• Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Allah bir kuluna hayır murad ettimi onun cezasını tacil edip dünyada verir; bir kulu hakkında da kötülük murad ettimi onun günahlarını tutar, Kıyamet günü cezasını verir.Tirmizi, Zühd 57, (2398).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4661
  • Ebü İshak anlatıyor: “Berâ İbnu Âzib (radıyallâhu anh) bize secdeyi şöyle vasfeyledi: Ellerini (yere) koydu, dizleri üzerine dayandı, kalçasını (havaya) kaldırdı ve: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) böyle secde yaparlardı” buyurdu.”Bir diğer rivayette: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) namaz kılınca kollarını kanat gibi yanlarına açardı” denmiştir.”Ebü Dâvud, Salât 158, (896); Nesâî, İftitah 141, (2, 212).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2566
  • Mesrûk (rahimehullah) anlatıyor:”Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) ‘ye sordum:Resullullah (aleyhissalâtu vesselâm) ‘a göre hangi amel efdaldi ? ” Bana:

    Devamlı olan !”diye cevap verdi. Ben tekrar:Gecenin hangi vaktinde kalkardı? dedimBağıranı -yani horozu- işittiği zaman kalkardı! diye cevap verdi.”Buhari, Tehccüd 7, Rikâk 18, Müslim, Müsafirîn 131, (741); Ebu Dâvud, Salât 312, (1317); Nesâî, Kıyamu’l-Leyl 8, (3, 208).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2988
  • Hz. Câbir İbnu Semure radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm Ebu’d-Dahdâh’ın cenazesini yayan takip etti. At sırtında geri döndü.”Müslim, Cenâiz 89, (965); Tirmizî, Cenâiz 29, (1014); Ebu Dâvud, Cenâiz 48, (3178); Nesâî, Cenâiz 95, (4, 85, 86).CENAZEYİ DEFİNDE SÜR’AT

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5418
  • Hz. Aişe anlatıyor: “Ben Resûlullah için geceleyin, üzeri örtülü üç kap hazırlardım; birisi abdesti için, birisi misvak için, biri de içmesi için.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6068
  • İmrân İbnu’l-Husayn (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Sakif, Benî Ukayl’in müttefiki idi. Sakîfliler, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın ashabından iki kişiyi esir ettiler. Buna mukabil Müslümanlar da Benî Ukayl’dan bir kişiyi esir ettiler, adamla birlikte Adbâ adlı deveyi de ele geçirdiler. Adam bağlı halde iken Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) yanına geldi. Adam:- Ey Muhammed! dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):Ne istiyorsun? diye sordu:- Beni niye yakaladınız, hacıları geçene (yani Adbâ’ya) niye el koydunuz? dedi:Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) meseleyi büyütmek için:Seni müttefiklerin olan Sakifin cinayetinden dolayı yakaladım! cevabını verdi, sonra oradan ayrılıp gitti. Adam tekrar seslenerek:- Ey Muhammed! Ey Muhammed dedi. Resûlulah (aleyhissalâtu vesselâm) merhametli ve nezâketli idi. Adama dönerek:Ne istiyorsun? dedi. Adam:- Ben Müslümanım! dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):- Sen bunu, daha önce, kendi umuruna mâlik iken söylemiş olsaydın, tamamiyle kurtulurdun dedi ve adamdan uzaklaştı. Adam tekrar:- Ey Muhammed, ey Muhammed! diye bağırdı. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) geri gelerek:- Ne istiyorsun? dedi. Adam:- Açım, doyur beni, susadım, su ver bana! dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):- Hacetin bu mu? dedi. Adam öbür iki kişiye mukabil fıdye yapıldı.”Râvi İmrân sözüne şöyle devam etti: “Ensâr’dan bir kadın esir edildi.Adbâ dahi ele geçirildi. Kadın bağa vurulmuştu. Halk develerini evlerinin önünde dinlendiriyorlardı.Bir akşam bu kadın ipten boşanarak develerin yanına geldi. Kadın deveye yaklaştı mı deve böğürüyordu. O da birini bırakıp öbürüne yaklaşıyordu. Sonunda Adbâ’ya yaklaştı. Bu böğürmedi.Râvî der ki: “Bu pişkin bir deve idi” -bir rivayette: “O terbiyeden geçmiş bir deve idi” denmiştir. Ebu Dâvud’da: “Uysal bir deve” denmiştir. Kadın devenin arkasına bindi, hayvanı sürüp yola revân oldu.Kadının kaçtığını hissettiler, arayıp taradılar, ama bulamadılar.Kadın, Allah kendisine kurtulma nasib ederse, deveyi Allah için kurban etmeyi adadı. Medine’ye gelince, halk onun kurtulduğunu görünce: “Adbâ, Resûlullah (aleyhisssalâtu vesselâm)’ın devesi!” diye bağrıştı. Kadın:- Ben nezretmişim. Allah beni kurtarırsa onu kurban edeceğim diye! dedi. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a gelip bu durumu haber verdiler. O:- Sübhânallah! Hayvancağıza ne kötü mühâfaat vermiş: Allah onu bunun üzerinde kurtarırsa o tutup bunu kesecek ha! Olacak şey mi? Hayır! Günah olan bir nezre uyulmaz, şahsen sâhip olmadığı bir şey üzerine yaptığı nezre de uymaz! dedi.”Müslim, Nüzür 8, (1641); Ebu Dâvud, Eymân 28, (3316).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1050
  • Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Maktulün kısas talep eden velilerine, (katillerden) birini affederek kısastan kaçınmaları gerekir. Kadın dahi olsa, en yakın olan başlasın.Ebu Davud, Diyat 16, (4538); Nesai, Kasame 29, (8, 39).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *KASÂME

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4949
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Ben size (kendiliğimden) ne bir şey veriyor, ne de sizi bir şeyden menediyorum: Ben sadece bir memurum (Allah’ın emrine göre veriyorum).Bir rivayette de şöyle demiştir: “Ben (sadece, emre uygun şekilde) taksim ediyicim, emredildiğim yere koyarım.”Buhâri, Humus 7; Ebu Dâvud, Harac 13, (2949).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5937
  • Hz. Ali (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm), beni mezarlıkta namaz kılmaktan menetti. Beni Bâbil toprağında da namaz kılmaktan menetti (ve şöyle dedi:) “Zîra orası mel’undur.”Ebü Dâvud, Salât 24, (490).Hattabî der ki: “Bu hadisin senedinde zayıflık olduğu söylenmiştir. Ben âlimlerden kimseyi bilmem ki Bâbil toprağında namaz kılmayı yasaklamış olsun. Hadis(in Resülullah’a nisbeti) sahih ise, bu yasak sadece, Hz. Ali’nin şahsıyla ilgilidir; böylece, onu Küfe’de maruz kaldığı mihnete (sıkıntılı hadislere) karşı uyarmak istemiştir. (Malum olduğu üzere) Küfe, Bâbil diyarındadır.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2675
  • Ebu Rafi’ radıyallahu anh anlatıyor: “(Vefat etmiş bulunan Sa’d radıyallahu anh’ın cesedi kabre indirileceği zaman) Resulullah aleyhissalatu vesselam, Sa’d’ın cesedini tabutun üzerinden usulca çekti, (kabre yerleştirip defnettikten sonra) kabrin üzerine su çiledi.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6425