• Hz. Ömer (radıyallahu anh) anlatıyor: “Ben Allah yolunda bir at tasadduk etmiş idim. Ona sâhip olan kişi, hayvanın bakımını ihmal etti. Bunun üzerine atı satın almak istedim. Biraz ucuza satar diye düşünüyordum. Önce Resulullah aleyhissalatu vesselam’a bir sorayım dedim.Sakın ha! buyurdu, ne onu satın al ne de sadakana dön, hatta onu sana bir dirheme verse bile. Zira sadakasına dönen, kustuğuna dönen gibidir!.” buyurdular.”

    Buhâri, Zekât 59, Yesâya 31, Cihâd 119, 137; Müslim, Hibât 3, (1621); Muvatta, Zekât 50, (1, 282); Ebu Dâvud, Zekât 9, (1793); Tirmizi, Zekât 23, (668); Nesai, Zekât 100, (5, 108, 109).

    Muvatta’nın bir rivayetinde şu ziyade vardır: . . . (Sadakasına dönen) kusmuğuna dönen köpek gibidir.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3259
  • Nesâî’den gelen rivayette İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) Cenâb-ı Hakk’ın “Üzerine Allah’ın isminin zikredilmediği (kesilmiş hayvan eti)nden yemeyin” ayeti ile ilgili olarak şu açıklamayı yapmaktadır: “Müşrikler, bu meselede müminlerle ihtilaf ederek (alayvari) şöyle dediler: “Allah’ın kestiğini yemiyorsunuz, fakat kendi kestiğinizi yiyorsunuz.”Nesâî, Zebâih 40, (7, 237).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 605
  • Behz İbnu Hakim babası ve ceddi tarikiyle anlattığına göre, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın “Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmetsiniz” (Âl-i İmrân, 110) ayeti hakkında şunu söylediğini işitti: “Siz yetmiş ümmeti yetmişe tamamlayan sonuncu ümmetsiniz. Siz onların en hayırlısı ve Allah yanında en değerli olanısınız.”Tirmizî, Tefsir, Âl-i İmrân (3004); İbnu Mâce, Zühd 34, (4288).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 521
  • Hz. Ebu Musa radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Ben, Allah’a yemin ederek söylüyorum: İnşaallah, herhangi bir şeye yemin edince, yeminimin aksini yapmayı daha hayırlı görecek olsam, yeminimi kefaretler, hayırlı gördüğüm şeyi yaparım.Buhârî; Eymân 14; Müslim, Eyman 10, (1649); Ebu Dâvud, Eymân 17, (3276); Nesâi, Eymân 15, (7, 910), Sayd 33, (7, 206).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5791
  • Amr İbnu Ahtab el-Ensâri radıyallahu anh anlatıyor:Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir gün bize sabah namazını kıldırıp minbere çıktı. Öğle vakti girinceye kadar hitap etti. Sonra minberden inip namaz kıldı. Tekrar minbere çıkıp ikindi vakti girinceye kadar bize hitap etti. İnip ikindiyi kıldı, sonra tekrar minbere çıktı, güneş batıncaya kadar bize konuştu. Bu konuşmalarda Kıyamet gününe kadar olacak (hadisatı) bize haber verdi. Bunları en iyi bilenimiz, en belleyişli olanımızdır.Müslim, Fiten 25, (2892).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5544
  • Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm kadınları da erkekleri de halmama girmekten nehyetmişti. Sonradan izarlarına sarınmış olarak erkeklerin girmesine izin verdi.”

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3791
  • Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: “Necrân’ın iki sahibi Seyyid ve Âkıb, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a geldiler. Onunla mülâane yapmak istiyorlardı.Bunlardan biri arkadaşına:Bunu yapma! Eğer (Muhammed gerçek) bir peygamberse ve bize lanette bulunursa biz bir daha felah bulamadığımız gibi, bizden sonra gelecek nesiller de iflâh olmazlar! dedi. Resûlullah’a gelip:Biz sana istediğini vereceğiz, bizimle emin birini gönder. Bizimle emin olmayanı gönderme! dediler. Aleyhissalâtu vesselam:Ben sizinle gerçekten hakkıyla emin bir adam göndereceğim buyurdu. Bunun üzerine Resûlullah’ın ashabı (bu övülen şahıs olabilmek için) ona yaklaştı. Aleyhissalâtu vesselâm: “Ey Ebu Ubeyde İbnu’l-Cerrâh, sen kalk!” emretti. Ebu Ubeyde kalkınca, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: “İşte şu bu ümmetin eminidir!” buyurdular.”Buhâri, Fedâilu’l-Ashâb 21, Meğazi 72, İcazetu Haberi’l-Vahid 1.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5943
  • İbnu Abbas (radıyallahu anhüma) anlatıyor: “Kişi ihramsız olarak (yani Mekke’de ikamet edenler veya umre için gelip, umreden sonra ihramı çıkaranlar) Beytullah’ı ziyaret eder. Bu imkân, hacc niyetiyle ihram giymeye kadar devam eder. Arafat’a çıkınca, kime deve, sığır veya davardan kurban müyesser olmuşsa, dilediğini kurban eder. Bunlardan biri olmazsa, ona hactaki, üç günün orucu terettüp eder. Bu günler, arefe gününden evvele ait olmalıdır. Bu üç günün sonuncu günü arefe gününe tesadüf ederse, bunda bir günah yoktur. Sonra Arafat’da vakfe’ye gider ikindi namazından akşam karanlığının gelmesine kadar vakfede kalır.İbnu Abbas anlatmaya üslubu biraz değiştirerek devam ediyor.Sonra Arafat’tan insanlar sökün edince, orayı terketsinler. Topluca geceyi geçirecekleri yere (Müzdelife’ye) gelsinler. Orada Allah’ı çokca zikretsinler, sabah vakti girmezden önce bilhassa tekbir ve tehlili çok yapsınlar sonra buradan da topluca hareket etsinler. Çünkü (eskiden beri) herkes buradan hareket ederdi. Cenâb-ı Hakk: İnsanların toplu olarak sökün ettiği yerden siz de sökün edin, (eski yaptıklarınızdan) Allah’a af dileyin. Allah bağışlar ve merhamet eder” (Bakara, 199). Şeytan taşlayıncaya kadar akmaya (ve çok zikretmeye) devam edin” buyurmuştur.Buhârî, Tefsir, Bakara 2, 35.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 477
  • İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Allahu Zülcelâl Hazretleri, semâvatı kıyamet günü dürer, sonra onları sağ eliyle alır, sonra der ki:Ben Melik’im cebbârlar nerede? Büyüklük taslayanlar (mütekebbirler) nerede?. Sonra sol eliyle arzı dürer, sonra: “Ben Melik’im, cebbârlar, mütekebbirler nerede der. Buharî, Tevhid 19; Müslim, Sıfatul-Münafıkun 24,Ebu Dâvud, Sünne 21, (4736).HÂ-MÍM el-MÜ’MİN SURESİ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 770
  • Ebu Sa’idi’l-Hudri radıyallahu anh, Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’dan anlatıyor:Ademoğlu sabaha erdimi, bütün azaları, dile temenna edip: Bizim hakkımızda Allah’tan kork. Zira biz sana tabiyiz. Sen istikamette olursan biz de istikâmette oluruz, sen sapıtırsan biz de sapıtırız!” derler.”Tirmizi, Zühd 61, (2409).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5872