• Tirmizi’nin rivayetinde şu ziyade vardır: “…ayağı çıplak ve başı da örtüsüz olarak Resûlullah: “(Allah, kızkardeşinin meşakkati sebebiyle bir şey yapacak değildir.) Ona emredin, başını örtsün, hayvanına binsin, (kefaret olarak) üç gün oruç tutsun” buyurdu.”Tirmizi, Nüzûr 16, (1544),

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5700
  • İbnu Abbas (radıyallahu anhümâ)’tan rivayet edildiğine göre, “Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınızda, onları, iddetlerini gözeterek boşayın..” (Talâk 1) meâlindeki âyeti, “…iddetlerinin önünde boşayın” diyerek kıraat etmiştir (okumuştur)”Muvatta, Talâk 79, (2; 587); Müslim, Talak 14, (1471).İmam Mâlik der ki: “Bununla, her temizlik devresinde bir kere boşaması gerektiğini kastedmiştir. “TAHRİM SURESİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 835
  • el-Addâ İbnu Hâlid İbni Hevze el-Âmirî (radıyallahu ,anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ı, arafe günü, bir devenin üzerinde üzengilere (basarak) doğrulmuş, halka hutbe verirken gördüm.”Ebü Dâvud, Menâsik 62, (1917).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1392
  • Talha İbnu Ubeydillah İbni Kerîz radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Günlerin en efdali arafe günüdür. (Faziletçe) cum’a’ya muvafakat eder. O, cum’a günü dışında yapılan yetmiş haccdan efdaldir. Duaların en efdali de arafe günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin söylediği en efdal söz de: Lâilahe illallah vahdehu lâ-şerikelehu. (Allah birdir, ondan başka ilah yoktur, O’nun ortağı da yoktur) sözüdür.”İmam Malik “Duaların en efdali..” ibaresinden sonraki kısmını Muvatta’da tahric etmiştir. Rezin ise rivayeti baştan sona kadar tam olarak tahric etmiştir.Muvatta, Hacc 346, (1, 422).NISF-U ŞA’BÂN

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4532
  • Ebü Sa’lebe eI-Huşenî (radıyallâhu anh)anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Allah bir kısım farzlar koymuştur, siz bunları daraltmayın. Bir kısım da sınırlar (yasaklar) koydu. Bunlara tecavüz etmeyin. Bazı şeyleri de haram kıldı, onlara yaklaşmayın. Bazı şeyleri de (farz, sınır, haram diye tavsifetmeden mutlak) bırakmıştır. Bunları, unutarak bırakmış değildir. Öyle ise onları (farz mı, haram mı.. vs. diye didikleyip) araştırmayın.”Rezîn ilavesidir. Bunu Dârakutnî, Sünen’inde Radâ bahsinde (4, 184) tahric eder. ed-Dürru’l Mensür’da Suyütî, başka rivayetler de kaydeder (4. 279).SİHİR VE KEHANET

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2211
  • Hz. İbnu Abbas (radıyallâhu anhümâ)’ın anlattığına göre, bir adam kendisine şıradan sual etti. İbnu Abbâs: “Taze oldukça iç” dedi. Adam: “Ben onu kaynatıyorum, ancak yine de içimde bir şüphe var” deyince, İbnu Abbâs: “Yani sen onu kaynatmadan önce içiyor muydun?” diye sordu. Adam: “Hayır!” dedi. İbnu Abbâs:Ateş, haram olan hiçbirşeyi helâl kılmaz! dedi.”Nesâî, Eşribe 54, (8, 331).HARAM VE HELAL OLAN KAPLAR

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2267
  • Tirmizi’de Hz. Aişe radıyallahu anha’dan merfu olarak, şu rivayet edilmiştir: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın bir azadlısı vefat etti ve mal bıraktı. Geride ne evladı ne de bir yakını yoktu. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm:Mirasını köyünden bir adama verin! emretti.”Ebu Davud, Feraiz 8, (2902); Tirmizi, Feraiz 213, (2106).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4710
  • Abdullah İbnu’I-Hâris İbnu Cez ez-Zübeydî radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm zamanında mescidde ekmek ve et yerdik.”KABAK

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6930
  • Hz. Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Ben aranızda ne kadar kalacağımı bilemiyorum. Benden sonra iki’ye uyun” dedi ve Ebu Bekr ile Ömer’e işaret etti. (Sözlerine devam ederek): “Ammar’ın davranışlarını örnek alın. İbnu Mes’ud ne söylemişse tasdik edin” buyurdu.Tirmizi, Menakıb (3804).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4340
  • Yine Müslim’in bir diğer rivayetinde şöyle denmiştir: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Hayber’i fethettiği zaman, yahudiler, Resûlullah’a müracaat ederek, çalışıp elde edecekleri ekin ve meyve hasılatının yarısını vermek şartıyla, kendilerini arazilerinde bırakmasını talep ettiler. Aleyhissalâtu vesselâm onlara: “Biz sizi, dilediğimiz zamana kadar orada bırakabiliriz” dedi ve kalmalarına müsaade etti. Hayber’in meyve hasılatının yarısı iki hisseye taksim ediliyordu. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bu gelirin humusunu (beşte birini) alıyordu.”Müslim, Müsâkat 4, (1551).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5345