• İbnu Selame es-Sülemî radıyallahu anh anlatıyor:Resülullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: Kişiye annesi(nin hakkına riayeti) tavsiye ederim. Kişiye annesi(nin hakkına riayeti) tavsiye ederim. Kişiye annesi(nin hakkına riayeti) tavsiye ederim” -diye üç kere tekrar etti. Sonra şöyle devam etti:- “Kişiye babası(nın hakkına riayeti) tavsiye ederim, kişiye kendi yerine işini takip eden velisi(nin hakkına riayeti) tavsiye ederim, hatta velisi kendisine eza vermiş bile olsa.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7045
  • Sehl İbnu Sa’d (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselam)’ın bizim bahçemizde bir atı vardır, adı el-Lahîf idi.”Buhârî, Cihâd 46.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2204
  • İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm: “Kim müslüman bir kimsenin malı hakkında yalan yere yemin ederse, (Kıyamet günü) Allah’la karşılaştığında O’nu kendisine karşı gadablanmış bulur!” buyurdular. Sonra Resulullah aleyhissalâtu vesselâm bu sözlerini tasdik eden ayetleri Allah Teâla’nın kitabından okudular: “(Ahir zaman peygamberine iman hususunda) Allah’a verdikleri ahdi ve ettikleri yemini, az bir dünya malı karşılığında değiştirenlere gelince, onların ahirette hiçbir nasîbi yoktur. Kıyamet gününde Allah onlara ne bir hitapta bulunur, ne rahmetiyle nazar eder ve ne de onları temize çıkarır. Onların hakkı pek acı bir azabtır” (Âl-i İmrân 77).Buhâri, Eymân 17; Müslim, İman 234, (138); Ebu Dâvud, Eyman 2, (3243); Tirmizî, Tefsîr, Âl-i İmrân, (2999).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5785
  • Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) yıkanır, (sabahtan önce) iki rek’at namazla sabah namazını kılardı. Gusülden sonra Aleyhissalatu vesselam’ın bir de abdest aldığını zannetmiyorum.”Tirmizi, Tahâret 79, (107); Nesâi, Tahâret 162, (1,137); Ebu Dâvud, Tahâret 99, (250).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3731
  • İbnu Ömer (radıyallahu anh)’in anlattığı üzere Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurmuştur: “Birinizin satışı üzerine başkanız satış yapmasın.”Buhârî, Büyû 58, 64, 70, 71, Şurût 8, Nikâh 45; Müslim, Nikah 49, (1412), Büyû 7, 8, 11, (1412), Birr 29, (2563), 32 (2564); Ebu Dâvud, Nikah 17, (2080), Büyû 45, (3436), 48 (3443); Tirmizî, Nikah 38 (1134), Büyû 57, (1292); Nesâî, Nikah 20, 21 (6, 72, 73, 74), Büyû 17, 20, 21, (7, 258); İbnu Mâce, Ticârât 13, (2171); Muvatta, Büyû 95, 96, (2, 683).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 296
  • İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Yahudiler, gök gürültüsünün ne olduğunu Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’den sordular:Bulutlara müvekkel olan melektir. Berâberinde ateşten kamçılar var. Bununla bulutları Allah’ın dilediği yere sevkederdiye cevap verdi.Onlar tekrar sordular:Ya şu işitilen ses, o nedir?Bu, bulutların istenen yere gitmeleri için onlara yapılan bir sevkdir dedi. Yahudiler:Doğru söyledin. Şimdi de İsrail’in Yakub (aleyhisselam)kendisine haram kıldığı şey nedir onu söyle? dediler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) :Hz. Yakub (ırku’n-nesâ denen) uyluk mafsalından başlayıp dize, topuğa kadar inen. bir ağrıdan muzdarib idi. Deve eti ve sütü dışında kendine uygun gelen (ne yiyecek, ne içecek) münâsip bir şey yoktu. Bu sebeple o da bunları haram etti dedi. Yahudiler: “Doğru söyledin” dediler.”Tirmizî, Tefsir Ra,d, (3116).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1667
  • Abdullah İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Allah, bidat sahibi, bid’atını terketmedikçe, onun amelini kabul etmeyecektir.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5957
  • Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir adamdan kendisine menfi bir söz ulaştığı vakit: “Falan niye böyle söylemiş?” demezdi. Fakat: “İnsanlara ne oluyor da şöyle şöyle söylüyorlar?” derdi.”Ebu Dâvud, Edeb 6, (4788).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5890
  • Yine İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: “Allah’a ve ahiret gününe inananlar mallarıyla, canlarıyla savaşmak istediklerinden ötürü geri kalmak için senden izin istemezler..” (Tevbe, 44) ayeti, Nur suresindeki şu ayetle neshedilmiştir: “Doğrusu Allah’a ve Peygamberine inanan mü’minler, Peygamberle beraber bir işe karar vermek için toplandıklarında ondan izin almaksızın gitmezler. Ey Muhammed! Senden izin isteyenler, işte onlar, Allah’a ve Peygamberine inananlardır. Bazı işleri için senden izin isterlerse, içlerinden dilediğine izin ver, Allah’tan, onların bağışlanmalarını dile. Allah şüphesiz bağışlar, merhamet eder” (Nur, 62).Ebu Davud, Cihad 171, (2771).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 647
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Allah Teâla hazretleri şöyle ferman buyurdu: Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse ben de ona harp ilan ederim. Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma gideni, ona farz kıldığım (ayni veya kifaye) şeyleri eda etmesidir. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder, sonunda sevgime erer. Onu bir sevdim mi artık ben onun işittiği kulağı, gördüğü güzü, tuttuğu eli, yürüdüğü ayağı (aklettiği kalbi, konuştuğu dili) olurum. Benden birşey isteyince onu veririm, benden sığınma talep etti mi onu himayeme alır, korurum. Ben yapacağım bir şeyde, mü’min kulumun ruhunu kabzetmedeki tereddüdüm kadar hiç tereddüte düşmedim: O ölümü sevmez, ben de onun sevmediği şeyi sevmem.”Buhari, Rikak 38.* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4629