• Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Esmâ Bintu Ebi Bekr radıyallahu anhümâ, üzerinde ince bir elbise olduğu halde Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’ın huzuruna girmişti. Aleyhissalâtu vesselâm, ondan yönünü ters istikamete çevirdi ve:Ey Esmâ! Kadın hayız yaşına girdi mi ondan sadece şunun ve şunun dışında hiçbir yerinin görünmesi câiz değildir! dedi ve yüzü ile ellerine işaret etti.”Ebu Dâvud, Libâs 34, (4104).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5211
  • Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’la birlikte yürüdüm. Üzerinde kenarı sert, Necrâni bir hırka vardı. Ona bir bedevi arkadan yetişerek hırkadan tutup şiddetle çekti. Boynunun derisine baktığımda, şiddetle çekilen hırkanın kenarının zedeleyip iz bıraktığını gördüm. Bedevi:Ey Muhammed! Yanındaki Allah’ın malından bana da verilmesini emret dedi. Aleyhissalâtu vesselâm ona yönelik baktı ve güldü. Sonra da bir ihsanda bulunulmasını emretti.”Buhari, Libas 18, Humus 19, Edeb 68.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5518
  • Abdullah (İbnu Mes’ud) radıyallahu anhüma anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Halk arasında hüküm veren hiç kimse yoktur ki, Kıyamet günü bir melek ensesinden tutmuş olarak onu getirmesin. Sonra melek başını semaya kaldırır. Eğer (meleğe): “Onu at!” diyen olursa melek onu cehennemin öyle derin bir çukuruna atar ki, kırk yılda o çukurun dibine varabilir.”* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *HAKİMİN HÛKMÜYLE HARAM HELAL OLMAZ

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6669
  • Câbir İbnu Semüre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:Kisra ölünce, ondan sonra başka kisra yoktur. Kayser de öldü mü ondan sonra kayser yoktur. Nefsimi kudret elinde tutan Zat-ı Zülcelal’e yemin olsun, siz her ikisinin de hazinelerini Allah yolunda harcayacaksınız.Buhari, Menakıb 25, Humuz 8, Eyman 3; Müslim, Fiten 77, (2919).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5536
  • Hz. Aişe (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vessalâm)’a, ihrama gir(ece)ği zaman (ihram için), keza ihramdan çıktığı zaman da Kâbe’yi tavaftan önce hıll’i için, içinde misk bulunan sürünme maddesini şu iki elimle sürdüm.”Buharî, Hacc 18. 143, Libâs 73, 89, 91; Müslim, Hacc 31, 33, (1189); Muvvata, Hacc 17, (1, 328); Tirmizî, Hacc 77, (917);Ebu Dâvud, Menâsik 11, (1745, 1746); Nesâî, Hacc, 41,(15, 136-141)Bir rivayette şu ibare de var: “..Veda haccında zerire denilen koku ile. . .”Bir başka rivayette : “. . ihrama girmezden önce, sonra ihrama girerdi. “Bir diğer rivayette: “..bulabildiğim kokunun en iyisi ile başında ve sakalında koku maddesinin parıltısını görünceye kadar (sürerdim). “Bir diğer rivayette: “…Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) ihramlı iken (sürülen) koku maddesinin saç ayırımlarındaki parlaklığına (şu anda) bakıyor gibiyim. “Bir rivayette şu ziyade var: “İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) zeytinyağıyla yağlanırdı. Bunu İbrahim (Nehâî)’ye zikretmiştim, bana:Pekâlâ, şu rivayeti ne yapacaksın: Esved, Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)’ den onun şöyle söylediğini rivayet etti: “…(Sürülen koku maddesinin saç ayrımlarındaki parlaklığına bakıyor gibiyim.”Bir rivayette de şu ziyade var: “..Bu, ihram(a girmezden önce süründüğü) koku idi. “

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1186
  • Ali İbnu Ebi Talib radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bir seriyye gönderdi ve birliğin başına Ensar’dan bir zat koydu ve askerlere komutanlarına itaat etmelerini emretti. (Sefer esnasında komutan, bir meseleden) öfkelenip:Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bana itaat etmenizi emretmedi mi? dedi. Hepsi de: “Evet emretti!” dediler.Öyleyse, dedi, derhal bana odun toplayın! Hemen otun toplanmıştı. Bu sefer:Ateş atın! emretti. Ashab (odun yığınına) ateş attı. Komutan:İçine girin! emretti. Girmek üzere ilerlediler. Ancak birbirlerinden tutup:Biz, ateşten kaçarak Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a geldik (şimdi ateşe girmemiz olur mu?) diyerek girmediler. Öyle durdular. Ateş söndü. Komutanın da öfkesi geçti, Bu vak’a Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a intikal edince:Eğer girselerdi, Kıyamet gününe kadar bir daha ondan çıkamazlardı! Allah’a isyanda (kula) itaat yok! Taat ma’ruftadır! buyurdular.”Buhari, Megazi, 59, Ahkam, 4, Haberu’l-Vahid 1; Müslim, İmaret 40, (1840); Ebu Davud, Cihad 96, (2625); Nesai, bey’at 34, (7, 159).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *HZ. EBU MUSA VE MUAZ’IN YEMENE GÖNDERİLMESİ (Veda Haccından Önce)

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4269
  • Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Şu üçü hariç bütün meclisler emniyettedir: Haram kan dökülen meclis, haram ferc bulunan meclis, haksız mal taksimi yapılan meclis.”Ebu Davud, Edeb 37, (4869).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3307
  • Nesâî’de gelen bir diğer rivayet şöyle: “(Hz. Aişe der ki):”Ey Allah’ın Resûlü, dedim, Beytullah’a girmeyeyim mi?”Bana şu cevabı verdi:- Hıcr’a gir, çünkü o da Beytullah’tan bir parçadır.Nesâî, Hacc 129.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1384
  • Ebu Cuhayfe radıyallahu anh anlatıyor: “Hz. Ali radıyallahu anh’a: “Ey müminlerin emiri! Yanınızda, Kur’ân’da bulunmayan yazılı bir şey var mı?” diye sormuştum. Şöyle cevap verdi:Hayır! Daneyi yar(ıp ondan filizi çıkar)an ve insanı yaratan Zâta kasem olsun! Bildiğim şeyler, Allah’ın, Kur’ân’da olanı anlamak üzere kişiye verdiği anlayış ve bir de şu sahifede bulunanlardır.

    Pekiyi bu sahifede ne var?” dedim.Diyet(le ilgili ahkâm), esirlerin hürriyete kavuşturulması (ile ilgili tavsiye ve teşvik), kâfir mukabilinde müslümanın öldürülmeyeceği! cevabını verdi.”Buhâri, Diyât 31, İlm 39, Cihâd 171; Tirmizi, Diyât 16, (1412); Nesâi, Kasâme 12, (8, 23).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4928
  • Hz. İbnu Abbâs (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm): “Atın bereketi kızıllığındadır” buyurdu.”Ebü Dâvud, Cihâd 44, (2545); Tirmizî, Cihâd 20, (2454).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 2196