
Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Melekler nurdan yaratıldılar, cinler dumanlı bir alevden yaratıldılar. Âdem de size vasfı yapılandan yaratıldı. “Müslim, Zühd 60, (2996).

Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Melekler nurdan yaratıldılar, cinler dumanlı bir alevden yaratıldılar. Âdem de size vasfı yapılandan yaratıldı. “Müslim, Zühd 60, (2996).

Avf İbnu Malik radıyallahu anh anlatıyor: “Tebük Gazvesi sırasında Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a uğradım. Deriden yapılmış bir çadırda idi. Selam verdim. Selamıma mukabele etti ve:Gir! buyurdu. Ben:Tam olarak mı, ey Allah’ın Resulü? dedim.Tam olarak gir! dedi. Ben de girdim.”(Ravi) der ki: “Tam olarak mı gireyim?” diye sorması, çadırın küçüklüğünden dolayı idi.”Ebu Davud, Edeb 92, (5000, 5001); Buhari, Cizye 15; İbnu Mace, Fiten 25, (4042).

Hz. Sevbân radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Her hususta dosdoğru istikamet üzere olun; meyletmeyin. Ama buna güç yetiremezsiniz. Öyleyse bilin ki, en hayırlı ameliniz namazdır. Kâmil mü’minden başkası abdesti (hakkı ile) muhafaza edemez.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Kadın dört hasleti için nikâhlanır: Malı için, haseb ve nesebi için, güzelliği için, dini için. Sen dindarı seç de huzur bul.Buhari, Nikâh 15; Müslim, Radâ’ 53, (1466); Ebu Dâvud, Nikâh 2, (2047); Nesâi, Nikâh 13, (6, 68).

Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:Kul Rabbine en ziyade secdede iken yakın olur, öyle ise (secdede) duayı çok yapın.Müslim, Salât 215, (482); Ebû Dâvud, Salât 152, (875).

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselam nakîr, müzeffet, dübba ve hanteme (denilen kaplar)da şıra yapılmasını yasakladı ve:”Sarhoş eden her şey haramdır” buyurdu.”

Diğer bir rivâyette şöyle gelmiştir: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Bir adam hiç hayır amelde bulunmadı. Ancak halka borç verir ve borcunu toplayan elçisine: “Kolay ödeyecekten (zenginden) al, zor ödeyecekten (fakirden) alma, vazgeç Ola ki Allah da bizim günahlarımızdan vazgeçer” derdi. Allahu Teâla hazretleri bunun üzerine: “Haydi senin günahlarından vazgeçtim” buyurdu.”Buhâri, Büyü 18, Enbiyâ 50; Müslim, Müsakât 31, (1562); Nesâi, Büyü 104, (7, 318).

Ömer İbnu’l-Hattâb (radıyallahu anh)’dan rivayet edilir ki, şöyle buyurmuştur; “Gecesi gündüz gibi olan çok aydınlık bir şeriat üzere terkedildiniz. Çöldeki bedevîlerin ve mahalle mekteplerindeki çocukların dini üzere olun. (Âyet ve hadisten öğretilenleri olduğu gibi takib edin, kendinizden katıp karıştırmadan taklid edin.)Bunun benzeri merfu olarak Ahmed İbnu Hanbel (Müsned 4, 126) ve İbnu Mace (Sünen, Mukaddime 6, (43) ) rivayet etmişlerdir.

Bir diğer rivâyette şöyle gelmiştir: “…Başını meshetti, başın öne gelen kısmını da, arkaya gelen kısmını da, şakaklarını da, kulaklarını da birer birer meshetti.”Ebu Dâvud, Tahâret 50, (129).Bir diğer rivâyette: “Elinde arta kalan su ile başını meshetti ” denmiştir.Ebu Dâvud, Tahâret 50, (130).

İbnu’l-Müseyyeb anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalatu vesselam) hayvanın et mukabilinde satılmasını yasakladı.”Muvatta, Büyü 64, 66.ATMAYA DAİR