• Kays İbnu Asım radıyallahu anh anlatıyor: “Müslüman olmak arzusuyla Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a gelmiştim. Bana su ve sidre ile yıkanmamı emir buyurdu.”Ebu Davud, Taharet 131, (355); Tirmizi, Salât 429, (605); Nesai, Taharet 127, (1, 109).Tirmizi ve Nesai’nin bir rivayetinde: “(Kays) müslüman oldu. (Resûlullah) ona yıkanmayı emretti” denmiştir.* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3789
  • Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “”Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, üzerinde siyah (yünden) nakışlı bir kumaş olduğu halde sabahleyin (evden) çıktı. O sırada Hasan geldi, onu örtünün altına soktu. Sonra Hüseyin geldi onu da soktu. Sonra Fatıma geldi, onu da soktu. Sonra Ali geldi onu da örtünün altına soktu. Sonra da:Ey Ehl-i Beyt Allah günahlarınızı giderip sizi tertemiz yapmak isttiyor (Ahzab 33) buyurdu.”Müslim, Fezailu’s-Sahabe 61, (2424).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4462
  • Hâris İbnu Ukayş radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki: “Şurası muhakkak ki, benim ümmetimde öyle şefaati makbul kimseler var ki, birinin şefaatiyle Mudar kabilesinin insanlarından daha çok kimse cennete girecektir. Benim (davetime muhatap olan) ümmetimden öylesi de var ki, vücudu ateş için irileşir ve cehennemin bir köşesini teşkil eder.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7293
  • Hâris İbnu Ukayş radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki: “Şurası muhakkak ki, benim ümmetimde öyle şefaati makbul kimseler var ki, birinin şefaatiyle Mudar kabilesinin insanlarından daha çok kimse cennete girecektir. Benim (davetime muhatap olan) ümmetimden öylesi de var ki, vücudu ateş için irileşir ve cehennemin bir köşesini teşkil eder.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7293
  • Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) rüzgâr estiği zaman şu duayı okurdu: “AIIah’ım, senden bunun hayrını ve bunda olan (menfaatların da) hayrını ve bunun gönderiliş maksadındaki hayrı da istiyorum. Bunun şerrinden, bunda olanın şerrinden, burcunla gönderilen şeyin şerrinden de sana sığınıyorum.”Buhâri, Bed’ül-Halk 5, Tefsir, Ahkâf 2, Edeb, 68; Müslim, İstiskâ 14, (899); Tirmizi, Daavât 50, (3445).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1835
  • Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Ne sirayet, ne safer ne de hâme vardır!” Bunu işiten bir bedevi atılıp:Ey Allah’ın Resulü! Öyle de, kumda geyik gibi olan develer, uyuzlu bir deve aralarına girince hepsine uyuz bulaşması nasıl oluyor? diye sordu. Aleyhissalatu vesselam şu cevabı verdi: “Peki birinciye kim sirâyet ettirdi?”Buhari, Tıbb 54; Müslim, Selam 101, (2220); Ebu Davud, Tıbb 24, (3911, 3912, 3913, 3914, 3915).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4067
  • Ebu Sa ‘îd (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Namazı hiç bir (haricî) şey bozamaz. İmkanınız nisbetinde defetmeye çalışın. Çünkü (bozmak isteyen) şeytandır.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2710
  • İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Cum’a gecesi veya cum’a günü vefat eden hiçbir müslüman yoktur ki, Allah onu kabir fitnesinden korumamış olsun.Tirmizi, Cenaiz, 72, (1074).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4535
  • İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: “Bir adam, Arafat’ta Resülullah ile beraber dururken devesi onu (yere atıp) boynunu kırdı ve adam öldü. Aleyhissalâtu vesselâm: “Adamı su ve sidr ile gasledin, iki parça bezle kefenleyin, kefene tahnît yapmayın (koku sürmeyin).. Başını da örtmeyin. Allah onu Kıyamet günü telbiye ederek diriltecektir!” buyurdu.”Buhârî, Cenâiz 20, 21, 22, Cezâu’s-Sayd 13, 20, 21; Müslim, Hacc 94, (1206); Ebu Dâvud, Cenâiz 84, (3238, 3239, 3240, 3241); Tirmizî, Hacc 105, (951); Nesâî, Hacc 98, 99,100,101 (5,195-197).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5405
  • Mikdad İbnu’l-Esved radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Bahtiyar, fitneden kaçınan kimse ile, belâlarla karşılaşınca sabreden kimsedir. Ne mutlu ona!Ebu Davud, Fiten 2, (4263).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4730