• Süddî anlatıyor: “Mürre el-Hemedânî’ye, “Sizden cehenneme uğramayacak yoktur” (Meryem 71) ayetinden sordum. Bunun üzerine bana İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ)’ın Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)’den rivayet ettiği şu hadisi rivayet etti: “İnsanlar ateşe girerler, sonra amellerine göre ondan çıkarlar: Onların ilk grubu şimşek hızıyla çıkar, ikinci grub rüzgar gibi çıkar. Sonra at sür’atiyle, at binicisi süratiyle, sonra yaya koşusuyla, en sonra da yaya yürüyüşüyle çıkar.”Tirmizi, Tefsir, Meryem (3158).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 705
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Bir kulun: Benim, Yûnus İbnu Mettâ’dan hayırlı olduğumu” söylemesi uygun olmaz. Onun nesebi de babasınadır.”Buhari, Enbiya 35, Tefsir, Nisa 26, Tefsir, En’am 4, Tefsir, Saffat 1; Müslim, Fezail 166, (2376); Ebu Davud, Sünnet 14, (4669, 4670).Bazı alimler demiştir ki: “Rivayette geçen “Onun nesebi babasınadır” cümlesi, Ebu Hüreyre’nin kelamıdır, bir derctir. Zira bu hadisteki Yunus İbnu Mettâ babasına değil, annesine nisbettir. Biylece râvi “Onun nesebi…” sözüyle, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın Hz. Yunus’u annesine değil, babasına nisbet ettiğini beyan etmiştir.”HZ. DAVUD ALEYHİSSELÂM

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4308
  • Muâz İbnu Enes el-Cüheni radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Kim sabah namazından çıkınca, iki rek’atlik kuşluk namazını kılıncaya kadar hayırdan başka bir şey söylemeden namaz kıldığı yerde oturur beklerse, Allah onun günahlarını, denizin köpüğü kadar çok da olsa bağışlar.Ebu Davud, Salat 301, (1287).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4607
  • Abdullah İbnu Zeyd (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalatu vesselâm), halkı namaz için toplamak maksadıyla çalınmak üzere bir çan yapılmasını emrettiği zaman, ben uyurken yanıma bir adam geldi. Elinde bir çan vardı. Ben:Ey Allah’ın kulu, bu çanı bana satar mısın? dedim. Adam:Pekala, ama bunu ne yapacaksın? dedi. Ben:Bununla insanları namaza çağıracağım dedim. Bana:Sana bu iş için daha hayırlı bir söz göstereyim mi? dedi. Ben deona: “Elbette!” dedim.Öyleyse şunu söyle! diyerek bana öğretti:Allahu ekber Allahu ekber Allahu ekber Allahu ekber.

    Eşhedü enne Muhammeden Resülullah, eşhedü enne Muhammeden Resülullah.

    Hayye ala’s-salât, Hayye ala’s-salât.

    Hayye ala’l-felâh, Hayye ala’l-felâh.

    Allahu ekber Allahu ekber Lâilâhe illallah.Abdullah İbnu Zeyd (radıyallâhu anh) devamlı dedi ki: “(Rüyamdaki bu zat) benden biraz uzaklaştı sonra tekrar söze başlayıp:Sonra namazı kılacağın zaman şunu söylersin dedi ve öğretti:Allahu ekber Allahu ekber-Eşhedu en lâ ilâhe illallah, Eşhedü enne Muhammeden Resülullah, Hayye ala’s-salât, Hayye ala’l-felâh, Kad kâmeti’s-salât, kad kameti’s-salât, Allahu ekber Allahu ekber Lâilâhe illallah.Sabah olunca Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a gelerek (rüyamda) gördüklerimi haber verdim. Bana:İnşallah bu hak bir rüyadır. Kalk rüyada öğrenmiş olduğunu Bilâl’e öğret. O bunları söyleyerek ezan okusun. Zîra o, sesce senden daha gür! buyurdu. Ben de Bilâl’le birlikte kalktım. Ona teker teker arzediyordum. 0 da bunları yüksek sesle söyleyerek ezan okumaya başladı.Bunu evinde olan Ömer İbnu’l-Hattâb (radıyallâhu anh) işitmişti. Hemen evden çıkıp ridâsını çekerek geldi ve:Ey Allah’ın Resülü! diyordu, seni hak ile gönderen Zât-ı Zülcelâl’e yemin olsun, onun gördüğünün aynısını ben de gördüm!Bunu işiten Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm):Elhamdülillah! Şimdi bu daha sağlam oldu! dedi.”Ebü Dâvud, Salât 28, (499); Tirmizî, Salât 139, (189).Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: “(Bilâl ezanı okuyup sıra ikâmete gelince) Abdullah: “Onu ben gördüm, ben okumak isterim!” dedi. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) da:Öyleyse sen de ikâmet getir! buyurdu.”Ebü Dâvud, Salât 30, (512).Tirmizi’nin bir rivayetinde şöyle gelmiştir: “(Abdullah İbnu Zeyd ezanla ilgili kıssayı anlatırken elfazı ikişer ikişer zikretti, ikâmeti ise birer kere zikretti.”Tirmizî, Salât 139, (189).Yine Tirmizî’nin bir rivayetinde denmiştir ki: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın ezanı(nda elfaz) çift çift idi, ezanda da ikâmette de.”Tirmizî, Salât 142, (194).* * *HADİSLER(KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2429
  • İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Mekke’den çıkarıldığı zaman Hz. Ebu Bekir (radıyallahu anh) şöyle söyledi: “Peygamberlerine eziyet ettiler, o da (dayanamayıp) oradan çıktı. Mutlaka helâk olacaklar.” Bunun üzerine şu ayet indi: “Haksızlığa uğratılarak kendilerine savaş açılan kimselerin karşı koşup savaşmasına izin verilmiştir. Allah onlara yardım etmeye elbette kâdirdir” (Hacc 39). Hz. Ebû Bekir (radıyallahu anh) der ki: “Bu ayet üzerine anladım ki, (müşriklerle) savaş olacak.”Tirmizi, Tefsir, Hacc, (3170); Nesâî, Cihad 1, (6, 2).KAD EFLAHA (MÜ’MİNUN) SURESİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 711
  • Ebu Dâvud’daki rivayette şöyle denmektedir: “Ebu Zer (radıyallahu anh), hacca niyetle ihram giyip sonradan bunu umreye çevirenler hakkında şöyle diyordu: “Bu, sadece Hz. Peygamber’le haccedenlere has bir ruhsattı.”Ebu Dâvud, Menâsik 25, (1807); İbnu Mâce, (Hacc 42, (2985).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1270
  • Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Mâtuh ve mükreh’inki hariç bütün talaklar mûteberdir” ve ilave ettiler: “Bilmez misin, kalem üç (kişi)den kaldırılmıştır: İfakat buluncaya kadar “mecnûn”dan, idrak edinceye kadar “çocuk”tan, uyanıncaya kadar “uyuyan”dan.”Buhari, Talak 11. Bab karşılığında senetsiz olarak kaydedilmiştir.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4033
  • Sa’d radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Tebük’ten dönünce, (sefere katılmayıp Medine’de kalmış olan) mütehallifinden bazıları onu karşıladılar. Bu sırada toz kaldırdılar. Bunun üzerine beraberinde bulunanlardan bazıları burunlarını sardı. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm yüzündeki sargıyı çıkardı ve: “Nefsimi kudret elinde tutan zâta yemin olsun. Medine’nin tozu, her hastalığa şifadır!” buyurdu ve O’nun devamla “Cüzzâmdan, barastan (ala tenlilikten)” diye saydığını gördüm.”Rezin tahric etmiştir.KUBA MESCİDİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4581
  • Hz. Enes İbnu Mâlik radıyallahu anh anlatıyor: “”Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Saçı sakalı birbirine karışmış, eski püskü elbiseler içinde, kimsenin itibar etmediği niceleri vardır ki, Allah’a kasemde bulunsa, Allah onun yeminini boşa çıkarmaz. İşte Berâ İbnu Mâlik öylelerindendir.Tirmizi, Menakıb, (3853).SABİT İBNU KAYS İBNU ŞEMMAS RADIYALLAHU ANH

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4434
  • İmam Mâlik diyor ki: “Bana ulaştığına göre, Hz. Osman (radıyallâhu anh)’a evliliğinin altıncı ayında doğum yapan bir kadın getirildi. Derhal recmedilmesini emretti. Ancak Hz. Ali (radıyallâhu anh):- Cenab-ı Hakk, Kur’an-ı Kerim’de (İnsanın anne karnında) taşınma ve sütten kesilmesi (müddeti) otuz ay. dır..:” (Âhkâf 15) buyuruyor. Keza bir başka âyette de: “Anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. (Bu hüküm) emmeyi tamam yaptırmak isteyenler içindir..”( Bakara 233) buyurmaktadır. Bu durumda hamilelik müddeti altı aydır.” Bu açıklama üzerine Hz.Osman (radıyallahu anh) kadının geri gönderilmesini emretmişti, ancak kadın recmedilmiş bulundu.”Muvatta, Hudud 11 (2, 825).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1581