
İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm, ne abdest suyu (hazırlama ve dökme işini) ne de sadaka dağıtma işini başkasına bırakmaz, bizzat yapardı.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

İbnu Abbâs radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm, ne abdest suyu (hazırlama ve dökme işini) ne de sadaka dağıtma işini başkasına bırakmaz, bizzat yapardı.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

İkrime rahimehullah anlatıyor: “Ümmü Habibe radıyallahu anha müstehaze idi. Kocası ona temasta bulunurdu. Aynı hal Hamne Bintu Cahş radıyallahu anha için de mevzubahis idi.”Ebu Davud, Taharet 120, (309).

Hz. Muaz radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın Ufeyr denen merkebinin terkkisinde idim.”Ebu Davud, Cihad 53, (2559).

Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Bir adam: “Ey Allah’ın Resûlü! Bana kısa bir nasihatta bulun, uzun yapma! Tâ ki nasihatini unutmayayım” demişti (ve birkaç kere tekrar etmişti). Aleyhissalatu vesselam (bir kelimeyle):Öfkelenme! cevabını verdi!”Buhari, Edeb 76; Tirmizi, Birr 73 (2021); Muvatta, Hüsnü’l-Hulk 11, (2, 906).

Buhârî’nin dışındaki müelliflerin kaydettiği bir diğer rivayette şöyle denir: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) meyvesi olgunlaşıncaya kadar hurmayı, dânesi beyazlaşıp afetten emin oluncaya kadar başağı satmaktan men etti. Bu muameleden satıcı da alıcı da yasaklanmıştır.Müslim, Büyû 50, (1535); Ebu Dâvud, Büyû 23, (3368); Tirmizî, Büyû 15, (1226-1227); Nesâî, Büyû 40, (7, 270, 271); İbnu Mâce, Ticarât 32, (2214-2215).- Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissâlatu vesselâm) olgunlaşmazdan önce meyvenin ağacın başında iken satılmasını yasakladı. Kendisine (aleyhissalâtu vesselâm) meyvenin olgunlaşması ile ne kastediliyor? diye sorulunca: “Onun kızarması ve sararmasıdır” diye açıkladı ve ilave etti: “Cenâb-ı Hakk bir âfet vererek meyveye mâni olacak olsa, kardeşinden aldığın parayı nasıl helâl addedeceksin?”Buhârî, Büyû’ 83, Selem 4; Müslim, Müsâkat 15-17 (1555), Büyû 49, 50 (1534-1554); Muvatta, Büyû 11 (2, 618); Ebu Dâvud, Büyû 23, (3367); İbnu Mâce, Ticarât 61, (2284).

Alkame ve el-Esved dediler ki: “İbnu Mes’ud (radıyallahu anh) ‘un yanına girmek için kendisinden müsaade istedik. Bize izin verdi. Sonra kalkıp ikimizin arasında namaz kıldı. Sonra da: “Ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ‘ın böyle yaptığını gördüm ” dedi. ”Müslim, Mesâcid 26, (534) ; Ebu Dâvud, Salât 71, (613) ; Nesâî, Mesâcid 27, (2, 49-50) ; İftitah 90, (2, 183 ).

İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Mükatebe karşı bir hadd işlenir, (diyet almaya hak kazanırsa) veya mirasa mazhar olursa, (borcunu ödeyerek) hürriyetinden kazandığı miktarca onlara varis olur.” “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurdular: “Mükateb, ödediği hisse nisbetinde hür diyeti öder, geri kalana köle diyetinden öder.”Tirmizi, Büyü’ 35, (1259); Ebu Davud, Diyat 22, (4582); Nesai, Kasame 36, (8, 45, 46).

Ebu Said (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) (bir gün) ashabına: “Sizden biri bir gecede Kur’ân-ı Kerim’in üçtebirini okumaktan aciz midir?” diye sordu.Buna hangimiz güç yetirebilir? dediler. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm):Allahu Ahad, Allahu’s-Samed (İhlâs süresi) Kur’ân’ın üçtebiridir buyurdu.Buharî, Fedâilu’l-Kur’ân 13, Tevhid 1; Müslim, Müsâfırin 259, (811); Tirmizî, Sevâbu’l-Kur’ân 11, (2898); Nesâî, İftihah 69, (2,171); Muvatta, Kur’ân 17, 19 (1, 208); Ebu Davud, Vitr 18, Salât 353, (1961); İbnu Mâce, Edeb 52, (3787, 3788, 3789).nes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Bir kimse (ihlâs süresini kastederek): “Ey Allah’ın Resûlü, ben bu sureyi seviyorum” dedi.Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Onu sevmen seni cennete sokacaktır” dedi.Tirmizî, Sevâbu’l-Kur’ân 11, (2903).z. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: “Kim Kul hüvallâhu ahad süresini günde iki yüz sefer okursa, üzerindeki kul borcu hariç, elli yıllık günah (amel defterinden) silinir.”Tirmizî, Sevabu’l-Kur’ân 10, (2900).

İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Hudeybiye senesinde, Kâbe’de kesilmek üzere bir çok deveyi kurban kıldı. Bunlar arasında (vaktiyle) Ebu Cehl’e ait olan, başında gümüşten -bazı râviler altından der- mâmul bir büre bulunan deve de vardı. Bununla, müşrikleri öfkelendiriyordu.”Ebu Dâvud,Menâsik 13, (1749).

Müslim’in bir rivayetinde “Müşteri satın aldığı sütü bekletilmiş sağmal hayvan hakkında üç gün muhayyerdir. İâde edecek olursa beraberinde bir sâ’ miktarında yiyecek verir, buğday değil” denmektedir.Büyû, 25.Müslim’in bir başka rivayetinde: “…bir sa’ kuru hurma verir, buğday değil” denir.Buhârî ve Müslim’in rivayetlerinde: “Deve ve koyunun sütü (satış sırasında) memede bekletilmez” buyurulur.