
Abdullah İbnu Zeyd radıyallahu anh anlatıyor: “Bize Resülullah aleyhissalâtu vesselâm gelmişti. Kendisine bakır kapta su getirdik, onunla abdest aldı.”Ebu Dâvud, Tahâret 47, (100).

Abdullah İbnu Zeyd radıyallahu anh anlatıyor: “Bize Resülullah aleyhissalâtu vesselâm gelmişti. Kendisine bakır kapta su getirdik, onunla abdest aldı.”Ebu Dâvud, Tahâret 47, (100).

Hz. Ebu Bekre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) sürûlu bir hâdiseyle veya sürûr veren bir hâdiseyle karşılaşınca Allah’a şükretmek üzere secde ederdi.”Ebu Dâvud, Cihâd 174, (2774); Tirmizî, Siyer 25, (1578); İbnu Mâce, İkâmet 192, (1394).

Abdullah İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Biz Resulullah aleyhissalatu vesselam’ı ayakkabıları ve mestleri ile namaz kılarken gördük.”HUŞU

Abdullah İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Biz Resulullah aleyhissalatu vesselam’ı ayakkabıları ve mestleri ile namaz kılarken gördük.”HUŞU

Amr İbnu’ş-Şerrîd, babasından (Şerrîd’den naklen radıyallâhu anh) anlatıyor: “Bir gün ben Resülullah’ın bineğinin arkasına binmiştim. Bir ara bana:Hafızanda Ümeyye İbnu Ebi’s-Salt’ın şiirinden birşeyler var mı? diye sordu. Ben: “Evet!” deyince:Söyle! dedi. Ben kendisine bir beyt okudum. O yine:Devam et! dedi. Ben bir beyt daha okudum. O yine,Söyle! emretti. Böylece kendisine yüz beyit okudum.”Müslim, Şiir 1, (2255).

İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam, her iki bayramda da kızlarını ve hanımlarını (musallaya) çıkarırdı.”BİR GÜNDE İKİ BAYRAM

Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselam ‘ın abdest suyu ve misvâkı (akşamdan hazırlanıp yanına) konulurdu. Gece kalkınca abdest bozar, sonra misvaklanırdı.”

Hz. Cabir radıyallahu anh anlatıyor: “Hz. Ömer radıyallahu anh, Hz. Ebu Bekr’e:(Ey Ebu Bekr!) Allah’ın Rasulü Muhammed aleyhissalatu vesselam’dan sonra insanların en hayırlısı diye hitab etmişti. Hz. Ebu Bekr:Sen böyle söylersen ben (de sana) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’dan işittiğimi söyleyeceğim. Demişti ki: Güneş, Ömer’den daha hayırlı bir kimse üzerine doğup batmadı.”Tirmizi, Menakıb, (3685).

Mücâhid merhum anlatıyor: “Büşeyr el-Aşevi, Hz. İbnu Abbâsradıyallahu anhümâ’ya gelip:Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki… diyerek birşeyler anlatmaya kalktı. Ancak İbnu Abbâs onu konuşmaya bırakmadı ve kendisine iltifat etmedi. Büşeyr:Sözlerimi niye dinlemiyorsunuz? Ben size Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’dan anlatıyorum, hiç tınmıyorsunuz, niçin? diye sordu. İbnu Abbâs ona şu cevabı verdi:Biz vaktiyle, bir kimsenin Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki” dediğini işitince, gözlerimizi ona çevirip kulaklarımızı da dinlemek üzere uzatıyorduk. Ne zaman ki, insanlar hadis rivayetinde laubalileştiler, biz de onlardan ancak bildiklerimizi almaya başladık.”Müslim, Mukaddime 7, (7).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *KİBİR VE UCUB

Abdullah İbnu Amr İbni’l-Âs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor:Bir adam Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a gelerek, Bana câmi (özlü) bir sure öğret” talebinde bulundu. Peygamberimiz (aleyhissalâtu vesselâm) de ona İzâ Zülzilet suresini öğretti. (Tà’lim işi bitince) adam şunu söyledi:- Seni hakla gönderen Zât’â yemin olsun (buradaki ameller bana yeter), buna asla başka bir (amel) ilave etmeyeceğim.Adam ayrılır ayrılmaz Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):Adamcağız kurtuldu! dedi ve bu sözü iki kere tekrar etti.”Ebu Dâvud, Ramazan 9, Salât 326, (1399).