
İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Size bir kavmin büyüğü gelince onu büyükleyin, ikramda bulunun.”HAPŞIRANA TEŞMİT

İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Size bir kavmin büyüğü gelince onu büyükleyin, ikramda bulunun.”HAPŞIRANA TEŞMİT

Nesa’i’nin rivayetinde şu ziyade mevcuttur: “Berire radıyallahu anha kendi nefsinin hürriyete kavuşması için dokuz okiyye üzerine mükatebe yaptı. Her sene bir okiyye ödeyecekti. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm onu, (hürriyetine kavuştuğu zaman) kocası ile beraberliğe devam etme veya boşanma hususunda muhayyer bıraktı. Kocası köle idi. Berire kendini (kocadan ayrılmayı) tercih etti. Urve der ki: “Kocası hür olsaydı, Aleyhissalatu vesselam Berire’yi muhayyer bırakmazdı.”MUTALLAKA VE MUHTELEA’NIN İDDETLERİ

Nesa’i’nin rivayetinde şu ziyade mevcuttur: “Berire radıyallahu anha kendi nefsinin hürriyete kavuşması için dokuz okiyye üzerine mükatebe yaptı. Her sene bir okiyye ödeyecekti. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm onu, (hürriyetine kavuştuğu zaman) kocası ile beraberliğe devam etme veya boşanma hususunda muhayyer bıraktı. Kocası köle idi. Berire kendini (kocadan ayrılmayı) tercih etti. Urve der ki: “Kocası hür olsaydı, Aleyhissalatu vesselam Berire’yi muhayyer bırakmazdı.”MUTALLAKA VE MUHTELEA’NIN İDDETLERİ

Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Bir mü’minin nefsini alçaltıp zelil kılması muvafık değildir.”Orada bulunanlar: “Kişi nefsini nasıl zelil kılare?” dediler.Tâkat getiremeyeceği belaya karşı kendini ileri sürer! buyurdular.”Tirmizi, Fiten 67, (2255).

Ebu Dâvud’un Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) hazretlerinden kaydettiği bir rivayette şöyle denir: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Alış veriş yapan her iki taraf da akitden memnun kalmadıkça ayrılmasınlar.”Ebu Dâvud, Büyû 53, (3458); Tirmizî, Büyü 27, (1248).

Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: “Kendisine buhur değen kadın sakın bizimle yatsı namazına katılmasın.Müslim, Salât 143, (444); Ebü Dâvud, Tereccül 7, (4175); Nesâî, Zînet 87, (8, 154).ZİNETLE İLGİLİ ÇEŞİTLİ MESELELER

Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Telbine (denen sütlü çorba) hastanın kalbini dinlendirir, hüznün bir kısmını götürür.”Buhari, Tıbb 8, Et’ime 24; Müslim, Selam 90, (2216).

Hz. Cabir (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) buyurdular ki: “Yemek veya bir başka şey için namazınızı tehir etmeyin.”Ebü Davud, Et’ime 10, (3758).

Abdurrahman İbnu Ebî Ukbe, babasından naklediyor. Babası İran asıllı bir azadlı idi. Der ki: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte Uhud Savaşı’na katıldım. Müşriklerden bir adama darbeyi indirdim ve: “Al, bu sana benden, ben İranlı bir köleden!” dedim. (Sözlerimi işitmiş bulunan) Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana doğru baktı ve: “Niye, ben Ensarî bir köleyim demedin? Bir kavmin kızkardeşlerinin oğlu o kavimden sayılır” dedi.Ebu Dâvud, Edeb 121, 5/23; İbnu Mâce, Cihâd 13, (2784).Bu hadisin son cümlesi yani, ibaresi diğer kitaplarda da yer alır. Buharî, Ferâiz 24, Tirmizî, Menâkıb 85, (3897); Nesâî, Zekât 96, (5,106); Müslim, Zekat 133, (1059).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *KITÂL VE GAZVE AHKÂMI

İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kim abdestli olduğu halde abdest tazelerse, AIlah bu sebeple kendisine on (misli) sevab yazar.”Tirmizi, Taharet 44, (59).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *