
Kuba ahâlisinden bir adam-Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ‘la sohbet etme şerefine ermiş bulunan babasından naklen demiştir ki: ”Resulullah bize Kuba ‘dan (gelerek Medîne ‘de) cum’a namazına katılmamızı emretti.”Timizî, Salât 360, (501).

Kuba ahâlisinden bir adam-Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ‘la sohbet etme şerefine ermiş bulunan babasından naklen demiştir ki: ”Resulullah bize Kuba ‘dan (gelerek Medîne ‘de) cum’a namazına katılmamızı emretti.”Timizî, Salât 360, (501).

Urve İbnu Mudarrıs et-Tâî (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a Müzdelife’de namazı kıldığı zaman geldim.Ey Allah’ın Resûlü, dedim, ben Tayy dağlarından geliyorum. Hayvanım da kendim de yorgunum ve bitkin düştük. Allah’a kasem olsun, ey Allah’ın Resûlü, gelirken geçtiğim her dağın başında mutlaka durdum. Benim için hacc imkânı var mı?Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şu cevabı verdi:Bizimle birlikte şu namazı burada kılıp, bizimle kalan, bundan önce de Arafat’da geceleyin veya gündüzleyin kalmış olan, artık haccını tamamlamış, haramlardan kurtulmuş olur.Tirmizî, Hacc 57, (891); Ebu Dâvud,Menâsik 69, (1950); Nesâî, Hacc 211, (5, 263); İbnu Mâce, Menâsik 57, (3016).

İbnu Ömer radıyallahu anhümâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Sizden biri ölünce, kendisine akşam ve sabah (cennet veya cehennemdeki) yeri arzedilir. Cennet ehlinden ise, (yeri) cennet ehlinin (yeridir), ateş ehlinden ise (yeri) ateş ehlinin (yeridir). Kendisine:
Allah seni Kıyamet günü diriltinceye kadar senin yerin işte budur!” denilir.”Buhârî, Cenâiz 90, Bed’ü’l-Halk 8, Rikâk 42; Müslim, Cennet 65, (2866); Muvatta, Cenâiz 47, (1, 239); Tirmizî, Cenâiz 70, (1072); Nesâî, Cenâiz 116, (4, 107).

Ebu’d-Derdâ (radıyallahu anh) anlatıyor: “Biz çok şiddetli sıcak bir mevsimde, Ramazan ayında Resulullah (aleyhissalâtu vesselam) ile birlikte sefere çıktık. Hararetin şiddetinden herkes elini başına koyuyordu. Aramızda oıuçlu olarak sadece Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile İbnu Ravâha vardı.”Buhari, Savm 35; Müslim, Savm 108, (1122); Ebu Dâvud, Savm 44, (2409).

Ümmü Kays Bintu Mihsan radıyallahu anha anlatıyor: “Ben küçük bir oğlumla birlikte Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın huzuruna girdim. (O sırada boğazındaki hastalığı sebebiyle çocuğa (i’lâk denen) tedavi uygulamıştım.Çocuklarınızın boğaz hastalığını niye i’lak usulüyle (elle sıkarak) tedavi ediyorsunuz? Size şu ûd-u Hindi’yi (Kust-u Hindi) tavsiye ederim. Zira onda yedi türlü şifa vardır. Zatü’l-cenb’in ilacı ondadır. Boğaz hastalığına karşı burna damlatılır. Zatü’l-cenb’e karşı ağızdan verilir.Zühri merhum der ki: “(Resulullah) bize (ilacın fayda vereceği) iki şeyi açıkladı, ama beşini açıklamadı.”Buhari, Tıbb 10, 21, 26; Müslim, Selam 139, (1214); Ebu Davud, Tıbb 13, (3877).

Amr İbnu’l-Haris el-Huzâi radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (öldüğü vakit geride) ne diner, ne dirhem, ne köle, ne cariye ne de başka bir şey bıraktı. Onun bıraktıkları beyaz katırı, silahı ve yakınları için tasadduk ettiği bir tarladan ibaretti.”Buhari, Vesâsa 1, Cihad 61, 86, Humus 3, Megazi 83; Nesai, Ahbâs 1 (6, 229).

İmam Mâlik’ten rivayete göre, ona şu haber ulaşmıştır: “Hâlid İbnu’l-Velid (radıyallâhu anh), Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselam)’e:Ben uykuda iken korkutuluyorum. (Ne yapmamı tavsiye buyurursunuz?) diye sordu. Ona şu tavsiyede bulundu:Allah’ın eksiksiz, tam olan kelimeleri ile O’nun gadabından, ikabından, kullarının şerrinden, şeytanların vesveselerinden ve (beni kötülüğe atan) beraberliklerinden AIlah’a sığınırım! de!.Muvatta, Şi’r 9, (2, 950).EVDEN ÇIKIŞ VE EVE GİRİŞ DUALARI

Abdullah İbnu Amr İbni’l-Âs (radıyallâhu anhüm ) anlatıyor: Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) sakalından enine ve boyuna alırdı.”Tirmizî, Edeb 17, (2763).KOKU VE YAĞ

İbnu Abbâs ve İbnu Ömer radıyallahu anhüm anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Bir kimse bir atiyyede bulunur veya bir hibede bulunursa, sonradan atiyye ve hibesinden rücü etmesi ona helal olmaz, sadece baba çocuğuna yaptığı bağıştan dönebilir.

Tirmizi, bir diğer rivayette Ebu Hüreyre radıyallahu anh’tan şu ziyadeyi kaydetmiştir: “Ondaki her bir günün orucu bir yıllık oruca (sevabca) eşittir. Ondaki bir gece kıyamı (ibadetle ihya edilmesi) Kadir gecesinin kıyamına (ihyasına) eşittir.”Tirmizi, Savm 52, (758).AREFE GÜNÜ