
Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm, ölmüş bulunan Osmân İbnu Maz’ûn’u, gözlerinden yaşlar dökerek öptü.”Tirmizî, Cenâiz 14, (989); Ebu Dâvud, Cenâiz 40, (3163); İbnu Mâce, Cenâiz 7, (1456).

Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm, ölmüş bulunan Osmân İbnu Maz’ûn’u, gözlerinden yaşlar dökerek öptü.”Tirmizî, Cenâiz 14, (989); Ebu Dâvud, Cenâiz 40, (3163); İbnu Mâce, Cenâiz 7, (1456).

Ebu Sa’î’di’I-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Benim bir havuzum var. Genişliği Ka’be’den Beytu’l-Makdis’e kadar uzanır. Suyu süt misali bembeyaz. Yıldızlar adedince susakları var. Şurası muhakkak ki, Kıyamet günü ben, peygamberler arasında ümmeti sayıca en çok olan kimseyim.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *ŞEFAAT

Ebu Sa’î’di’I-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Benim bir havuzum var. Genişliği Ka’be’den Beytu’l-Makdis’e kadar uzanır. Suyu süt misali bembeyaz. Yıldızlar adedince susakları var. Şurası muhakkak ki, Kıyamet günü ben, peygamberler arasında ümmeti sayıca en çok olan kimseyim.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *ŞEFAAT

Hz. Ebü Hüreyre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Yahudiler ve hıristiyanlar (saçlarını) boyamazlar. Siz onlara muhâlefet edin.”Buhâri, Libas 67, Enbiya 50; Müslim, Libâs 80, (2103); Ebü Dâvud, Tereccül 18, (4203); Nesâi, Zinet 14, (8,137); Tirmizi, Libâs 20, (1752).Bu hadis Tirmizi’de “(Saçınızdaki) aklıkların rengini değiştirin, yahudilere benzemeyin!” şeklinde gelmiştir.

Abdullah İbnu Ca’fer (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselam), Hz. Ca’fer (radıyallâhu anh)’in ölüm haberi gelince, Câfer ailesini üç gün (mâtem yapmaya) terketti. Sonra yanlarına gelerek:Kardeşimin üzerine artık bugünden sonra ağlamayın! dedi ve:Bana kardeşimin oğullarını toplayın! emretti.Biz yanına getirildik, tıpkı civcivler gibiydik.Bana bir berber çağırın! dedi. (Gelince) berbere emretti, o da başlarımızı traş etti.”Ebü Davud, Tereccül 13, (4192); Nesâî, Zînet 58, (8,182).

Abdullah İbnu Ca’fer (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselam), Hz. Ca’fer (radıyallâhu anh)’in ölüm haberi gelince, Câfer ailesini üç gün (mâtem yapmaya) terketti. Sonra yanlarına gelerek:Kardeşimin üzerine artık bugünden sonra ağlamayın! dedi ve:Bana kardeşimin oğullarını toplayın! emretti.Biz yanına getirildik, tıpkı civcivler gibiydik.Bana bir berber çağırın! dedi. (Gelince) berbere emretti, o da başlarımızı traş etti.”Ebü Davud, Tereccül 13, (4192); Nesâî, Zînet 58, (8,182).

Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “”Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın hanımlarından hiçbirine, Hz. Hatice radıyallahu anha’ya karşı duyduğum kıskançlığı hiç duymadım. Halbuki onu hiç görmüşlüğüm de yok. Ancak, Aleyhissalatu vesselam onun yâdını çok yapardı. Ne zaman bir koyun kesip parçalara ayırsa Hatice’nin dostlarına da gönderirdi. Bazan ona: “Sanki dünyada Hatice’den başka kadın yok!” derdim de bana: “(Onun gibisi var mıydı, o şöyleydi, o böyleydi..! (Öbür kadınlar beni çocuktan mahrum ederken) benim çocuklarım ondan oldu” diye karşılık verirdi. (Hz. Aişe derki: İçinden ” Bir daha Hatice hakkında kötü söz söylemeyeceğim” dedim).”Hz. Aişe devamla der ki: “”Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Hatice’den üç yıl sonra benimle evlendi.”Buhari, Menakıbu’l-Ensar 20, Nikah 108, Edeb 73, Tevhid 32; Müslim, Fezailu’s-Sahabe 73, 74, 77, 78, (2434, 2435, 2436, 2437); Tirmizi, Menakıb, (3885, 3886).

Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Yakışıklı bir adam Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a gelerek: “Ben güzelliği seviyorum. Gördüğünüz gibi bana güzellik de verilmiş. Kimsenin beni, ayakkabı bağı bile olsa bu hususta geçmesinden hoşlanmıyorum. Ey Allah’ın Resülü! Bu (haram olan) kibre girer mi?” diye sordu. Aleyhissalâtu vesselâm:Hayır! buyurdular. Ancak kibr, hakkı ibtal, halkı tahkirdir!Ebu Dâvud, Libas 29, (4092).

Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm değnek, kamçı, ip ve benzeri şeylerde ruhsat tanıdı. Bunları bulan kimse (ilân etmeksizin) onlardan faydalanabilir.”Ebu Dâvud, Lukata 1, (1717).

Yine Ebu Sa’idi’l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: “Cibril aleyhisselam Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın yanına geldi ve: “Ey Muhammed, hasta mısın? diye sordu. “Evet!” cevabını alınca, Cibril aleyhisselam şu duayı okudu: “Bismillahi erkîke, min külli dâin yü’zîke ve min şerri külli nefsin ev aynin hâdisin. Allahu yeşfike, bismillahi erkîke. (Seni Allah’ın adıyla, sana eza veren bütün hastalıklara karşı, bütün kötü nefis ve hasedci gözlere karşı sana okuyorum. Allah sana şifa versin, ben Allah’ın adıyla sana dua ediyorum).”Müslim, Selam 40, (2186); Tirmizi, Cenaiz 4, (972).