• Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Biriniz bir meclise gelince selam versin. Kalkmak isteyince de selam versin. Birinci selam sonuncudan evla değildir (ikisi de aynı ölçüde ehemmiyetlidir.)”Tirmizi, İsti’zan 15, (2707); Ebu Davud, Edeb 150, (5208).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3347
  • Bir diğer rivayette şöyle denmiştir:…Üsâme’ye ait bir devenin üzerinde (gelip) Kâbe’nin avlusunda deveyi ıhdı. Sonra, Osman İbnu Talha (radıyallahu anh)’yı çağırdı ve:

    Kâbe’nin anahtarını bana ver!” dedi. Osman annesine koştu. Ancak kadın vermekten imtina etti. Osman (radıyallahu anh):Allah’a kasem olsun ya derhal verirsin veya şu kılıncım belimden hemen çıkacaktır!diye kükredi. Bunun üzerine kadın anahtarı Osman’a hemen verdi, o da Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)’a getirip teslim etti. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) Kâbe’yi açtı…” Devamını önceki rivayetteki gibi zikretti.

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1376
  • Huzeyme İbnu Cez’ radıyallahu anh anlatıyor: “Ey Allah’ın Resulu dedim, ben, kara hayvanlarının hükmünü sormak üzere size geldim. Tilki hakkında ne buyurursunuz?” Aleyhissalâtu vesselâm: “Tilkiyi kim yiyor?” buyurdu. Ben bu sefer: “Kurt hakkında ne buyurursunuz?” dedim. “Kendisinde hayır bulunan bir kimse kurdu yer mi?” buyurdular.”KERTENKELE

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 6912
  • Mu’âz İbnu Cebel radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm beni Yemen’e göndermişti. (Hareket edip) yürüdüğüm zaman arkamdan birini göndererek geri çağırdı. (Yanına varınca):Sana niye adam gönderip (geri çağırdığımı) biliyor musun? buyurdular ve ilave ettiler:Benim iznim olmadan hiçbir şey almayacaksın. Zira bu gulûldür (hırsızlık). Kim gulûl yaparsa, aldığı şeyle Kıyamet günü (Allah’ın huzuruna gelir). İşte bu (hususu tenbih etmek için) seni çağırdım, artık işine gidebilirsin.Tirmizi, Ahkâm 8, (1335).KADILIK ÂDÂBI

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4856
  • Yine İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Cinlerin hey’eti Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’a gelince:Ey Allah’ın Resülü! Ümmetini kemikle; mayısla veya kömürle istinca yapmaktan nehyet. Zirâ, Allah onlarda bize bir rızk yarattı! dediler. Bunun üzerine Resülullah aleyhissalâtu vesselâm bizi, onları tahârette kullanmaktan menetti.Tirmizi, Tahâret 14, (18); Nesâi, Tahâret 35 (1, 37) Ebu Dâvud, Tahâret 20, (39); Müslim, Salât 50, (450).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 3549
  • Rebîâ İbnu Abdillah İbni’l-Hüdeyrin anlattığına göre: “Irak’ta elbiseden soyunmuş bir adam görür ve sebebini sorar. Kendisine, bu adamın Kâbe’ye kurbanlık gönderdiği, bu sebeple elbiseleri attığı belirtilir.Rebîa der ki: “Sonra ben Abdullah İbnu Zübeyr’le karşılaştım ve bu durumu ona anlattım. Bana:Kâbe’nin Rabbine kasem olsun bu bid’attır dedi.”Muvatta, Hacc 53, (1, 341).* * *HADİSLER (KÜTÜB-İ SİTTE)* * *MÜTEFERRİK HADİSLER

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1489
  • İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “İhramlı reyhan koklayabilir, aynaya bakabilir. Yediği zeytinyağı ve tereyağı ile tedâvi olabilir.”Buharî, Hacc 18, (Bab başlığında, senetsiz olarak kaydetmiştir).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 1197
  • Abdullah İbnu Amr el-Huzâî, babası radıyallahu anh’tan naklediyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm, Fetih’ten sonra beni çağırdı ve benimle, Mekke’ye Ebu Süfyân’a, Kureyşliler arasında dağıtması için, biraz mal göndermek istedi. Bana: “Kendine bir arkadaş ara!” buyurdu. Derken bana Amr İbnu Ümeyye ed-Damri geldi ve: “Duydum ki, sen Mekke’ye gidecekmişsin ve yanına bir arkadaş arıyormuşsun!” dedi.Evet! dedim.Ben sana arkadaşım! dedi. Ben hemen Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’a gelip:Kendime bir arkadaş buldum! dedim.Kim? buyurdular.Amr İbnu Ümeyye’dir! dedim.O, kavminin yöresine gelince ona karşı muteyakkız ol! Çünkü evvel adam şöyle demiş: Bekri arkadaşına güvenme!” buyurdular! Derken yola çıktık, Ebva’ya kadar geldik. Amr: “Benim, kavmimle bir işim var. Beni burada biraz beklemeni arzu ediyorum!” dedi. Ben de: “İşin rast gelsin!” dedim. Ayrılınca, Resülullah aleyhissalâtu vesselâm’ın sözünü hatırlayıp devemi hızlandırdım, (Ebva’dan) çıkıp deveyi hızlı yürümeye zorladım. Ezâfir’e gelince, Amr’ın bir grup adamla karşımdan geldiğini gördüm. Devemi daha da hızlandırdım ve onu geçtim. Kendine hedef olmaktan kurtulduğumu anlamıştı, yanındakiler geri döndü. Amr (tek başına) bana yetişti ve:Kavmimle bir işim vardı! (İşimi görüp bitirdim) dedi. Ben de:Pekala! dedim. Yolumuza devam edip Mekke’ye geldik. Ben emanet malı Ebu Süfyân radıyallahu anh’a teslim ettim.”Ebu Dâvud, Edeb 34, (4861). (Hadisin senedi zayıftır).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 5922
  • Zeyd İbnu Sabit radıyallahu anh anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bana emretti, ben de onun için, Süryanice (yahudi) yazısını öğrendim. Şöyle demişti: “Allah’a yemin olsun, ben yazı işimde yahudiye emniyet edemiyorum!”(Zeyd) der ki: “Allah’a yemin olsun bir ayın yarısı geçmeden, o yazıyı öğrendim ve hazâkat kazandım. Resûlullah’ın onlara olan mektuplarını yazıyor, onların gönderdiklerini de ona okuyordum.”Buhari, Ahkam 40; Ebu Davud, İlm 2, (3645); Tirmizi, İstizan 22, (2716).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 4105
  • Hz. Aişe’nin azadlısı Ebu Yunus anlatıyor: “Hz. Aişe (radıyallahu anhâ), kendisine bir mushaf yazmamı emretti ve dedi ki: “Şu âyete gelince bana haber ver: “Namazlara ve bilhassa orta namazına devam edin” (Bakara, 238). Yazarken bu ayete gelince ona haber verdim. Bana şunu imla ettirdi: “Namazlara ve orta namazına ve ikindi namazına devam edin ve Allah için yalvaranlar olarak eda edin” (Bakara, 238). Hz. Aişe (radıyallahu anhâ): “Ben bunu Resûlullah’dan işittim” dedi.Müslim, Mesacid 207. (629); Ebu Dâvud, Salat 5, (410); Tirmizi, Tefsir, Bakara 2, (2986); Nesâî, Salat 6, (1, 236); Muvatta, Salat 25, (1, 138-139).

    Continue reading →: Kütüb-i Sitte Hadis 491