• Ömer İbnu’l-Hattab radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Musa aleyhisselâm: Ey Rabbim! Bizi ve kendisini cennetten çıkaran Adem’i bize bir göster!” diye niyazda bulundu. Hak Teâla ve Tekaddes hazretleri de babası Adem aleyhisselâm’ı ona gösterdi. Bunun üzerine Hz. Musa:Sen babamız Adem misin? dedi. Adem: “Evet!” deyince:Yani sen, Allah’ın kendi ruhundan üflediği kimsesin. Sana bütün isimleri öğretti, meleklere emretti ve onlar da sana secde ettiler öyle değil mi? diye sordu. Adem yine: “Evet!” dedi. Hz. Musa sormaya devam etti:Öyleyse sen niye bizi ve kendini cennetten çıkardın?Bu soru üzerine Hz. Adem:Sen kimsin? dedi. O: “Ben Musa’yım!” deyince:Yani sen, Allah’ın risalet vererek mümtaz kıldığı kimsesin. Sen Beni İsrail’in peygamberi, perde gerisinde Allah’ın konuştuğu kimsesin. Allah seninle kendi arasına mahlukatından bir elçi de koymadı değil mi? dedi. Hz. Musa “Evet!” deyince; Hz. Adem:Öyleyse sen, (bu söylediğin şeyin) ben yaratılmazdan önce Allah’ın (kader) kitabında yazılmış olduğunu görmedin mi? dedi. Hz. Musa “Evet!” deyince:Öyleyse Allah’ın kazası (hükmü) benden önce cereyan etmiş bir şey hakkında beni niye levmediyorsun? dedi.”Aleyhissalâtu vesselâm, devamla:Hz. Adem, Musa’yı ilzam etti. Hz. Adem Musa’yı ilzam etti. Hz. Adem, Musa aleyhimesselâm’ı ilzam etti buyurdular.”Ebu Dâvud, Sünnet 17, (4702).KADERİYE’NİN ZEMMİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4811
  • İmam Malik’e ulaştığına göre, Enes İbnu Malik (radıyallahu anh) yaşlanınca oruç tutamaz oldu. O zaman orucu yedi ve oruca bedel fidye ödedi.”Muvatta, Sıyâm 51, (1, 307).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3203
  • Abdullah İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm Arafat’ta kulakları kesik gibi küçük olan devesinin üstünde olduğu halde şöyle buyurdular: “Bugünün hangi gün olduğunu, bu ayın hangi ay olduğunu, bu beldenin hangi belde olduğunu biliyor musunuz?”Halk: “Burası haram beldedir, bu ay haram aydır, bugün kurban günüdür” diye cevap verdiler.Aleyhissalâtu vesselâm sözlerine şöyle devam ettiler: “Bilesiniz! Şurası muhakkak ki mallarınız, kanlarınız birbirinize karşı haramdır, tıpkı şu ayınızın şu belde ve şu gündeki haramlığı gibi. Bilesiniz! (Kıyamet günü) Havz’ın başına hepinizden önce ben geleceğim. Ben sizin çokluğunuzla diğer ümmetlere karşı iftihar edeceğim. Sakın benim yüzümü kara çıkarmayın. Haberiniz olsun! Ben pek çok kimseyi (şefaatimle) ateşten kurtaracağım. Bazı kimseler de benden kurtarılacak (zebaniler onları götüreceklerdir). Ben: “Ey Rabbim! (Zebanilerin benden kaçırdıkları) benim sahabeciklerimdi (niye cehenneme götürülüyorlar?)” diyeceğim. Allah Teâla hazretleri şöyle buyuracak: “Senden sonra onların neler ihdas ettiklerini sen bilmiyorsun!”ZEMZEM İÇME ADABI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6870
  • Ebu Ümame radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki: “Sizden biri, helaya girince sakın şu duayı okumaktan aciz olmasın; “Allahümme inni eüzu bike mine’r-ricsi’n-necesi el-habîsi’l-muhbisi, eş-şeytani’r-racîmi (Allahım, ben, pis, necis, habis ve muhbis olan şeytan-ı racim’den sana sığınırım.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6045
  • Amr İbnu Şu’ayb an ebihi an ceddihi anlatıyor: “Bir adam Aleyhissalâtu vesselâm’a gelerek: “Ben fakirim, hiçbir şeyim yok, üstelik bir de yetimim var!” dedi. Aleyhissalâtu vesselâm:Yetimin malından ye! Ancak bunu yaparken ne israfa kaç, ne aceleci ol, ne de kendine mal et buyurdular.”Ebu Dâvud, Vesâya 8, (2872); Nesâî, Vesaya 11, (6, 256).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5767
  • Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın zevcelerinden Ümmü Seleme radıyallahu anha anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Hz. Sevban radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Size çullanmak üzere, yabancı kavimlerin, tıpkı sofraya çağrışan yiyiciler gibi, birbirlerini çağıracakları zaman yakındır.Orada bulunanlardan biri: “O gün sayıca azlığımızdan mı?” diye sordu.Hayır, buyurdular. Bilakis o gün siz çoksunuz. Lakin sizler bir selin getirip yığdığı çer-çöpler gibi hiçbir ağırlığı olmayan çer-çöpler durumunda olacaksınız. Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karşı korku duygusunu çıkaracak ve sizin kalplerinize zaafı atacak!Zaaf da nedir ey Allah’ın Resûlü? denildi.Dünya sevgisi ve ölüm korkusu! buyurdular.”Ebu Davud, Melahim 5, (4297).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4736
  • Bir diğer rivayette İbnu Mes’ûd şöyle demiştir: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm va’z etmek üzere aramızda doğruldu ve dedi ki:Ey insanlar! Sizler (Kıyamet günü) Allah’ın yanında yalınayak, çıplak ve kabuklu olarak toplanacaksınız. (Sonra şu ayeti okudu:) İlk yaratışa nasıl başladı isek, üzerimizde hak bir vaad olarak yine onu iade edeceğiz…” (Enbiya 104). Haberiniz olsun, o gün ümmetimden bazı kimseler getirilir ve sol tarafa alınırlar. Bunun üzerine ben:Ey Rabbim! Bunlar ashabımdır! derim. Bana:Sen bilmiyorsun, bunlar senden sonra neler yaptılar denilir. ben sâlih kul (İsâ)’nın dediği gibi diyeceğim:Ben içlerinde bulunduğum müddetçe üzerlerinde bir kontrolcü idim. Fakat vakta ki sen benni (içlerinden) aldın, üstlerinde nigehbân yalnız sen oldun. (Zaten) sen (her zaman) her şeye hakkıyla şâhidsin. Eğer kendilerine azab edersen şüphe yok ki onlar senin kullarındır. Eğer onları affedersen mutlak gâlib ve yegâne hüküm ve hikmet sahibi olan da hakikaten sensin sen (Mâide 117-118).Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm devamla dedi ki:Bunun üzerine bana: Onlar, sen aralarından ayrıldığın günden beri, dinden yüz çevirmeye hiç ara vermediler!” denilecek.”Bir rivayette şu ziyade var: “Ben: “Rahmetten uzak olsunlar, rahmetten uzak olsunlar!” derim.”Buhari, Rikak 45, Enbiya 8, 44, Tefsir, Maide 14, 15, Tefsir, Enbiya 2; Müslim, Cennet 57, (2860); Tirmizi, Kıyamet 4, (3329); Nesai, Cenaiz 118, (4, 114).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5023
  • Ümmü Hânî (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Ben kocamın akrabalarından iki kişiye civâr (himâye) vermiştim. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) “Senin civar verdiğine biz de civâr verdik” buyurdu.”Buharî, Cizye 9, Salât 4, Edeb 94; Müslim, Hayz 70, (336), Müsâfırîn 80; Muvatta, Sefer 27, (1,152); Tirmizî, İsti’zân 24, (2735); Ebu Dâvud, Salat 30, (1290); Cihad 167, (2763).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1065
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Cennet ve cehennem, aralarında (ihtilaf ederek Allah nezdinde) dâvâ açtılar. Cehennem:

    Ben, mütekebbirler (dünyada büyüklük taslayanlar) ve mütecebbirler (zorbalık yapanlar) için tercih edildim!” diye övündü. Cennet de:(Ey Rabbim!) Bana niçin sadece zayıflar ve (insanlar nazarında) düşük olanlar, (hakir görülenler) girer? dedi. Allah Teâla Hazretleri önce cennete hitap etti:Sen benim rahmetimsin. Kullarımdan dilediklerime rahmetimi seninle ulaştıracağım! Sonra da cehenneme hitap etti:Sen de benim azabımsın. Kullarımdan dilediğimi seninle azablandıracağım! (Her ikisine yönelerek):İkiniz(in de vazifesi var! İkiniz de) dolacaksınız! buyurdu. Ancak cehennem, bir türlü dolmak bilmedi. Allah Teâla da ayağını üzerine bastı. Derken cehennem:Yeter! Yeter! diye inledi. Bu suretle dolmuş olan cehennemin ağzı birbirine kavuştu. Allah mahlûkatından hiçbir ferde asla zulmetmez.Cennete gelince, Allah onu yeni mahlûkat yaratarak onu dolduracaktır.”Buhari, Tefsir, Kâf 1, Tevhid 25; Müslim, Cennet 35, (2846); Tirmizi, Cennet 22, (2564).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5115
  • Hz. Aişe (radıyallahu anhâ): “Ey Allah’ın Rasûlü, dedim, arkadaşlarımdan her birisinin bir künyesi var, (benim yok)”. Dedi ki: “Oğlum Abdullah İbnu Zübeyr ile künyelen.” Aişe, “Ümmü Abdillah (Abdullah’ın annesi)” diye künye almıştı”Ebu Dâvud, Edeb 78, (4970).Rezîn merhum: “Teyze anne gibidir” ilavesini kaydetmiştir.HZ. PEYGAMBER (S.A.S.)’İN DEĞİŞTİRDİĞİ İSİMLER

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 124