• Ebu Sa’idi’l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a:Ey Allah’ın Resulü! Biz senin için Budâ’a kuyusundan su alıyoruz. Halbuki onun içerisine (ölmüş) köpeklerin leşleri, kadınların hayız bezleri, insan pislikleri atılıyor, (ne yapalım, su almaya devam edelim mi?) diye sordular. Şu cevabı verdi:Su temizdir, onu hiçbir şey kirletmez.Ebu Davud, Taharet 34, (66); Tirmizi, Taharet 49, (66); Nesai, Miyah 2, (1, 174).Bu, Ebu Davud’un metnidir. Ebu Davud der ki: “Kuteybe İbnu Said’i işittim. Dedi ki: “Budâ’a kuyusunun kayyimine derinliğini sordum. Suyun en çok olduğu durumda kasıklara kadar çıkar” dedi. “Azaldığı zaman?” dedim, “Avret mahallinin (dizinin) altına düşer” dedi. Ebu Davud der ki: “Budâ’a kuyusunu ridam ile bizzat takdir ettim. Üzerine ridamı gerdim. Sonra ridamı ölçtüm. Kuyunun genişliği altı zira idi. Bahçenin kapısını bana açan kimseye: “kuyunun süre gelen yapısı hiç değiştirildi mi?” diye sordum. Bana “Hayır!” dedi. Kuyunun içindeki suyun rengini değişmiş gördüm.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3468
  • Tirmizi’nin bir rivayetinde Hz. Yusuf’la ilgili olarak Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurmuştur: “Kerim oğlu Kerim oğlu Kerim oğlu Kerim; İbrahimoğlu İshâkoğlu Yakuboğlu Yusuf’tur.Ve ilave etti:Şayet, hapiste onun yerine ben yatmış olsaydım da, sonunda bana elçi gelseydi, çıkma hususunda hemen cevap verirdim. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) arkadan şu ayeti okudu: “Kendisine elçi gelince, “Efendine dön de ellerini kesen o kadınların zoru neydi kendisine sor” dedi.Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) devamla şunu söyledi: “Allah Teâla’nın rahmeti Lût’a olsun, o aslında çok sağlam bir kaleye sığınmıştı. Allah ondan sonra, her peygamberi kavminden kalabalık bir ceaat içinde gönderdi.”Tirmizi, Tefsir, Yusuf, (3115).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 504
  • İbnu Abbâs radıyallahu anhüm anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Bâdiyede (kırda, sahrada, köyde) yaşayan kabalaşır, av peşinde koşan gaflete düşer. Sultanın kapısına gelen fitneye düşer. Kişi sultana yakınlığını artırdığını nisbette Allah’tan uzaklaşır.”Ebu Dâvud, Sayd 4, (2859, 2860); Tirmizi, Fiten 69, (2257); Nesâi, Sayd 24, (7,195).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5932
  • Mesruk ve Şakik rahimehümallah anlatıyor: “Abdullah İbnu Mes’ud radıyallahu anh dedi ki: “Kendisinden başka ilah olmayan Zât-ı Zülcelal’e yemin olsun. Kur’ân’dan nazil olan her bir sûrenin nerede indiğini, her bir ayetin ne sebeple indiğini mutlaka biliyorum. Eğer bilsem ki, bir kimse Kitabullah’ı benden daha iyi bilmektedir ve ona da deve ulaşabilmektedir, mutlaka binip giderim.”Buhari, Fezailu’l-Kur’ân 8; Müslim, Fezailu’s-Sahabe 114, (2462); Nesai, Zinet 10, (8, 134).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4408
  • Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam vefat ettiği zaman, (ashab, Aleyhissalatu vesselam’ın lahd veya şakk usulünden hangisiyle defnedileceği hususunda) ihtilaf ettiler. Hatta bu hususta (aralarında) konuştular, sesleri yükseldi. Bunun üzerine Hz. Ömer radıyallahu anh: “Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın yanında ne sağ iken ne de ölmüş iken bağırmayın! -veya buna benzer bir söz- söyledi. Sözlerine devamla: “Şakk usulüyle kazan kimseye de, lahid usulüyle kazan kimseye de adam gönderin” dedi. Bunun üzerine lahid yapan erken geldi. Aleyhissalatu vesselam için bir lahid kazdı. Sonra Resulullah aleyhissalatu vesselam oraya defnedildi.”KABRİN KAZILMASI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6430
  • Sâlim, babası Abdullah İbnu Ömer’den naklen anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) (mallardan alınması gereken) zekâtlarını miktarını belirten bir kitap yazmıştı. Âmillerine göndermeden vefat etti. Resülullah onu kılıncına yakın olarak asmıştı. Hz. Ebü Bekir (radıyallâhu anh), ölünceye kadar onunla amel etti. Sonra Hz. Ömer (radıyallâhu anh) de ölünceye kadar onunla amel etti. Bu kitapta şunlar yazılı idi:Develer1) 5 devenin zekatı 1 koyundur.2) 10 devenin zekatı 2 koyundur.3) 15 devenin zekatı 3 koyundur.4) 20 devenin zekatı 4 koyundur.5) 25’e ulaştı mı 35’e kadar, zekat bir bintu mehaz’dır.6) 36’ya ulaştı mı 45’e kadar, zekat bir ibnu lebun’dur.7) 46’ya ulaştı mı 60’a kadar, zekat bir hıkka’dır.8) 61’e ulaştı mı 75’e kadar, zekat bir ceza’a’dır.9) 76’ya ulaştı mı 90’a kadar, zekat 2 ibnetu lebûn’dur.10) 91’e ulaştı mı 120’ye kadar, zekat 2 hıkka’dır.11) Deve 120’den fazla ise zekat her elliye bir hıkka; her kırka bir ibnetu lebûn zekat gerekir.Koyuna Gelince12) 40’a ulaşınca 120 koyuna kadar zekatı 1 koyundur.13) 121’e ulaşınca 200 koyuna kadar zekatı 2 koyundur.14) 201’e ulaşınca 300 koyuna kadar zekatı 3 koyundur.15) 300’ü aştı mı her 100 koyuna bir koyun zekat düşer, yüzden aşağıda kalan küsurata zekat düşmez.16) Zekat korkusuyla müctemi (birleşik) olanlar ayrılmaz, müteferrik (ayn) olanlar da birleştirilmez.17) İki ortağın malından alınan zekatta, her ikisi de adalet üzere birbirlerine müracaat ederler.18) Zekât olarak, çok yaşlı ve ayıplı olan hayvan alınmaz.19) Zühri der ki: “Zekatı almak üzere memur geldiği vakit, koyunlar üç sınıfa ayrılır: Üçte biri kötü, üçte biri iyi, üçte biri de vasat. Zekat memuru, zekat payını vasat kısmından alır.” Zühri, sığırdan bahsetmez.”Tirmizi, Zekat 4, (621); Ebu Davud, Zekat 4, (1568, 1569, 1570); İbnu Mace, Zekat 9, (1798).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1991
  • Ümmü Seleme (radıyallahu anhâ) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Gümüş kaptan su içen, karnına cehennem ateşi dolduruyor demektir”Buhârî, Eşribe 28; Müslim, Libas 1, (2065); Muvatta, Sıfatu’n-Nebi 11 (2, 924-925); İbnu Mace, Eşribe 17(3413).Müslim’in bir diğer rivayetinde şöyle denir: “Kim altın veya gümüş bir kaptan içerse…”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 143
  • İbnu Mes’ûd (radıyallahu anh) demiştir ki: “Biz, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) zamanında tencere, kova gibi eşyaları âriyeten vermeyi (Mâun suresinde zikri geçen) yardım (mâun) addederdik.”Ebü Davud, Zekât 32, (1657).KEVSER SURESİ- Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir gün mescidde iken hafıf bir uyku kestirmesi yaptı, sonra gülerek başını kaldırdı. Kendisine:Ey Allah’ın Resülü, niçin gülüyorsunuz? diye sorulunca:Bana az önce şu süre nazil oldu deyip besmele çekti, sonuna kadar Kevser süresini okudu:Bismillahirrahmanirrahim, Ey Muhammed! Doğrusu sana pek çok nimet vermişizdir. Öyleyse Rabbin için namaz kıl, kurban kes. Doğrusu adı sanı ortadan kalkacak olan, sana kin tutan kimsedir (Kevser 1-3).Resûlullah kıraatı tamamlayınca sordu:Kevser’in ne olduğunu biliyor musunuz?Biz:- Allah ve Resûlü bilir dedik.Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) açıkladı:Bu bir nehirdir. Rabbim onu bana vâdetmiştir. O nehir üzerinde pek çok hayırlar var. Bu bir havuzdur da. Kıyamet günü ümmetim onun başında (su içmek üzere) toplanacak. Bu havuzdaki maşrapalar gökteki yıldızlar kadar çoktur. Derken içlerinden bir kul çıkarılıp atılacak. Ben müdâhale edip: Ey Rabbim (onu niye atıyorsun) o benim ümmetimdendir?” diyeceğim. Ancak Cenab-ı Hakk: “Bunlar senden sonra ne bid’atler işlediler senin haberin yok” diyecek.”Buhârî, Tefsir, İnnâ a’taynake’l-kevser 1, Rikâk 53, Müslim, Salat 53, (400); Tirmizî,Tefsir, Kevser (3357), Ebü Davud, Sünnet 26, (4747, 4748); Nesâî, Salât 21, (2,133,134).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 881
  • Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: “Resülullah (aleyhissalatu vesselâm), bir gazveden -veya bir seferden- döndüğü vakit Medîne’ye gece ulaşacak olsa girmez, sabahı beklerdi. Sabahtan önce ulaşacak olsa yine girmez, sabah vaktini beklerdi. Derdi ki: “Biraz mühlet tanıyın da kokusunu sürünmemiş olan taransın, kocası gurbette olan usturasını kullansın.”Buhârî, Nikah 120, Umre 16; Müslim, İmâret 183-184, (715); Ebü Dâvud, Cihâd 175, (2776, 2777, 2778); Tirmizî, Radâ 17, (1172) İsti’zân 19, (2713).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2176
  • İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ)’den yapılan bir rivayete göre, hacc veya umre için ihrama giren hayızlı kadın hakkında, “Kadın dilerse umre veya haccı için ihrama girer, ancak Beytullah’ı tavaf edemez, Safa ile Merve arasındaki sa’yi de yapamaz. Bunlar dışındaki bütün menâsike insanlarla birlikte katılır. Temizleninceye kadar mescide yakın olmaz.”Muvvata, Hacc 45.* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1229