• Tirmizî’nin.İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) ‘dan yaptığı bir rivayette şu ziyade gelmiştir: İbnu Abbâs der ki: “Bir adam gelerek dedi ki, “Ey Allah ‘ın Resûlü! gece uyurken rüyamda kendimi gördüm. Sanki ben bir ağacın arkasında secde yapıyorum. Ben secde yaptım, secdem üzerine ağaç da secde yaptı. Onun şöyle söylediğini işittim: ” Allah ‘ım, secdem sebebiyle bana sevab yaz, onun hürmetine günahımı dök, onu senin nezdinde bana azık yap. Kulun Dâvud’dan kabul ettiğin gibi, onu benden kabul et. “İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ) der ki: “Bundan sonra, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ‘ın secde âyeti okuduğunu, (tilavet secdesi sırasında) o adamın kendisine, ağacın sözü olarak haber verdiği duanın aynısyla dua ettiğini işittim.”Tirmizî, Da’avât 33, (3420).ŞÜKÜR SECDESİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2750
  • Yine Tirmizî’de Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ)’den kaydedilen bir hadiste denmiştir ki: “Öğleyi tacilde Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) sizden daha titizdi. Siz de ikindiyi tacilde ondan daha titizsiniz.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2354
  • Ukbe İbnu Âmir radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir gün çıkıp, Uhud şehidlerine cenazelere kıldığı namazla namaz kıldı. Sonra minbere geçti:Ben dedi, sizden önce (havuzun başına) varacağım ve ben size şahidlik yapacağım. Şimdi, şu anda ben, vallahi havzımı görüyorum. Bana arzın hazinelerinin anahtarları verildi. Vallahi ben artık sizin benden sonra şirke düşmenizden korkmuyorum. Fakat sizin dünya hususunda birbirinizle rekabete, çekememizliğe düşmenizden korkuyorum.Buhârî, Rikâk 53, 7, Cenâiz 73, Menâkıb 25, Megâzî 17, 27; Müslim, Fezâil 30, (2296).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5329
  • İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Müşrikler (haccederken şu şekilde telbiyede bulunurlardı): “Lebbeyke lâ şerî-ke leke: ‘ Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) da: “Yazık size, yeter, yeter” buyururdu. Müşrikler (telbiyelerinin devamında): “Yalnız bir şerik müstesna, o senin şerikindir, sen ona da, onun mâlik olduğu şeylere de mâliksin” derlerdi. Onlar, bunu, Kâbe’yi tavaf ederken söylerlerdi.”Müslim, Hacc 22, (1185).İHRAMINI İFSAD EDENLER HAKKINDA

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1246
  • Ebu Hüreyre radıyallahu anh)’den nakledildiğine göre, Ebu Hüreyre mescidde abdest alırken yanına Abdullah İbnu Kârız gelir. Ona, Ebu Hüreyre şu açıklamayı yapar: “Bir keş (kurumuş çökelek) parçası yedim, bu sebeple abdest alıyorum. Çünkü ben Resulallah aleyhissalâtu vesselâm’ın “Ateşte pişen şeyler yiyince abdes alın” dediğini işittim.”Müslim, Hayz 90, (352); Nesâi, Taharet 122, (1,105,106); Tirmizi, Tahâret 58, (79); Ebu Dâvud, Tahâret 76, (194). Bu, Müslim’in lafzıdır. Müslim’de Hz. Aişe’den de buna benzer bir rivâyet mevcuttur.ABDESTİN TERKİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3654
  • Ebu z-Zübeyr anlatıyor: “Hz. Câbir (radıyallahu anh)’e ihrama girme yerinden sorulmuştu. Şu cevabı verdi: “Ben Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın bu hususta şöyle söylediğini işittim. “Medineliler’in ihrama girme yeri Zülhuleyfe’dir. Diğer yol Cuhfe’dir. IrakIılar ‘ın ihrama girme yeri Zât-ı Irk’dır. Necidliler’in ihrama girme yeri Karnı’lMenâzil’dir. Yemenliler’in ihrama girme yerleri Yelemlem’dir.”Müslim, Hacc 18, (1183).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1167
  • Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Medine’yi şu şu yer arasında kalan kısımlarıyla haram ilan etti. “Kim bu haramı ihlâl edecek bir davranışta bulunursa, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onun üzerine olsun. Allah Kıyamet günü o kimseden ne farz ne nafile (hiçbir hayır) kabul etmesin” (buyurdu).”Buhari, Fezailu’l-Medine 1, İ’tisam 6; Müslim, Hacc 462, 463,464, (1365, 1366, 1367).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4562
  • İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Hz. Cibril (aleyhisselam)’e: “Bana, niye hâlen yapmakta olduğundan daha fazla ziyarette bulunmuyorsun?” diye sormuştu, şu ayet indi: “Cebrail Muhammed’e şöyle dedi: “Biz ancak Rabbinin buyruğuyla ineriz, geçmişimizi, geleceğimizi ve ikisinin arasındakileri bilmek O’na mahsustur. Rabbin unutkan değildir” (Meryem 64).Buhari, Tefsir, Meryem 2, Bed’ü’l-Halk 6, Tevhid 28; Tirmizi, Tefsir, Meryem, (3157).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 703
  • Ebü Abdirrahman el-Hubuli anlatıyor: “Bir adam Abdullah İbnu Amr (radıyallâhu anh)’a sorarak dedi ki: “Biz muhâcirlerin fakirlerinden değil miyiz?” Abdullah da ona sordu: “Kendisine sığındığın bir zevcen var mı?” Adam: “Evet” dedi. Abdullah: “Senin oturduğun bir meskenin var mı?’ Adam: “Evet!” deyince Abdullah: “Sen zenginlerdensin!” dedi. Adam: “Benim bir de hizmetçim var!” diye ilave edince, Abdullah: “Öyleyse sen krallardansın!” dedi.”Müslim, Zühd 37, (2979).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2048
  • Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ)’nin anlattığına göre, kendisinden, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselam)’ın şiirden birşeyler terennüm edip etmediği sorulmuştur da şu cevabı vermiştir:Evet, İbnu Ravâha’nın şiirini terennüm eder ve şu mısraı okurdu: Kendisine azık vermediğin kimseler sana haber getirecek.”Tirmizî, Edeb 70, (2852).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2291