• Ebü Mes’ud el Bedri (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Biz Sa’d İbnu Ubâde’nin meclisinde otururken Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) yanımıza geldi. Kendisine, Beşir İbnu Sa’d: “Ey Allah’ın Resülü! Bize Allah Teâla Hazretleri, sana salât okumamızı emretti. Sana nasıl salât okuyabiliriz?” diye sordu. Efendimiz şu cevabı verdi:Şöyle söyleyin: AIIahümme salli aIa Muhammedin ve aIâ âI-i Muhammed, kema salleyte aIa İbrahime ve barik aIâ Muhammedin ve aIâ âI-i Muhammedin kemâ bârekte aIa aI-i İbrahime inneke hamidun mecid. (AIIah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in âline rahmet kıI, tıpkı İbrahim’e rahmet kıldığın gibi. Muhammed’i ve Muhammed’in âlini mübârek kıl. Tıpkı İbrahim’in âlini mübârek kıldığın gibi.” (ResuIullah ilâveten şunu söyledi): “Selam da bildiğiniz gibi olacak.”Müslim,Salât 65, (405), Kasru’s-Salât 67,(1,165,166); Tirmizi,Tefsir, Ahzâb,(3218); Ebü Dâvut, Salât 183, (980,981); Nesâi, Sehv 49, (3, 45, 46).Tirmizi dışındaki Kütüb-i Sitte kitaplarında, Ebü Humeyd es-Sâidi (radıyallâhu anh)’den gelen bir rivayet şöyle:Ashab sordu: Ey Allah’ın Resülü sana nasıl salât okuyalım?” Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm): Şöyle söyleyin, dedi: “AIIahümme salli aIâ Muhammedin ve aIâ ezvâcihi ve zürriyyetihi kema salleyte aIâ İbrâhime ve bàrik aIâ Muhammedin ve aIaezvâcihi ve zürriyyetihi kemâ bârekte aIâ İbrâhime inneke hamidun mecid. (AIIahım! Muhammed‚ zevcelerine ve zürriyetine rahmet kıl, tıpkı İbrahim’e rahmet kıldığın gibi. Muhammed’i, zevcelerini ve zürriyetini mübarek kıl, tıpkı İbrahim’i mübarek kıldığın gibi. Sen övülmeye Iayıksın, Şerefi yücesin).”Buhâri, Daavât 33, Enbiya 8; Müslim, Salât 69, (407); Muvatta, Kasru’s-Salât 66, (1,165); Ebü Dâvut, Salât,183, (979); Nesâi, Sehv 54, (3, 49).Kà’b İbnu Ucre’den gelen bir rivâyet de şöyle: “Resülullah (aleyhissaIatu vesselam) yanımıza gelmişti: “Ey Allah’ın Resülü, dedik, sana nasıl selam vereceğimizi öğrendik. Ama, sana nasıl salât okuyacağız (bilmiyoruz)? ” “Şöyle söyleyin! dedi:AIIahümme salli aIa Muhammed’in ve alâ âI-i Muhammedin kema salleyte aIa İbrahime inneke hamidun mecid. AIIahümme barik aIâ Muhàmmedin ve aIa âI-i Muhammed, kemâ bârekte aIa âIi İbrahime inneke hamidun mecid.Buhâri, Daavât 33: Müslim, Salât 66, (406); Ebü Dâvud, Salât 183, (976);Nesâi, Sehv 51, (3, 47); Tirmizi Vitr,20, (483).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1870
  • (Peygamberimizin azadlısı) Ebü Râfi’ (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalatu vesselâm), Beni Mahzüm’dan bir adamı zekât toplamak üzere gönderdi. Adam bana: “Benimle sen de gel, zekâttan sana da bir pay düşsün” dedi. Kendisine “Hele Resülullah’a bir sorayım” cevabını verdim ve sordum. Efendimiz: “Bir kavmin âzadlısı o kavimden sayılır, bize sadaka helâl değildir” buyurdu.”Tirmizi, Zekât 25, (657); Ebü Dâvud, Zekât 29, (1650); Nesâi, Zekât 97, (5,107). Hadisin metni Ebü Dâvud ve Tirmizi’nin metnidir.İbnu’l-Esir der ki: “Bütün mezheplerce meşhur olan görüşe göre, Beni Hâşim ve Beni Muttalib’in âzadlılarına zekât haram değildir. Bu meselede Şâfi mezhebinde iki görüş mevcuttur: Birine göre, Beni Hâşim ve Beni Muttalib’e zekâtı haram kılan sebebin sona ermesi ve zekâta bedel pay aldıkları humus hissesinin ortadan kalkmış olmasından dolayı zekat haram olmaz.Diğerine göre, bu hadis sebebiyle haramdır.Ortadaki bu ihtilafın -yani sadaka Beni Hâşim ve Muttalib âzadlılarına haram değil diyen görüşle haram olduğunu söyleyen bu hadisin te’lifine gelince: Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bu sözü, Ebü Râfi’e, tenzihen ve kendilerine benzemeye ve sünnetine uymaya teşviken söylemiş olmalıdır (gerçek mânada haram etmek ve kesin bir hükümle yasaklamak maksadıyla değil.)”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2034
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Süleyman aleyhisselâm (bir gün):

    Bugün, kesinlikle doksan kadınıma uğrayacağım. Hepsi de Allah yolunca cihad edecek bir yiğit doğuracak!” dedi. Arkadaşı (veya melek) ona:İnşaallah de bari!” uyarısında bulundu. Ama Hz. Süleyman inşaallah demedi.Söylediği gibi, o gün, bütün hanımlarına uğradı. Kadınlardan sadece biri hâmile kaldı. O da yarım insan doğurdu.”Resulullah aleyhissalâtu vesselam sözüne devamla:Nefsimi elinde tutan Zât’a yemin olsun! Eğer Süleyman aleyhisseİâm inşaallah! demiş olsaydı hepsi de Allah yolunda atlı olarak cihad eden çocuklara sahip olacaktı” buyurdu.”Buhâri; Enbiya 40, Eymân 3; Müslim, Eymân 23; (1654); Nesâi, Eymân 39, 40, (7, 25).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *YEMİNİ BOZMAK

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5789
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kimin malı zulüm yoluyla elinden alınmak istenir ve bu yolda öldürülürse, o kimse şehittir.”HIRSIZA HADD

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6757
  • Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: “Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’ân’ın kalbi de Yâ-Sîn’dir. Kim bu sureyi okursa, Cenab-ı Hakk, bu okuması sebebiyle kendisine, Kur’ân-ı Kerim’i -Yâ-Sîn hariç- on kere okumuş sevabını verir. “Tirmizî, Sevâbu’l-Kur’ân 7, (2889).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 756
  • Ebu’d Derdâ (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) efendimiz buyurdular ki: “Kim bir arâziyi haracı ile birlikte (satın) alırsa hicretinden rücü etmiş demektir. Kim de bir kâfirin boynundan zilleti kaldırıp onu kendi boynuna koyarsa İslâm’a sırtını dönmüş olur.”Sinân İbnu Kays der ki: Hâlid İbnu Ma’dân bu hadisi benden işitince bana: “Bunu sana Şebîb mi rivayet etti?” dedi. “Evet” dedim. “Öyleyse dedi, gidince, söyle bu hadisi bana yazıp göndersin.”Sinân İbnu Kays devamla dedi ki: “(Şebib’e) söyledim, onun için hadisi yazıverdi. Tekrar geldiğim zaman Hâlid İbnu Ma’dân kâğıdı sordu. Ben de verdim. Okuyup bu hadisi işitince sahip olduğu arâzinin hepsini terketti.”Ebu Dâvud, Harâc 38, (3082).GANİMETLER VE FEY

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1075
  • Ebu Davud ve Tirmizi’de Ebu Hureyre’den gelen bir rivayette Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın şöyle söylediği kaydedilmiştir:Allah Teâlâ hakkında hüsnüzan, güzel ibadettendir.Tirmizi, Da’avât 146, (3604); Ebu Dâvud, Edeb 89, (4993).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5814
  • Câbir İbnu Semüre (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) öğlede velleyli izâ yağşâ süresini okur, ikindide dahi aynısını yapar, sabah namazında bundan daha uzun bir kırâatte bulunurdu.”Buhâri, Ezân 103, 95, 96; Müslim, Salât 159, (453); Ebü Dâvud, Salât 130, (804); Nesâî, İftitah 74, (2,174).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2527
  • İbnu Cübeyr anlatıyor: “İbnu Abbas (radıyallahu anhüma)’a: “Enfal suresi (ne hususta indi?) diye sordum, bana: “Bedir Savaşı üzerine indi” cevabını verdi.”Buhari, Tefsir, Enfal 1; Müslim, Tefsir, 31, (3031).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 617
  • İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Bir bedevi kendisine: “Bana şu ayet hakkında açılamada bulun, dedi ve ayeti okudu: “Altın ve gümüşü biriktirip Allah yolunda sarfetmeyenlere can yakıcı bir azabı müjdele” (Tevbe 35). İbnu Ömer şu cevabı verdi:-“Kim onu biriktirir ve zekatını vermezse vay haline! Bu ayet zekat emri gelmezden önceye aittir. Zekat emri gelince, Allah zekâtı mallar için bir temizlik kıldı.”Buhari, Zekât 4, Tefsir, Berâe 6; Muvatta, Zekât 1, (1, 256).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 643