari, Menakıbu’l-Ensar 2, Temenni 9.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4465
  • Yine Hz. Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah yüzüğünü sağ eline takardı.”Ebü Dâvud, Hâtim 5, (4226); Nesâi, Zinet 49, (8,175).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2075
  • İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: “Âma yani gözleri kör bir zat, ümmü veled olan cariyesini, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a şetmettiği için öldürdü. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm cariyenin kanını heder eddetti.”Ebu Davud, Hudûd 2, (4361); Nesai Tahrim 16, (7, 107, 108).AKRABALARIN CİNAYETİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4933
  • Yine Hz. Enes demiştir ki: “Safiyye Bintu Huyeyy’in nikahında Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm sevik ve hurma ile ziyafet verdi.”Ebu Davud, Et’ime 2, (3744); Tirmizi, Nikah 10, (1095).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3935
  • İmam Malik’ten rivayete göre, “kendisine, “Malım Allah yolunda sadakadır” diyen kimse hakkında sorulmuştu, şu cevabı verdi:Üçte birini sadaka yapar. Zira, Aleyhissalâtu vesselâm, Ebu Lübâbe radıyallahu anh: Günahı işlemiş bulunduğum kavmimin yurdunu terkedip, sana mücavir olacağım. Malımı da Allah ve Resûlüne tasadduk edeceğim” dediği vakit: “Bu maldan üçte birinin bağışı sana kifâyet eder” demişti.”Muvatta, Nüzûr 16, (2, 481).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5704
  • İmam Malik’ten rivayete göre, “kendisine, “Malım Allah yolunda sadakadır” diyen kimse hakkında sorulmuştu, şu cevabı verdi:Üçte birini sadaka yapar. Zira, Aleyhissalâtu vesselâm, Ebu Lübâbe radıyallahu anh: Günahı işlemiş bulunduğum kavmimin yurdunu terkedip, sana mücavir olacağım. Malımı da Allah ve Resûlüne tasadduk edeceğim” dediği vakit: “Bu maldan üçte birinin bağışı sana kifâyet eder” demişti.”Muvatta, Nüzûr 16, (2, 481).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5704
  • Sâlih İbnu Muhammed İbni Zâide anlatıyor: “Mesleme (radıyallahu anh) ile birlikte Rum diyarına girdik. Ganimetten çalan bir adam getirildi. Mesleme, bu mesele hakkında Sâlim’e sordu. Sâlim şu cevabı verdi:Babam’ı (Abdullah İbnu Ömer) (radıyallahu anhümâ) dinledim, babası Ömer (radıyallahu anh)’den naklen Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın şu sözünü rivayet etmişti:

    Kim ganimetten çalarsa, (bütün) eşyasını yakın, kendisini de dövün.”Salih İbnu Muhammed devamla der ki: “Adamın eşyası arasında bir Mushafbulduk. Sâlim’e bunun hakkında da sorduk (yakalım mı? diye).Onu satıp, bedelini tasadduk edin!buyurdu.”Tirmizî, Hudüd 28, (1461); Ebu Dâvüd, Cihâd 145, (2713).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1112
  • Buhâri ve Müslim’de yine İbnu Ömer anlatıyor: “Halk, Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte Hıcr’a Semüd kavminin yurduna inince, kuyularından su aldılar ve onunla hamurları develere yem yapmalarını emretti. Ayrıca, Hz. Sâlih’in devesinin su içtiği kuyudan su almalarını emretti.”Buhâri, Enbiya 17; Müslim, Zühd 40, (2981).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1950
  • Amr İbnu Şuayb an Ebihi an Ceddihi (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Duaların en faziletlisi àrefe günü yapılan duadır. Ben ve benden önceki peygamberlerin söyledikleri en faziletli söz, lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerike leh lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü ve hüve alâ külli şey’in kadir. (Allah’tan başka ilah yoktur, O tektir, O’nun ortağı yoktur, mülk O’nundur, hamd O’na aittir. O, herşeye kâdirdir) sözüdür.”Muvatta, Kur’ân 32, (1, 214, 215); Tirmizi, Da’avât 133, (3579).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1837