• İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) der ki. “Kim Kâbe’ye bir deve ihda eder, sonra (daha mahalline ulaşıp; kesilmeden) kaybederse veya hayvan ölerse, şâyet bu bir nezir idiyse, yerine yenisini alır. Nezir değil de tetavvu idiyse, dilerse yeniler, dilerse terkeder.”Muvatta, Hacc 150, (1,138).KURBANLIK DEVEYE BİNMEK

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1484
  • Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Kilâb kabilesinden bir adam, Resûlullah’a damızlık hayvanın suyundan (para almayı) sordu. Aleyhissalatu vesselam yasakladı. Adam:Ey Allah’ın Resûlü! Biz damızlığı aştırıyoruz da, böze ikramda bulunuyorlar! dedi. Aleyhissalatu vesselam ikramda bulunmaya ruhsat verdi.”Tirmizi, Büyü 45, (1274); Nesai, Büyü 94, (7, 360).KUSÂME

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5157
  • Hârise İbnu Mudarrıb anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Furât İbnu Hayyân’ın öldürülmesini emretti. Bu adam Ebu Süfyân’ın casusu ve aynı zamanda Ensar’dan bir zâtın halîfi (müttefiki) idi. Derken o, ensar’dan müteşekkil bir halkaya uğradı ve: “Ben müslümanım!” dedi. Bunun üzerine:Ey Allah’ın Resûlü! Furât İbnu Hayyân Ben müslümanım” diyor!” denildi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm da:Sizden bir kısım erkekler var. Kendilerini (dilleriyle itiraf ettikleri) imanlarına havale ediyor(söylediklerini tasdik ediyor)uz. İşte onlardan biri de Furât İbnu Hayyân’dır! buyurdular.”Ebu Dâvud, Cihad 109, (2652).KATLİN MÜBAH OLDUĞU YERLER

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4896
  • Avf İbnu Malik (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), birgün elinde âsası olduğu halde çıktı. Adamın biri çürüklü bir hurma salkımı asmış idi. Aleyhissalatu vesselam salkıma değneğini dürtüyor ve:Bu sadakanın sâhibi, keşke bundan daha iyisini tasadduk etmek isteseydi. Bu sadakanın sahibi, Kıyamet günü çürük hurma yiyecek diyordu.Ebu Dâvud, Zekât 16 (l608): Nesâi, Zekât 27, (5, 43, 44)

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3248
  • Amr İbnu’I-Ahvas (radıyalİahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Kadınlara karşı hayırhah olun. Çünkü onlar sizin yanınızda esirler gibidirler. Onlara iyi davranmaktan başka bir hakkınız yok, yeter ki onlar açık bir çirkinlik işlemesinler. Eğer işlerlerse yatakta yalnız bırakın ve şiddetli olmayacak şekilde dövün. Size itaat ederlerse haklarında aşırı gitmeye bahane aramayın. Bilesiniz, kadınlarınız üzerinde hakkınız var, kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakkı var. Onlar üzerindeki hakkınız, yatağınızı istemediklerinize çiğnetmemeleridir. İstemediklerinizi evlerinize almamalarıdır. Bilesiniz onların sizin üzerinizdeki hakları, onlara giyecek ve yiyeceklerinde iyi davranmanızdır.”Tirmizi, Tefsir Tevbe, (3087).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3277
  • Eslem İbnu İmrân anlatıyor: Medine’den gazve için yola çıktık. Niyetimiz İstanbul’du. Cemaatin başında Abdurrahman İbnu Hâlid İbni’l-Velid vardı. Rum askerleri sırtlarını şehrin surlarına yaslamış müdafaada idiler. Bizden biri tek başına düşmana saldırıya geçti. Halk: “Dur, dur! Lâilahe illallah, eliyle kenidini tehlikeye atıyor!” diye bağrıştılar. Ebu Eyyub el-Ensârî hazretleri (radıyallahu anh) atılarak: “Ey ensâr topluluğu, bu ayet bizim hakkımızda indi. Cenâb-ı Hakk, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a yardım edip, İslâm galebe çalınca biz: “Artık işlerimizin başında kalıp, onları yoluna koyalım” dedik. Bunun üzerine Allah’u Teâla bu âyeti indirdi. Yani “Ellerimizle kendimizi tehlikeye atmak” demek malın-mülkün başında kalıp onları düzene koymak için cihadı terketmektir.”Tirmizî, Tefsir, Bakara 2, (2976); Ebu Dâvud, Cihâd 23, (2512).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 472
  • Hz. Cündüb radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Kim (başkalarının kusurlarını teşhir edip herkese) duyurursa, Allah da (onun kusurlarını) duyurur. Kim de riya yaparsa Allah da onun riyasını ortaya çıkarır.Buhari, Rikak 36; Müslim, Zühd 48, (2987).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5846
  • Yahya İbnu Saîd anlatıyor: “Mervân, Hz. Muâviye İbnu Ebi Süfyan radıyallahu anhüma’ya: “Kendisine, bir adamı öldürmüş olan bir deliyi getirdiklerini yazarak hükmünü sormuştu, şu cevabı aldı:Onu hapset, kısas yapma, çünkü deliye kısas yoktur.Muvatta, Ukûl 3, (2, 851).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4930
  • Abdullah İbnu Sercis radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm ile birlikte ekmek ve et yedim ve: “Ey Allah’ın Resulü! Allah seni mağfiret buyursun!” dedim. Bana: “Seni de!” diye karşılıkta bulundu.Râvi der ki: “(İbnu Sercis’e): “Resûlullah sana istiğfarda mı bulundu?” diye soruldu. O: “Evet, “Seni de!” dedi” diye cevap verdi ve sonra şu ayeti okudu. (Meâlen): “Kendi günahın için de, mü’min erkek ve mü’min kadınlar için de Allah’an af dile…” (Muhammed 19). İbnu Sercis devamla dedi ki:Sonra etrafında döndüm, iki omuzu arasında peygamberlik mührünü gördüm. Sol kürek kemiğinin geniş tarafında idi, yumruk gibi ve üzerinde siğiller emsâli benler vardı.Müslim, Fezâil 112, (2346).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5506
  • Abdurrahman İbnu Ebî Leyla (rahimehullah) anlatıyor: “Bize, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın kuşluk namazı kıldığını Ümmü Hâni ‘den başka kimse anlatmadı. O dedi ki:Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: Dostum aleyhissalatu vesselâm, bana her ay üçgün oruç tutmamı, iki rek’at kuşluk, yatmazdan önce de vitir’ namazı kılmamı tavsiye etti.”Buharî, Teheccüd 33, Savm 60; Müslim, Müsafirîn 85, (721); Ebu Dâvud, Salât 342, (1432); Tirmizî, Savm 54, (760);Nesâî, Kıyâmu’l-Leyl 28, (3, 229).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2992