• Sehl İbnu Mu’az İbni Enes el-Cüheni, babası radıyallahu anh’tan naklediyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Öfkesinin gereğini yerine getirebilecek güçte olduğu halde öfkesini tutan kimseyi, Allah Teâla Hazretleri, Kıyamet günü, mahlukatın başları üstüne davet eder; tâ ki, (onlardan önce) dilediği huriyi kendine seçsin.Tirmizi, Birr 74, (2022); Ebu Davud, Edeb 3, (4777).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4287
  • Müslim’in diğer bir rivayetinde şöyle denir: “Biz, hacc-ı ifrad için ihram giyip Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’la birlikte ilerledik. Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) de umre için ihrama girdi. Seref’e gelince Hz. Aişe hayız oldu. (Mekke’ye) gelince Kâbe’yi, Safâ ve Merve’yi tavaf ettik. Sonra, beraberinde kurbanlık olmayanların ihramdan çıkmaları emredildi.Neleri nefsimize helâl edeceğiz? diye sorduk. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):(İhramlıya yasak olan) her,şeyi! dedi. Bunun üzerine kadınlarımızla da yattık, kokular süründük, elbiselerimizi giydik. (Bunların hepsini yaparken) bizimle arefe (yani hacc ihramı giyme) günü arasında sadece ve sadece dört gece vardı.Sonra terviye günü (Zilhicce’nin 8’i) tekrar ihrama girdik. Bir ara Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)’nin yanına girmişti, onu ağlıyor buldu.Neyin var? diye sordu.Hayız oldum, herkes ihramdan çıktı, ben çıkamadım, tavafımı da yapamadım. Herkes artık (umresini tamamladı), hacc için (Arafat’a)çıkıyor! diyerek yakındı. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):Bu hal, Cenab-ı Hakk tarafından Âdem (aleyhisselam)’in kızlarına yazılmış bir kaderdir, (sana mahsus bir kusur değil). Sen de, (ihrama giren herkesin yaptığı gibi) yıkanı ve hacc için ihrama gir’ dedi. O da öyle yaptı. (Mina, Arafat ve Müzdelife’deki) vakfelerin hepsine katıldı. Hayızdan temizlenince de (ifâza) tavafını yaptı. (Bunlar bittikten sonra Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)’ye:

    Artık hem haccını hem de umreni yapmış, her ikisinin de ihramından çıkmış oldun!” dedi. Hz. Aişe (radıyallahu anhâ):Ancak benim içimden Beytullah’ı tavaf etmeden hacc yaptığım hissi geçiyor dedi. Bunun üzerine (oğlan kardeşine seslenerek):Ey Abdurrahman (kızkardeşin) Aişe yi Ten’îm’e götür, orada umre için ihrama girsin! dedi. Bu vak’a Hasbe gecesi cereyan etmişti Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) mülâyim bir insandı. Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) birşey arzu etti mi onun arkasını takip eder (yerine getirirdi).”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1279
  • Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: Bir adam, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın ümmü veledine temas etmekle itham edilmişti. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), Hz. Ali (radıyallahu anh)’ye : “Git boynunu vur!” diye emretti. Hz. Ali, adama geldiği vakit, onu bir kuyunun içinde (yıkanıp) serinliyor buldu.Çık dışarı! diyerek elinden tutup kuyunun dışına çıkardı. Hz. Ali, adamın mecbub (burulmuş) ve tenâsül organından mahrum olduğunu gördü. Artık ona dokunmayıp, durumu Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e haber verdi. Resûlullah, onu, davranışı sebebiyle takdir etti.”Bir rivayette şu ziyade gelmiştir: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Şahid, gâibin görmediğini görür” buyurdu”.Müslim, Tevbe 59, (2771).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1574
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Sizden birinin, benden rivayet edilen hadisleri, rahat koltuğuna kurulmuş vaziyette dinleyip: “(Rivayeti bırak! Bana) Kur’an’dan oku!” dediğini sakın duymayayım! Söylenen güzel sözü ben söylemişimdir.”HADİS RİVAYETİNDEN ÇEKİNME

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5955
  • Abdullan İbnu Zeyd radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu veselâm’a, namazda iken hayaline abdesti bozuldu gibi gelen bir adamdan bahsedilmişti. Şöyle ferman buyurdular:Ebu Dâvud bir rivâyette şu ziyadede bulunmuştur: Biriniz mescide girince, kabaları arasında bir şey hissedecek olsa, çıkanın sesini işitmedikçe sakın mescidden dışarı çıkmasın.”Buhari, Vudü 4, 34, Büyü 5; Müslim, Hayz 98, (361); Ebu Dâvud, Tahâret 68, (176); Nesâi, Tahâret 116, (1, 99).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3628
  • Hz. Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: “”Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Müslüman, yahudi ve hıristiyanların meseli şuna benzer: Bir adam var, bir grub kimseyi ücretli olarak tutmuş; kendisi için belli bir ücret mukabilinde, geceye kadar çalıştırıyor. Bunlar gündüzün yarısına kadar çalışıp:

    Bize şart koştuğun ücrete ihtiyacımız yok. (Biz gideceğiz.) Şu ana kadar yaptığımız iş için de para istemiyoruz” derler. Adam onlara:Böyle yapmayın, işin geri kalan kısmını da tamamlayın ve ücretinizi tam olarak alın! diye rica eder. Ancak onlar buna yanaşmazlar ve terkedip giderler.Adam onlardan sonra işi için başkalarını ücretle tutar. Onlara:Şu gününüzü tamamlayın, öncekilere vaadettiğim ücreti size tam olarak vereyim! der. Bunlar ikindi vaktine kadar çalışırlar. O zaman:İşin senin olsun, yaptığımız çalışmanın ücretini de istemiyoruz. (Çalışmayı terkediyoruz)! derler. Adam onlara da:İşinizin geri kısmını tamamlayın, şurada az bir zamanınız kaldı diye rica eder, ancak onlar dinlemeyip giderler. Adam geri kalan zamanda çalışmaları için yeni işçiler tutar. Bunlar da geri kalan zamanda çalışmaları için yeni işçiler tutar. Bunlar da geri kalan zamanda güneş batıncaya kadar çalışırlar ve önceki iki grubun ücretini de alırlar. İşte bu, onların ve bu nurdan kabul ettikleri miktarın meselidir.”Buhari, İcare 11, Mevâkitu’s-Salat 17.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4472
  • Abdullah İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe radıyallahu anha ile yedi yaşında iken onunla nikahlandı, dokuz yaşında iken zifaf yaptı. Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe onsekiz yaşlarında iken vefat etti”KÜÇÜK KIZI BABA DIŞINDA EVLENDİREN

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6542
  • Abdullah İbnu Abbas’ın rivayetine göre, bir kadın, kendisine küpte yapılan şıra (nebîz) hakkında sordu. Kadına şu cevabı verdi: “Abdulkays kabilesinin heyeti Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’e geldiği vakit: “Bu gelenler kimdir?” diye sordu. “Rebîalılar” diye kendilerini tanıttılar. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm): “Merhaba, hoş geldiniz. İnşaallah bu ziyaretten memnun kalır, pişman olmazsınız” buyurdu.Misafirler: “Biz uzak bir yerden geliyoruz. Sizinle bizim aramızda şu kâfir Mudarlılar var. Bu sebeple, size ancak haram ayında uğrayabiliyoruz. Öyle ise, bize kesin, açık bir amel emret, onu geride bıraktıklarımıza da öğretelim. Ve bizi cennete götürsün” dediler.Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) de onlara dört emir ve dört yasakta bulundu: Önce tek olan Allah Teâla’ya imanı emretti ve sordu:İman nedir biliyor musunuz?Allah ve Resûlü daha iyi bilir! dediler. Açıkladı: Allah’tan başka ilâh olmadığına, Muhammed’in Allah’ın kulu ve elçisi olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucu tutmak, harpte elde edilen ganimetten beşte birini ödemenizdir.”Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) onlara şu kapları (şıra yapmada) kullanmalarını yasakladı: Hantem (topraktan mâmul küp), dübbâ (su kabağından yapılmış testiler), nakîr hurma kökünden ayrılan çanak, müzeffet -veya mukayyer- (içi ziftle -katranla- cilalanmış kap).Buhârî, İman 40, İlm 25, Mevâkîtu’s-Salât 2, Zekât 1, Farzu’l-Hums 2, Mevâkıb 4, Meğâzî 69, Edeb 98, Haberi’l-Vâhid 5, Tevhîd 56, Müslim, İmân 23, 24, 25 (17); Ebu Dâvud, Eşribe 7, (3692); Tirmizî, İman 5, (2614); Nesâî, İman, 25, (8, 120).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 18
  • Ubey İbnu Ka’b radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Kıyamet günü geldi mi, ben peygamberlerin imamı, hatibi ve (onlar arasında) şefaat (etmeye yetki) sahibi olacağım. Bunda övünme yok.Tirmizi, Menakıb 3, (3617).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4317
  • Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) Resülullah’a ref ederek demiştir ki: “Yunus kavminin duaları arasında şu da vardı: “Ey diri olan, ey (mahlükata) kıyam veren, ey hiçbir hayat sâhibinin olmadığı zamanda hayat sâhibi olan, ey hayat veren, ey ölüm veren, ey celâl ve ikrâm sâhibi!”Rezin ilavesidir.BELAYA UĞRAYANI GÖRÜNCE OKUNACAK DUA

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1842