
Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: “Resülullah’a içeceklerin en iyisi hangisi?” diye sorulmuştur.Soğuk olan tatlı! diye cevap verdi.”Tirmizî, Eşribe 21, (1897).ŞİRKETLER

Hz. Aişe (radıyallâhu anhâ) anlatıyor: “Resülullah’a içeceklerin en iyisi hangisi?” diye sorulmuştur.Soğuk olan tatlı! diye cevap verdi.”Tirmizî, Eşribe 21, (1897).ŞİRKETLER

Hz. Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Huneyn Gazvesi’nden fariğ olunca, Ebu Amir radıyallahu anh’ı bir askeri birliğin başında Evtas’a gönderdi. Ebu Amir, orada Dureyd İbnu’s-Sımme ile karşılaştı. Dureyd öldürüldü. Allah da adamlarını hezimete uğrattı. (O sırada) ben Ebu Amir ile beraberdim. Dizine bir ok atıldı. Yanına gelip:bu oku sana kim attı? diye sordum. Bana bir şahsı işaret ederek (ok atanı) gösterdi. Ona yönelip, yanına vardım. Beni görünce kaçtı. Ben de peşine düştüm.Utanmıyor musun, durmuyor musun? diye peşinden bağırmaya başladım. Birden durdu. Karşılıklı olarak bir-iki kılıç salladık. Derken ben onu öldürdüm. Sonra gelip Ebu Amir’e:Allah seninkinin canını aldı! dedim.Hele şu oku bir çek! dedi. Ben oku çektim. (Okun yerinden) su çıktı.Ey kardeşimin oğlu, dedi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a benden selam söyle, benim için Allah’tan mağfiret dileyiversin.Ebu Amir, birliğin komutanlığını bana devretti. Bir müddet durup sonra vefat etti. Dönünce, durumdan Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ‘a bilgi verdim. Bir miktar su getirtti, abdest alıp ellerini kaldırdı. Koltuk altlarının beyazlığını gördüm. Sonra şöyle dua etti.Allahım, Ubeyd Ebu Amir’e mağfiret buyur. Allahım, Kıyamet günü onu, onun derecesini kullarının -veya insanların- birçoğunun derecesinden üstün tut!(Ey Allah’ın Resûlü) benim için de istiğfar ediver! dedim.Allahım, Abdullah İbnu Kays’ın günahını mağfiret et! Onu, Kıyamet günü iyi bir yere koy! dedi. Ebu Bürde der ki:O iki duadan biri Ebu Amir içindi, diğeri de Ebu Musa içindi.Buhari, Megazi 55, Cihad 69, Da’avat 49; Müslim, Fedailü’s-Sahabe 165, (2498).TAİF GAZVESİ

Ebu Kebşe el-Enmâri radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Üç şey vardır, (bunların doğruluğu hususunda size) yemin ederim. Ayrıca bir de hadis söyleyeceğim, bunları iyi belleyin: Kişinin malı sadaka sebebiyle eksilmez. Bir kula haksız zulüm yapılır o da sabrederse, Allah onun izzetini (dünya ve ahirette) mutlaka artırır. Bir kul dilenme kapısını açtı mı, onunla birlikte Allah da o zavallıya fakirlik kapısını açar.Tirmizî, Zühd 17, (2326).

Amr İbnu Râfi (radıyallahu anh)’nin anlattığına göre, “Hz. Hafsa (radıyallahu anhâ)’ya bir mushaf yazıyormuş. Hz. Hafsa (radıyallahu anhâ) kendisinden,önceki hadiste -(Ebu Yunus’tan) Hz. Aişe’nin- taleb ettiği hususu aynen taleb ettiğini anlatmıştır.”Muvatta, Cmâ’a 25, (1, 139).

Hz. Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: “Ben Resulullah aleyhissalâtu vesselâm ile beraber idim. Bir kavmin küllüğüne gelince durup, ayakta küçük abdest bozdu.”

Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Küçüklerimize merhamet, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir.Bir rivayette şu ziyade gelmiştir: “…Ma’rufu emretmeyen, münkerden nehyetmeyen (de bizden değildir).”Tirmizi, Birr 15, (1920).

Zübeyr İbnu’l-Avvam radıyallahu anh’ın anlattığına göre: “Ümmü Külsüm Bintu Ukbe nikahı altında idi. Hanım, hamile olduğu halde kendisine: “Bir talakla nefsimi boş kıl!” diye talepte bulundu. Bunun üzerine o da hanımını bir talakla boşadı. Sonra namaza gitti. Döndüğünde hanımını doğum yapmış buldu. Zübeyr: “Bu kadına ne oluyor? O, beni aldattı, Allah da onu aldatsın!” dedi. Sonra Resulullah aleyhissalatu vesselam’a gidip durumu anlattı. Aleyhissalatu vesselam: “İddet süresi, beklenmedik bir anda sona ermiştir. Sen ona yeniden talip ol!” demiştir.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *BOŞAMA HEDİYESİ

İbrahim İbnu Yezîd et-Teymî (rahimehullah) anlatıyor: “Babamdan mescidin avlusunun kenarında Kur’an öğreniyordum. Bu sırada secde âyeti okumuşsam babam hemen secdeye kapanıyordu. Kendisine:Babacığım yolda niye secde ediyorsun? diye sordum… Dedi ki: “Ben Ebü Zerr (radıyallahu anh)’in şöyle söylediğini işittim: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a yeryüzünde inşa edilen ilk mescidin hangisi olduğunu sordum: “Mescid-i Haram” olduğunu söyledi. Ben: “Sonra hangisi?” dedim, “Mescid-i Aksa!” diye cevap verdi. Ben: “İkisi arasında kaç yıl fark var?” dedim. “Kırk yıl!” dedi ve ilave etti: “Arz sana (baştan ayağa) bir mesciddir, öyleyse nerede namaz vaktine ulaşırsan namazını (orada) kıl, çünkü fazîlet ondadır (namaz vaktinin girdiği ilk andadır)”Buhârî, Enbiyâ 8, 40; Müslim, Mesâcid 2, (520); Nesâî, Mesâcid 3, (2, 32); İbnu Mâce, İkâmet, Mesâcid 7, (753).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) Ebu Davud’un kaydettiği bir diğer rivayette şu açıklamayı yapar: “Eğer sana gelirlerse aralarında hükmet, yahut onlardan yüz çevir, yüz çevirirsen sana bir zarar vermezler” (Maide 42) ayeti neshedildi ve şu emir geldi: “…Allah’ın indirdiği ile aralarında hükmet!…” (Maide 48).Ebu Davud, Akdiye 10, (3590).Yine Ebu Dâvud ve Nesâî’de gelmiş olan bir diğer rivayette şöyle denir: “Benu’n-Nadirliler Kureyza’dan birini öldürecek olsalar diyet olarak normal bedelin yarısını öderlerdi. Buna mukabil Benu Kureyzalılar Benu’n-Nadirliler Kureyza’dan birini öldürecek olsalar diyet olarak normal bedelin yarısını öderlerdi. Buna mukabil Benu Kureyzalılar Benu’n-Nadir’den birisini öldürecek olsalar kan bedeli olarak tam diyet öderlerdi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bu farklılığı kaldırdı ve aralarını eşitledi.”Ebu Davud, Diyat 1, (4494), Akdiye 10, (3591); Nesâî, Kasâme 7, (8, 18).

İbnu Abbas (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselam) kırâatını bismillâhirrahmânirrahîm ile başlatıyordu.”Tirmizî, Salât 181, (245).