• Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdu ki: “Kul bir hata yaptığı zaman kalbinde siyah bir iz meydana gelir. Eğer kişi, o hatadan nefsini uzaklaştırır, af taleb eder ve tevbede bulunursa kalbi cilalanarak (leke silinir). Bilâkis, aynı günahı işlemeye devam ederse, kalpteki leke artırılır. Hatta bir zaman gelir, kalbî tamamen kaplar. İşte bu durum Cenab-ı Hakk’ın: “Bilakis, onların irtikab edegeldikleri, kalplerini paslandırmıştır” (Mutaffifın 14) meâlindeki âyette zikrettiği pasdır.”Tirmizî, Tefsir, Mutaffıfın (3331); İbnu Mace, Zühd 29, (4244).İNŞİKAK SURESİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 857
  • Hz. Ebu Zerr radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: “Üç kişi vardır, Kıyamet gününde Allah onlara ne konuşur, ne nazar eder ne de günahlardan arındırır, onlar için elim bir azab vardır!” buyurdu ve bunu üç kere de tekrar etti. Ben: “Ey Allah’ın Resûlü! Öyleyse onlar büyük zarara ve hüsrana uğramışlardır. Kimdir bunlar?” dedim. Şöyle saydılar:(Elbisesini kibirle, yerlere kadar salıp) süründüren, yaptığı iyiliği başa kakan, malını yalan yeminlerle reklam eden kimseler!Müslim, İman 171, (106); Ebu Dâvud, Libas 28, (4087, 4088); Tirmizî, Büyû’ 5, (1211); Nesâî, Büyû’ 5, (7, 245).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5837
  • Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Şurası muhakkak ki İslâm garib (eşine rastlanmadık bir şekilde) başladı tekrar garibliğe avdet edecek. Gariblere ne mutlu.”FİTNEDEN KİMLER SALİM OLABİLİR

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7157
  • Hz. Enes İbnu Ma’lik radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki: “Şu altı şeyden önce (ahirete bakan) iyi ameller işlemekte acele edin: “Güneşin battığı yerden doğması, Duhân, dâbbetü’l-arz,Deccâl, herbirinize mahsus olan ölüm ve (sizin salih amelinize mani olacak) âmme hizmeti.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7187
  • Hz. Enes İbnu Ma’lik radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki: “Şu altı şeyden önce (ahirete bakan) iyi ameller işlemekte acele edin: “Güneşin battığı yerden doğması, Duhân, dâbbetü’l-arz,Deccâl, herbirinize mahsus olan ölüm ve (sizin salih amelinize mani olacak) âmme hizmeti.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7187
  • Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir gözcü seriyye gönderdi. Başına Asım İbnu Sabit’i komutan tayin etti. Bu zat Amr İbnu Asım İbni’l-Hattab’ın ceddi idi. Usfan ile Mekke arasında bulunan bir yere kadar gittiler. Huzeyl Kabilesi’nin Beni Lihyan denen bir koluna haber verdiler. bunları yüz okçu yakından takibe aldı. İzlerin takiben onların inmiş bulunduğu yere kadar geldiler. Onların azık olarak Medine’den beraberlerine almış oldukları hurmanın çekirdeğini buldular.Bu Yesrib (Medine) hurmasıdır! dediler ve izlerini takibe devam ederek, Ashab’a kavuştular. Asım ve ashabı onları hissedince sarp bir yere sığındılar. Takipçiler gelip onları kuşattılar.Eğer bize teslim olursanız size ahd ve misakımız var, sizden kimseyi öldürmeyeceğiz! dediler. Asım:Ben bir kafirin zimmetine teslim olmam. Allahım, Resulüne bizden haber ver! dedi. Aralarında mukâtele (vuruşma) çıktı. Takipçiler ok attılar. Asım radıyallahu anh yedi kişiyle birlikte şehid oldu. Geriye Hubeyb, Zeyd ve bir kişi daha kaldı. Takipçiler, bunlara da ahd ve misak etklif ettiler. Bunlar, onlara teslim oldular. ele geçirir geçirmez, derhal yayların kirişlerini çözerek, bunları onlarla bağladılar.Hubeyb ve Zeyd’in yanındaki üçüncü şahıs:Bu, verdikleri söze birinci ihanetleri deyip, onlarla beraberliği reddetti. Onu sürüyüp beraberliğe zorladılar. O yine de direndi. Onu da şehid ettiler. Hubeyb ve Zeyd’i Mekke’ye götürüp orada sattılar. Hubeyb’i Beni’l-Haris İbni Amir İbni Nevfel satın aldı. Hubeyb, Bedir günü el-Hâris’i öldürmüştü. Yanlarında esir olarak kaldı. Sonunda öldürmeye karar verdiler. (Bir ara) el-Haris’in kızlarından birinden, etek traşı olmak için ustura istedi, kız getirdi. Kadın der ki: “Bir çocuğum vardı, gafil davrandım. Hubeyb’in yanına kadar çıktı. Hubeyb onu dizine oturttu. O vaziyette görünce çok korktum. Benim korktuğumu Hubeyb farketti, ustura da elindeydi:Çocuğu öldüreceğimden mi korkuyorsun? İnşaallah böyle bir şey yapmam dedi. Yine o kadın şunu anlatmıştı:ben Hubeyb’ten daha hayırlı bir esir görmedim. Bir gün onun, salkımdan üzüm yediğini gördüm. Halbuki o sırada Mekke’de hiç bir meyve yoktu. Üstelik demir zincirlerle bağlı idi. Demek ki o, Allah’ın Hubeyb’e lutfettiği bir rızıktı.

    Öldürmek üzere onu, Harem bölgesinden çıkardılar. Orada:

    Beni bırakın iki rek’at namaz kılayım!” dedi. (Bıraktılar namazını kılınca) geri geldi.Eğer ölümden korktu demiyecek olsaydınız daha fazla kılacaktım! dedi. İdam sırasında namaz kılmayı ilk sünnet kılan kimse Hubeyb idi.Allahım, onların hepsini say, (dağınık dağınık öldür) dedi. Sonra şu beyitleri terennüm etti:Müslüman olarak öldürüldükten sonra gam yemem.

    Nerede olursa olsun Allah için ölüyorum,

    Bu ölüm O’nun zatı(nın rızası) yolundadır.

    Dilerse O, darmadağınık uzuvların eklemleri üzerine bereket verir.

    (Sonra Hubeyb: Allahım, Resulüne selamımı götürecek kimse bulamıyorum, sen duyur” der.)Sonra Ukbe İbnu’l-Haris kalkıp Hubeyb’i öldürdü.Kureyş, Bedir’de pek çok büyüklerini öldürmüş bulunan Asım’ın cesedinden bir parça getirtmek için, onun ölümünden sonra, ölüsüne adamlar gönderdi. Allah Teala Hazretleri de onun üzerine arı oğulu nev’inden bir gölgelik gönderdi. Bu, Kureyş’in gönderdiklerine karşı onun cesedini korudu, hiç bir şey alamadılar.”Buhari, Megazi, 38, 9, 170, Tevhid 14; Ebu Davud, Cihad 115, (2660, 2661), Cenaiz 16, (3112).Bİ’R-İ MÂUNA GAZVESİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4226
  • Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm ribayı yiyeni, yedireni, riba akdini yazanı, sadakaya (zekata) mâni olanı, dövme yapanı, dövme yaptıranı -hastalık sebebiyle olan hâriç- hulle yapanı, hulle yaptıranı lanetledi.”Nesâî, Zinet 25, (8, 147).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5323
  • Ebu’d-Derda radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Mescidlerde olsun, kabirlerde olsun Allah Teâla hazretlerini ziyarette giydiğiniz en güzel elbise beyazdır.”ELBİSESİNİ KİBİRLE SÜRÜMEK

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 7026
  • Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Ben mü’minlere, kendi nefislerinden evlâyım. Öyleyse kim üzerinde borcu olduğu halde ölür, bunu ödeyecek mal bırakmazsa, onu ödemek bana aittir. Kim de mal bırakarak ölürse bu mal varislerine aittir. -Bir rivayette- Kim bir mal bırakmışsa, buna, kim olursa olsun asabesi varis olur.Buhari, Feraiz 4, 15, 25, Kefalet 5, İstikraz 11, Tefsir, Ahzab 1, Nafakat 15, Müslim, Feraiz 16, (1619); Tirmizi, Feraiz 1, (2091), Cenaiz 69, (1070); Ebu Davud, Harac 15, (2955).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4707
  • Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ı vefata götüren hastalığı şiddetlendiği zaman, halka namazı Hz. Ebu Bekr radıyallahu anh kıldırıyordu. Pazartesi günü, cemaat saf olmuş halde namaza durduğu sırada Aleyhissalatu vesselam hücresinin perdesini açtı, ayakta olduğu halde bize bakıyordu. Yüzü sanki bir mushaf yaprağı gibi (uçuk) idi. Sonra tebessüm ederek güldü. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ı (böyle) görmenin sevinciyle namazı bozayazdık. Hz. Ebu Bekr derhal safta namaz kılmak üzere geri çekildi. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm7ın namaza geldiğini zannetmişti. Ancak Aleyhissalatu vesselam, bize işaret ederek namazı tamamlamamızı söyledi ve perdeyi indirdi. O gün vefat etti.”Buhari, Ezan 46, 94, Amel fi’s-Salat 6, Meğazi 83; Müslim, Salat 98; Nesai, Cenaiz 7, (7, 4).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4354