
İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Size şu çörek otunu tavsiye ederim. Zira onda, ölümden başka her derde şifa vardır.”BAL

İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Size şu çörek otunu tavsiye ederim. Zira onda, ölümden başka her derde şifa vardır.”BAL

İyaz İbnu Hımâr radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Kim bir buluntu ele geçirirse, buna adâlet sahibi birini şâhid kılsın, ne filanı terkederek buluntuyu gizlesin, ne de (bir başka yere yollayarak) nazardan kaçırsın. Sahibini buldumu hemen ona versin. Sahibini bulamazsa (bilsin ki) bu mal Allah’ın malıdır, Allah onu dilediğine verir.Ebu Dâvud, Lukata 1, ( 1709).

İbnu Ömer radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Bedeviler, sakın namazınızın isminde size galebe çalıp değiştirmesinler. Çünkü onun Kitabullah’taki ismi “işâ” (yatsı)dır. Bedeviler develerini sağarken karanlığa kalırlar da (yatsıya ateme derler).”Müslim, Mesacid 228, (644); Ebu Davud, Edeb 86, (4984); Nesai, Mevakit 23, (1, 270).

Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: Şu âyet bizim hakkımızda indi: “O zaman içinizden iki zümre za’f göster(mek iste)mişdi. Halbuki onların yardımcısı Allah’tı. Mü’minler ancak Allah’a güvenip dayanmalılar.” (Âl-i İmrân, 122) Hz. Câbir devamla şu açıklamayı yaptı: “Biz iki zümreydik: Bir zümre Benû Hârise, diğeri Benû Seleme. Ayette: “Allah onların yardımcısıdır” dendiği için bu ayet hakkımızda inmemiş olsaydı sevinmezdim.”Buhari, Megâzi 18, Tefsir, Al-i İmran 8; Müslim, Fedailu’s-Sahabe 171, (2505).

Safvân İbnu Süleym radıyallahu anh anlatıyor: “Ey Allah’ın Resûlü! dedik, mü’min korkak olur mu?”Evet! buyurdular. “Pekiyi cimri olur mu?” dedik, yine:Evet! buyurdular. Biz yine:Pekiyi yalancı olur mu? diye sorduk. Bu sefer: “Hayır!” buyurdular.”Muvatta, Kelâm 19, (2, 990).

Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Bir kavmin kızkardeşlerinin oğlu, kendilerindendir.Ebu Davud, Edeb 121, (5122); Nesai, Zekât 96, (5, 106); Buhari, Feraiz 24.Nesâi’de şu ibare de gelmiştir: “Bir kavmin kızkardeşlerinin oğlu, kendi nefislerindendir.”DİYETİN MİRASI

Ebu Zerr (radıyallahu anh) anlatıyor: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) şöyle buyurdular: “Kim cemaat'(imiz)den bir karış uzaklaşırsa (kendini dine bağlayan) İslâm bağını boynundan çıkarıp atmış olur”Ebu Dâvud, Sünne 30, (4758); Tirmizî, Emsâl 3, (2867).

Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Müezzin ezan okuduğu vakit onun söylediklerini aynen tekrar edin.* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

Beşir İbnu’l-Hasasiye (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Ey Allah’ın Resülü! dedik, zekât toplayanlar, bize haksızlık edip borcumuzdan fazlasını alıyorlar, biz malımızdan haksızlıkları kadarını gizleyelim mi?”Hayır! cevabını verdi.”Ebü Dâvud, Zekât 5, (1586,1587).

Ebu Rafi’radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam bayram namazına yaya olarak gider, dönüşü de, gittiğinden başka bir yolla yapardı.”BAYRAMDA TAKLİS (ÇALGI)