• Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Bir terzi, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ı onun adına hazırladığı bir yemeğe davet etti. Beraberinde ben de gittim. (Ev sahibi sofraya) arpa ekmeği, içerisinde kabak bulunan bir çorba ve kadid (kurutulmuş et) getirdi. Ben, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın tabağın etrafından kabağı araştırdığını gördüm. O günden beri kabağı sevmeye devam ediyorum.”Buhari, Et’ime 33, 4, 25, 35, 36, 37, 38, Büyü 30; Müslim, Eşribe 144, (2041); Muvatta, Nikah 51, (2, 546, 547); Ebu Davud, Et’ime 22, (3782); Tirmizi, Et’ime 42, (1850, 1851).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3914
  • İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Öldürme tarzında insanların en ölçülüsü, iman sahipleridir.Ebu Davud, Cihad 120, (2666); İbnu Mâce, Diyat 30, (2681, 2682).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4944
  • Hz. Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Üç kişi vardır, Allah onları sever, üç kişi de vardır Allah onlara buğzeder.

    Allah’ın sevdiği üç kişiye gelince: Bir adam bir cemaate gelir, onlardan Allah adına birşeyler ister, kendisiyle onlar arasında mevcut bir karâbet sebebiyle istemez. Onun başvurduğu kimseler, istediğini vermezler. İçlerinden biri cemaatin arkasına kayıp, isteyen kimseye gizlice ihsanda bulunur. (Öyle gizli verir ki) onun verdiğini sadece Allah’la ihsanda bulunduğu adam bilir.(İkinci adam ise:) Bir cemaat yoldadır. Gece boyu da yürürler. Derken (yorulurlar ve) uyku herşeyden kıymetli bir hal alır. Konaklarlar, (başlarını koyup yatarlar.) Bir adam kalkıp bana karşı tevazu ve tazarruda bulunur, ayetlerimi okur.(Üçüncü adama gelince): Seriyyeye katılmıştır. Seriyye düşmanla karşılaşır, hezimete uğrarlar. Ancak o ilerler, öldürülünceye veya başarıncaya kadar savaşmaya devam eder.Allah’ın buğzettiği üç kişiye gelince: Bunlar zâni ihtiyar, kibirli fakir, zâlim zengindir.”Tirmizi, Cennet 25, (2571); Nesai, Zekat 75, (5, 84).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4644
  • Nesâi’nin bir diğer rivâyeti şöyledir: “.. Başını meshetti.” -Şû’be, bir defasında alnından başının gerisine kadar (eliyle) işâret etti- sonra dedi ki:Ebu Dâvud’da, İbnu Abbâs’tan yapılan bir diğer rivâyet şöyledir: Ali radıyallahu anh yanıma girdi. Su dökmüş (küçük abdest bozmuş) idi. Abdest suyu istedi. İçinde su olan bir kap getirdik. Bana:Ey İbnu Abbâs! Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın nasıl abdest aldığını sana göstereyim mi? dedi. Ben de: “Evet göster!” dedim. Bunun üzerine su kabını elleri üzerine eğdi ve ellerini yıkadı. Sonra sağ elini kaba soktu, onunla diğeri üzerine su döktü, sonra iki avucunu yıkadı. Sonra mazmaza ve istinşakta bulundu. Sonra iki elini birden kaba soktu. İkisiyle birlikte su avuçlayıp yüzüne çarptı. Sonra başparmaklarını kulaklarının ön kısmına soktu. Sonra ikinci, üçüncü sefer aynı şeyleri tekrar etti. Sonra sağ eliyle bir avuç su aldı ve bunu alnına döktü ve yüzü üzerine akmaya bıraktı. Sonra dirseklerine kadar kollarını üçer kere yıkadı. Başını ve kulaklarının arkasını meshetti. Sonra tekrar her iki elini beraberce kaba soktu. Bir avuç su alıp onu pabuç içinde olan (sağ) ayağına vurdu ve o su ile ayağını yıkadı. Sonra aynı muameleyi diğer ayağına, (sola) yaptı.”(Abdullaş el-Havlani) der ki: “(İbnu Abbâs’a) sordum: “Ayaklar ayakkabı içinde olduğu halde mi?”.Evet dedi, ayakkabı içinde olduğu halde.” Ben tekrar sordum:

    Ayakkabı içinde mi?”Evet! dedi, ayakkabı içinde! Ben tekrar sordum: “Ayakkabı içinde mi?”Evet! dedi, Ayakkabı içinde.Ebu Dâvud, Tahâret 50, (117).Nesâi’nin bir diğer rivâyetinde şöyle denmiştir. “…Sonra bir avuç su ile üçer defa mazmaza ve istinşakta bulundu.”Nesâi, Tahâret 76, (1, 68).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3565
  • Yine Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle dua ederdi: “Allahım, şikak ve nifaktan ve kötü ahlâktan sana sığınırım.”Ebü Dâvud, Salât 367, (1546); Nesâi, İstiâze 21, (8, 264).Bir rivâyette şöyle denmiştir: “Allahım! Açlıktan sana sığınırım, çünkü o pek fena yatak arkadaşıdır. Hıyânetten de sana sığınırım, çünkü o ne kötü huydur.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1852
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm dediler ki:Allah Teâla hazretleri şöyle buyurdular:

    Ey ademoğlu! Kendini ibâdetime ver, gönlünü zenginlikle doldurayım, fakrını kapayayım. Böyle yapmazsan ellerini meşguliyetle doldururum, fakrını da kapamam.”Tirmizî, Kıyamet 31, (2467); İbnu Mâce, Zühd 2, (4107).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5333
  • el-Behzî (radıyallahu anh) -ki ismi Zeyd İbnu Ka’b’dır- anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Mekke’ye gitmek düşüncesiyle ihramlı olarak (Medine’den) çıktı. Ravhâ nam mevkiye varınca orada kesilmiş bir vahşî eşekle karşılaştılar. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a bundan bahsedildi:Bırakın onu, dedi, sahibi hemen gelebilir!Derken hayvanın sahibi Behzî geldi ve Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm),ı bularak:Ey Allah’ın Resûlü, bu eşeği (size bıraktım) dilediğiniz gibi tasarruf edin! dedi. Resûlullah derhal Hz. Ebu Bekir’e emrederek, yol arkadaşları arasında taksim etmesini” söyledi.Sonra yola devam edip İsâye nâm yere geldi. Burası Ruveyse ile Arc arasında bir yer idi. Sıcak bir gölgede kıvrılıp uyumakta olan bir ceylan vardı. -Râvi der ki- “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir şahsa, herkes geçinceye kadar orada bekleyip kimseye hayvanı rahatsız ettirmemesini emretti.”Muvatta, Hacc 79,1, (351); Nesâî, Hacc 78, (5,182,183), Sayd 32, (7, 205).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1222
  • İbnu Abbâs radıyallahu anhümâ anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm erkeklerden kadınlaşanları, kadınlardan da erkekleşenleri lânet etti ve: “Onları evlerinizden çıkarın!” şeklinde ferman buyurdu.”Buhari, Libas 62, Hudüd 33; Ebu Dâvud, Edeb 61, (4930); Tirmizi, Edeb 34, (2785, 2786).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3413
  • Yine aynı kaynaklar Hz. Aişe’nin şu sözünü kaydederler: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), oraya inmiştir, çünkü orası, yola çıkmaya daha uygundur.”Buhârî, Hacc 147; Müslim, 339, (1311); Tirmizî, Hacc 82, (923); Ebu Dâvud, Menâsik 87, (2008).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1513
  • Naciye İbnu Ka’b anlatıyor: “Hz. Ali radıyallahu anh dedi ki: “Ebu Talib ölünce Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a gelip: “Dalâlette olan ihtiyar amcan öldü” dedim. Bana: “Git babanı göm! Sonra, bana gelinceye kadar hiçbir şey yapma!” buyurdular. Ben de gidip gömdüm ve Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a gelip haber verdim. Bunun üzerine bana yıkanmamı emir buyurdular ve yıkandım.. Sonra bana dua ediverdi (ancak duayı ezberleyemedim)”Ebu Davud, Cenaiz 70, (3214); Nesai, Taharet 128, (1, 110), Cenaiz 84, (4, 79).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3785